En önemli mesele teknoloji transferi

En önemli mesele teknoloji transferi

Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kerem Gökten, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Dr. Kerem Gökten, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında Washington'da imzalanan birinci faz ticaret anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Kerem Gökten, ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarını; "2018 Mart ayından günümüze kadar devam eden, dünya ticaretine 1 trilyon dolardan fazla sekte vuran, tedarik zincirlerini zedeleyen, Çin'in fazlasıyla öne çıktığı ancak Kanada, Meksika ve Hindistan'ı da etkileyen" bir savaş olarak nitelendirdi.

Anlaşma sayesinde mevcut olumsuz durumun ortadan kalkmasının önemli olduğunu vurgulayan Gökten, Çin ve ABD'nin ekonomisinin ticaret savaşlarından olumsuz olarak etkilendiği bilgisini verdi.

"BİRİNCİ FAZ TİCARET ANLAŞMASI YATIRIM İŞTAHININ GERİ GELMESİNE YETECEK Mİ?"

ABD Başkanı Donald Trump'ın birinci faz ticaret anlaşmasını 2019 Aralık ayı başında müjdelediğini belirten Dr. Gökten, şunları kaydetti:

"10-11 Ekim'de sonuca bağlanan bir dizi orta düzey toplantı gerçekleştirilmişti. Bu toplantılar kapsamında mevcut anlaşma biçimlendirilmişti. Aynı zamanda eylül ayının sonunda ABD'nin Çin'e karşı uyguladığı tarifeler indirilmeye başlanmıştı. Trump'ın aralık ayı başlarında ilan ettiği bu anlaşma imza aşamasına kalmıştı ve 15 Ocak 2020 tarihinde imzalar atıldı. 2020 için küresel ekonomiyi bekleyen belirsizliklerin birinin daha ilk günden aşıldığına dair yorumlar yapıldı. Tabii bunlar işin iyimser boyutu. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki gerilimin düşmesi, piyasaların yüzünü güldürdü. Bu durumun aşılması adına iyi bir başlangıçtan söz etmek mümkün. Ancak bu gelişme, dünya ekonomisinin büyümesi yavaşlamışken yatırım iştahının geri gelmesine yetecek mi? Bu sorunun cevabını almak için biraz beklemek gerekecek."

Birinci faz ticaret anlaşması kapsamında Çin'in önümüzdeki 2 yıl boyunca ABD'den 200 milyar dolarlık ithalat gerçekleştireceğine yönelik bir taahhüdünün bulunduğuna işaret eden Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Kerem Gökten, ABD'nin ise Çin'e uygulamış olduğu tarife oranlarını düşürmeyi kabul ettiğini dile getirdi.

EN ÖNEMLİ MESELE TEKNOLOJİ TRANSFERİ

Trump'ın ikinci faz ticaret anlaşması için görüşmelerin bir an önce başlayacağını söylediğini aktaran Kerem Gökten, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu konuya kısa vadede bir çözüm getirilmesi pek olanaklı gözükmüyor. Teknoloji transferi ve fikri mülkiyet haklarına yönelik Çin'den beklenen hukuksal düzenlemeler yerli yerinde duruyor ve sonraya bırakıldı. Çin, bu konuda ABD'nin beklediği adımları atacak mı? Teknoloji meselesi, Çin'in daha gerçekçi, devalüasyona bağlı olmayan bir kur politikası izlemesinden ve ABD'den alacağı tarım ürünlerinden daha fazla önem arz ediyor. Çin, bilişim sektörüne Amerikalı şirketler ile birlikte kattığı pazar payını yitirmeyi kabul edecek mi? Kısa vadeli tavizler verilebilir ancak ana stratejik doğrultu değişecek mi? Çin'in 'Made in China 2025' diye bir vizyonu bulunuyor ve bunu ortaya koyan bir Çin rejimi var. Orta ve uzun vadede bu politikadan geri adım atılacağını zannetmiyorum."

