En iyi yöntem “var olan kaynakları en iyi şekilde kullanmak”

En iyi yöntem “var olan kaynakları en iyi şekilde kullanmak”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hüseyin Toros, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'daki barajların doluluk oranı ve kuraklıkla ilgili değerlendirmede bulundu.

İTÜ Meteoroloji Mühendisliği Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Toros'un açıklamalarından satır başları:

Kasım ayı İstanbul'un en çok yağış alan dönemlerinden biri ama bu yıl öyle olmadı. İstanbul'da uzun yıllar sıcaklık ortalaması yaklaşık 12 derecedir ancak bu yıl 15 derecenin altın düşmedi.

Tahminlere göre, önümüzdeki günlerde yağışlı sistem başlayacak ve artık barajlar dolacak.

İstanbul'un nüfusu hızla artıyor, son on yılda su kullanımı yüzde 1,5 kat daha arttı. Bu da tehlike oluşturuyor. Bununla birlikte iklimde salınımlar var. Bu salınımlar ile bazı yıllar daha fazla, bazı yıllar ise daha az yağış alabiliyoruz.

Artan nüfusla su tüketiminin artması, küresel ısınma, iklimdeki salınımlar, düzensiz ve ani yağışlar beraberinde bundan sonraki süreçte bizlerin su kaynaklarını çok dikkatli kullanmasını ve bu konuda çalışmalar yapmamızı zorunlu hale getiriyor.

Tahminlere göre, Türkiye'nin kuzey kesimleri normalin üzerinde yağış alacak fakat İstanbul'un normale yakın seviyede yağış alması bekleniyor.

Önümüzdeki dönemde yağışlı sistemin geliyor olması yakın vadede İstanbul için herhangi bir tehlike yok anlamına geliyor.

Bahar aylarında kuraklık olursa bu da sonraki yıllar için tehlike oluşturabilir. Yeterli zaman varken şimdiden insanlar su kullanımına dikkat etmeli ve hep beraber az su ile ihtiyaçlarımızı gidermeye alışmamız gerek.

İstanbul'un su depolama alanları sınırlı ve şu an artan nüfusa yeterli olmuyor. Bu çerçevede son 10 yıldır ciddi yatırımlar yapıldı.

Diğer illerden uzak mesafelerden su getirilerek İstanbul'un olası su sıkıntılarının ve su risklerinin bertaraf edilmesi ilgili çalışmaları var, Melen Çayı bunlardan bir tanesi. Tabii ki, bu uzaktan getirilen su kaynakları ile şu an bazı eksiklikler var ama onlar da giderilir ve önümüzdeki yıllardaki susuzluğu giderebiliriz, diye yorumlayabiliriz.

Ciddi bir risk yok ancak risk var, aşılamayacak bir risk yok, diyelim. Bunun için yatırım ve yapılanma gerekiyor. Uzaktan su gelmesi maliyet anlamına geliyor. O nedenle en iyi yöntem, "var olan kaynakları en iyi şekilde kullanmak" diyebiliriz.