“İmmün plazma” tedavisi nedir?

“İmmün plazma” tedavisi nedir?

Uzmanlar dünya tarihinde daha önce birçok salgında da kullanılan "immün plazma" yönteminin Covid-19'da özellikle ağır hastaların iyileşmesine katkı sağlayabileceğine dikkati çekiyor. Türkiye'de de son günlerde adından sıklıkla bahsedilen bu tedavi yöntemi, "Daha önce hastalığı geçirmiş olan bireylerin kanında enfeksiyona karşı oluşan antikorların hasta bireylere aktarılması" olarak tanımlanıyor. Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de etkili olan koronavirüs salgınında ihtiyaç duyan hastalarda kullanılmak üzere "immün plazma" yönteminin kullanılmaya başlandığını açıkladı.

"İMMÜN PLAZMA" TEDAVİSİ NEDİR?

Akdeniz Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta, "immün plazma" yöntemini ve koronavirüs vakalarındaki son durumu CRI Türk Türkiye'ye değerlendirdi.

Prof. Dr. Coşkun Usta, "immün plazma" yöntemini tanımlarken risk faktörlerinden de söz etti.

Türkiye'de uygulanmaya başlayan tedavi yönteminin, bağışıklık sisteminin bir hastadan başka bir hastaya transfer edilmesi olduğunu belirten Prof. Dr. Usta, "Covid-19 geçiren buna karşı bağışıklık kazanmış, antikor oluşturmuş kişilerin kanını alıp o kandaki antikorları o virüse karşı hareket etmiş bağışık hücreleri toplanıyor önce bu kanlar temizleniyor, sterilize ediliyor, alerjen olması engelleniyor ve elde edilen bu antikorları hasta kişilerin kanına veriyorsunuz. Bir nevi paralı asker gibi düşünün, ülkenin askerleri yetersiz olunca dışarıdan asker getiriyorsunuz, güçlü ve düşmanı tanıyan bir asker getirmiş oluyorsunuz yani antikoru almış oluyorsunuz." dedi.

SEMPTOMLAR KİŞİDEN KİŞİYE FARKLILIK GÖSTEREBİLİR

"Bu, bir nevi aşı gibi bir durum." ifadesini kullanan Akdeniz Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta, şöyle konuştu:

"Aşıda yapılan şudur; siz zayıflatılmış düşmanı içeri sokuyorsunuz,sizin askeriniz ona karşı antikor geliştiriyor, bağışıklık kazanıyor. Burada ise, pasif bir bağışıklık yani sizin askerleriniz görev yapmıyor dışarıdan getirdiğiniz antikorlar görev yapıyor. Bu temel üzerine kurulmuş bir tedavi şekli. Dolayısıyla şöyle bir dezavantaj söz konusu olabilir; siz dışarıdan asker getirdiğiniz için sizin bağışıklık sisteminiz bu virüsü pek tanımayabilir. Bir sonraki tedavi için risk olabilir. İkinci risk faktörü, başkasının kanını ve protein yapısını verdiğimiz için alerji yapma riski olabilir. Üçüncü bir riski, daha fazla miktarda plazma verdiğimizde kalp yetmezliği kişilerde sorun ortaya çıkarabilir. Bu riskler dışında çok iyi bir tedavi yöntemi özellikle hastaları koruyan bir tedavi yöntemi."

Koronavirüs semptomlarının kişiden kişiye farklılık gösterebileceğini kaydeden Prof. Dr. Coşkun Usta, her hastalığın her kişide her toplumda aynı şekilde seyretmeyeceğini, toplumdan topluma, kişiden kişiye değişebileceğini beslenme, bağışıklık sistemi, sigara içip içmemesi, spor yapıp yapmaması ve akciğerle ilgili bir hastalık geçirip geçirmemesi gibi durumların belirleyici olduğunu vurguladı.

"Kişinin güçlü bir bağışıklık sistemi varsa anında reaksiyon gösterir." açıklamasını yapan, Prof. Dr. Usta, şöyle devam etti:

"Semptomları yok edebilir, ateş çıkabilir ama akciğere inmediği için öksürük olmayabilir. Halsizliğiniz daha iyi olabilir, çok iyi beslenmişsinizdir, iyi vitaminleriniz vardır. Dengeli bir beslemeniz söz konusuysa kişiden kişiye belirti verir. Dikkat ederseniz, ilacı ve tedavisi tam olmamasına rağmen bazı kişiler tedavi oluyor, neden? Çünkü insanın içinde tedavi edici yapılar, bağışıklık sistemleri ile vücut hep kendini korumaya ve tedavi etmeye yöneliktir. Yeter ki, biz onun bu tedavi edici yeteneğini dışarıdan aldığımız faktörlerle yok etmeyelim, psikoloji de buna dâhildir."

"ÇİN HEM NORMAL TEDAVİDE HEM DE FİTOTERAPİDE BAŞARILI, ÇOK DİSİPLİNİZE BİR TOPLUM"

Akdeniz Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta, Türkiye'nin Çin'den temin ettiği ilaç ile ilgili de konuştu. Tedavinin başarısını ancak yayınlandığında göreceklerini bildiren Prof. Dr Coşkun Usta, tek tek değerlendirmenin söz konusu olmadığını, bilimsel şekilde Türkiye'deki vaka sayısına yapılan tedavilerin yayın haline getirilmesi gerektiğini ve bu yayınları takip ettiklerini dile getirdi. Çin'de bu ilacın az sayıda vakada denendiğini ancak etkilerinin görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Usta, Çin'de bu ilaç kullanıldığında semptomların ve yoğun bakıma girme risklerinin azaldığını, bu olumlu etkileri Türkiye'de de görmek istediklerini ifade etti.

Çin'in koronavirüs salgını ile mücadelesindeki başarısını değerlendiren Akdeniz Üniversitesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Coşkun Usta, şunları kaydetti:

"Tamamen disiplin. Çin hem normal tedavide hem de fitoterapide başarılı oluyor çok sayıda hekim var ve çok disiplinize bir toplum. Virüsün belli zamanlarda yeniden yayılmasını engellemek için çok sıkı tedbirler almamız gereken dönemleri var. Çin, o dönemi iyi saptadı ve o dönemde gerçek şekilde müdahale yaptılar. Gerekirse insanların sokağa çıkmaması için her tedbiri aldılar.Her ulus, kendi milletini tanıyıp ne şekilde sosyal izolasyonu sağlayabileceğinin sentezini yapmalı. Her ulusun,bunu kendi sosyo-kültürel ekonomik düzeyine göre ayarlaması gerektiği kanısındayım."

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE MUTLAKA PİK NOKTASINI GÖRECEĞİZ"

Son olarak Türkiye'deki vaka sayısına ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Coşkun Usta, sözlerini şöyle tamamladı:

"Şu an yukarı doğru çıkıyor, bir tırmanma olduğu açık daha pik noktasını gördüğümüz söylenemez. Önümüzdeki günlerde mutlaka pik noktasını göreceğiz, iş ciddileştikçe insanlar da önlem almaya başlayacaklar böyle olunca da eminim pik noktasını göreceğiz."

Haber: Tuğçe Akkaş