Geçmişle nasıl yüzleşilir?

Geçmişle nasıl yüzleşilir?

Akademisyen Altay Atlı, Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Altay Atlı, Avrupa-Afrika ekseninde geçmişte yaşananlar ile ilgili değerlendirmede bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) George Floyd'un bir polis tarafından öldürülmesinden sonra başlayan protestoların bütün ABD'ye ve dünyaya yayıldığını söyleyen Atlı, ırkçılığın tüm dünyada gelmiş olduğu noktanın sorgulanmasına yol açtı. Son zamanlarda 19. yüzyıldan ve iç savaştan kalma bazı devlet adamları ile askeri liderlerin heykellerinin artık vatandaşlar tarafından kaldırıldığını ve bunların istenmediğini gördük. Avrupa'da özelliklede Belçika'da heykellerin kaldırıldığına şahit olduk. Kısa süre önce de Belçika Kralı'nın Kongo Cumhurbaşkanı'na bir mektubu oldu. Kongo'nun bağımsızlığını kazanmasının 60. yılı dolayısıyla gönderdiği mesajda Belçika Kralı o dönemde yaşananlardan dolayı üzgün olduklarını, o dönem yaşanılanların bütün gerçekliğiyle ve sükûnet içerisinde tartışılması gerektiğini söyledi. O dönem için yapılanlardan dolayı özür veya yapılanları telefi edeceğiz diye bir açıklama gelmedi. Sadece üzgün olduğunu dile getirdi. Bu yaşanılanlara baktığımızda sadece Belçika'nın değil bütün Avrupa'nın böyle bir geçmişi var." dedi.

Belçika'nın Kongo'da neler yaptığına değinen Atlı, "Belçika Kralı II. Léopold Kongo'yu 1908 yılına kadar şahsi mülkü yaptı. Yer altı ve yer üstü bakımında oldukça zengin olan Kongo'dan faydalanıldı. Yerel halk büyük zulüm gördü 20 milyon olan nüfus 10 milyona düştü. Bu zulüm öyle bir hale geliyor ki, Avrupalılar bile isyan ediyor. 1908'de Kongo II. Léopold'un özel mülkü olmaktan çıktı ve Belçika Kongosu oldu. 1960'da bağımsızlığın kazanılmasına kadar devam etti. Bugün hâlâ 10 Kongoludan 8'i yoksulluk içinde. Yer altı zenginlikleri olmasına rağmen halkın aç olduğu bir ülkeden bahsediyoruz." diye konuştu.

Altay Atlı, bundan sonra neler yapılabilir, konusunda ise şunları söyledi:

"Geçmişle nasıl yüzleşilir, bunun düşünülmesi lazım. Kongolular halen o dönemin acısını çekiyorlar, zararını yaşıyorlar. Bu defterin gerçekten olumlu bir şekilde kapanması için neler yapılmalı. Onu düşünmek gerekiyor. Belki de son birkaç aydır yaşanılanlar bir vesile olur ve bütün dünyada ırkçılıkla ilgili oluşturduğu bilinç heykellerin yıkılmasının ötesine geçip zararları maddi anlamda da giderecek çözüme ulaştırır. Yani Belçika'da birkaç heykelin yıkılmasının Kongolulara bir faydasının olduğunu düşünmüyorum ama o kadar zenginliğe sahip bir ülke olmasına rağmen aç bir ülke. O zaman tazminat ödenmesi olabilir. Ayrıca kârlılığa bakmadan yerel halka fayda sağlayacak yatırımlar yapılmalı. Bütün bunları konuşmanın zamanı gelmiş durumda."