Gazeteci Güller, Hong Kong Ulusal Güvenlik Koruma Yasası'nı değerlendirdi

Gazeteci Güller, Hong Kong Ulusal Güvenlik Koruma Yasası'nı değerlendirdi

Gazeteci yazar Mehmet Ali Güller, Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Güller, Çin Ulusal Halk Meclisi'nde (ÇUHM) onaylanan Hong Kong Özel İdari Bölgesi Ulusal Güvenlik Koruma Yasası'na ilişkin değerlendirmede bulundu.

Hong Kong Özel İdari Bölgesi Ulusal Güvenlik Koruma Yasası'nın yürürlüğe girmesi ile Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) bir süredir Hong Kong üzerinden Çin'e yönelik yaptığı suçlamaların boşa çıktığına dikkat çeken Mehmet Ali Güller, "ABD kanadından ayrı ayrı yapılan açıklamalarda yasanın yürürlüğe girmesiyle Çin'e karşı suçlamalarda bulundular. Bu suçlamaların Çin açısından hiçbir anlamı yok ya da dünyanın diğer devletleri açısından hiçbir anlamı yok. Dünyada insan hakları konusunda en son söz söyleyecek ülke belki de ABD. Sicili en kötü ülke aslında. Yaşam hakkı açısından bile ele alırsak son elli atmış yılda dünyada yaşama hakkını gasp eden en büyük terörist ülke konumunda. Vietnam'dan başlayarak dünyanın pek çok ülkesinde insanları katletti. Şu anda bile Irak, Suriye ve Libya'yı karıştırmayı sürdürüyor." dedi.

ABD tarafından Hong Kong konusunda yapılan açıklamaların Çin'in içişlerine karışmak olduğu hatırlatan Güller, "Bu durum uluslararası hukuka aykırı bir durumdur. Bu açıklamaları kimse ciddiye almıyor. Belki de ABD'nin kendi kamuoyundakilerin bile büyük bir kısmı da ciddiye almıyordur. Özellikle Covid salgını sırasında kendi gerçekleriyle yüzleşmiş oldular. 'Siyah Öfke' patlamasının geçmişteki benzer olaylardan daha geniş kapsamlı olmasının bir nedeni de kuşkusuz bu olabilir." diye konuştu.

Gazeteci Güller, Hong Kong konusuna farklı bir açıdan bakarak şunları söyledi:

"ABD ile İngiltere'nin, Hong Kong konusunu kullanmasının nedeni, Çin'i köşeye sıkıştırmak. Onun dışında bir de Amerikan ekonomisinin zayıfladığı Çin ekonomisinin birinciliğe doğru ilerlediği şu sırada Hong Kong'un yapısal durumu bu ekonomik boyutu nedeni ile de çok önemli. Zira Hong Kong ekonomisi ciddi bir ekonomi. Hong Kong bir nevi dünyanın önemli finans merkezlerinden biri. Bu bakımdan Hong Kong'un sürekli karıştırılıyor olması ABD açısından Çin'i baskılamanın aracı olarak duracaktı. Ancak Çin bu konuda sert sağlam bir tutum alarak taviz vermeyeceğini Hong Kong'un iç meselesi olduğunu belirterek kararlı bir şekilde bu yasayı çıkardı. Bu ABD'nin Çin dışında başka ülkelerinde iç işlerine müdahalesine yönelik verilecek cevaplarda da aslında nasıl bir tutum alınması gerektiğini gösteren önemli bir tutum oldu."