"BU ANLAŞMA İLE BİRLİKTE TARAFLAR ZAMAN KAZANDI VE BÜYÜK ANLAŞMAZLIKLAR SONRAYA BIRAKILDI"

"21. yüzyılda yeni bir soğuk savaş olacak ise, yıldız savaşları şeklinde değil, teknoloji savaşları ve siber savaşlar şeklinde olacak." diyen Gökten, "Ayrıca Çin'in son aylarda gündeme gelen finansal liberalizasyona ne ölçüde yanaşacağı da kuşkulu. Rahatlamak için henüz erken. Bu anlaşma ile birlikte taraflar zaman kazandı ve büyük anlaşmazlıklar gerçekçi bir yaklaşımla sonraya bırakıldı." diye konuştu.

"TİCARET KISITLAMASI UZUN VADEDE EKONOMİK VE SİYASAL SONUÇLAR YARATACAKTIR"

Önümüzdeki ABD seçimlerinde Trump'ın kendini kamuoyuna yıllar sonra Çin'den taviz koparan bir başkan olarak takdim edeceğini ve bu anlaşmayı İran krizinden elde ettiği kazanıma eklemeye çalışacağını kaydeden Dr. Kerem Gökten, "Ticaret savaşından zarar gören Amerikalı tarım üreticileri, Çin'den gelecek alımlarla teskin edilmeye çalışılacak. Ancak korumacılık kartının bir sınırı bulunuyor. Çünkü Amerikan toplumu esas itibarıyla serbest ticaret yanlısı bir toplum. Ortadan kaldırılamayan her ticaret kısıtlaması, uzun vadede ekonomik ve siyasal sonuçlar yaratacaktır." ifadelerini kullandı.

"ÇİN TRUMP'IN ABD SEÇİMLERİNİ KAYBETMESİNİ BEKLEYECEKTİR"

Çin'in anlaşmayla birlikte atmış olduğu önemli bir geri adımının bulunmadığını anlatan Kerem Gökten, Çin'in ticaretinin anlaşma sonrasında bir miktar toparlanacağını vurgulayarak, sözlerine şunları ekledi:

"Çin, 2020 Kasım ayındaki ABD genel seçimlerine kadar zaman kazanmış oldu. Benim tahminim Çin'in Trump'ın seçimleri kaybetmesini umacağı yönünde. Sonrasında gelen yönetim ile daha ılımlı ve çok taraflılığa yönelik bir ilişki geliştirmeyi hedefleyeceklerdir."

"GÜVEN ARTIRICI ÖNLEMLER ALINIRSA İKİNCİ FAZ TİCARET ANLAŞMASI GELECEKTİR"

ABD'nin inişte bulunan bir hegemonyacı güç görünümü sergilediğini dile getiren Dr. Gökten, Çin'in ise yükselen bir ülke portresi çizdiğini belirterek, sözlerini şöyle noktaladı:

"Çin'in 2010 yılına kadar ki yükselişi ile son 10 yıldaki yükselişinin niteliği farklı. Önceden kapitalist metropolleri tehdit etmeyen bir yükseliş vardı. Çin, küresel değer zincirinde yukarıya doğru tırmanmaya başlayınca işin rengi değişti. Bu durum ile birlikte Çin'e olan yaklaşım şekil değiştirdi. ABD, uzun vadede daha eşitlikçi bir ilişki düzlemini kabul etmek ve gönüllü bir güç paylaşımına razı olmak zorunda. Küresel düzeyde yeniden dengelenme arayışları ortaya atıldı. Amerika artık Çin'i dengeleyecek müttefikler bulmakta güçlük çekiyor. Hatta mevcut müttefikleri ile bile ilişkileri zedeleniyor. Ancak Amerikan hükümeti ve sermayesinin bu güç paylaşımını kabul etmeye hazır olmadığı gözüküyor. Çin ise, dünya ticaretinde çok taraflılığı savunmaya devam ediyor. Çin, uluslararası alanda çok merkezlilik denince akla gelen ilk ülke olmayı sürdürecektir. Gözler, güven artırıcı önlemlerde olacaktır. İkinci faz ticaret anlaşmasının yapılması için ancak o zaman umutlu olabiliriz."