“Güney Çin Denizi'nde sular tekrar ısındı”

“Güney Çin Denizi'nde sular tekrar ısındı”

Akademisyen Altay Atlı, CRI TÜRK'te Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu ve Güney Çin Denizi'nde yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

Güney Çin Denizi'nde suların tekrar ısındığını belirten Atlı, "Bir yandan Çin donanmasının tatbikatları sürerken aynı zamanda Amerikan donanmasına ait 3 adet uçak gemisinin bölgede seyrettiğini görüyoruz. Amerikan 7. filodan yapılan açıklamaya göre bunun tatbikat olduğu ve bu bölgenin hızla gelişmekte olan bir harekât alanı oldu belirtildi. Çin tarafından da buna tepki oldu ve Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) bu bölgenin dışında bir ülke olduğunu ve ABD'nin burada uluslararası hukukta geçen seyrüsefer özgürlüğü kavramını kullanarak kendi gemileri ve uçaklarıyla Doğu Çin Denizi ile Güney Çin Denizi'nde provokasyonlara yol açtığı açıklaması yapıldı." dedi.

Akademisyen Altay Atlı, Güney Çin Denizi'nin neden sürekli gündemde olduğunu ise şöyle anlattı:

"Bu denizin kuzeyinde Çin, bir tarafında Vietnam, Güneydoğu Asya doğu tarafında Filipinler, güneyinde de Endonezya ve Malezya yer alıyor. Burada son zamanlarda ciddi bir paylaşım mücadelesi var. Burada en iddialı olan ülke Çin. Çin bu denizde yaklaşık yüzde 90 oranında hak iddia ediyor. Burada çeşitli adalar var. İki yüz deniz miline ulaşan münhasır ekonomik bölgeleri var. Bunların üst üste örtüşeme durumu var ve bunlardan kaynaklanan ciddi anlaşmazlıklar var. Dünya ticaretin çok büyük bir kısmı buradan geçiyor. Buradan geçen ticaretin değeri her yıl 5,5 trilyon dolar değerinde. Aynı zamanda bu sularda petrol ve doğal gaz yatakları var. Bu deniz gıda açısından da balık başta olmak üzere çok önemli. Çin şu an dünyadaki deniz ürünlerinin dörtte birini tüketiyor yani gıda güvenliği açısında da çok önemli. O yüzden de tüm ülkeler burada haklarını iddia ediyorlar."

Güney Çin Denizi meselesinde iki konuyu çok önemsediğini ifade eden Atlı, "Birincisi aslında ABD'nin özellikle Trump yönetiminden itibaren gerçek bir Asya Pasifik politikası hiç olamadı. İndo Pasifik kavramı geliştirildi. Yani bu coğrafyadan alıp Hindistan'a kadar uzatılan bir kavram geliştirildi ve Amerika'nın çıkarlarından bahsedildi. Fakat baktığımız zaman gerek Çin ile ilgili olsun gerek ABD'nin kendi ittifak içerisinde olduğu Japonya ve Güney Kore olsun hâlâ Amerika tarafından birbirleriyle çelişen ifadeler geldiğini, istikrarlı, güvenilir ve tutarlı bir politika çizgisinde olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla ABD'nin tutarlı Asya Pasifik stratejisi tam olarak olmadığı bir dönemde bunun içerisine bir güç gösterisi koymaya çalışmak açıkçası çok da amacına ulaşabilecek bir şey olarak görmüyorum. İkinci konu ise anlaşmazlıklar, paylaşım mücadelesi tabii ki devam ediyor. Ancak bunun tek çözümü yine uluslararası hukuk ile yine diyalog. Son günlerde Çin ve denize kıyısı olan Güneydoğu Asya ülkeleri arasında yaklaşık 2002 yılından beri yapılmayan görüşmelerin tekrar başlatılmasına yönelik bir karar alındı. Bence son dönemlerdeki en önemli gelişme buydu. Bu görüşmelerde gerçekten bir mesafe katedilebilirse Güney Çin Denizi'nde ısınan suların tekrar ılımasını mümkün kılabilir." diye konuştu.