Eller sık sık yıkanmalı ve maske takılmalı

Eller sık sık yıkanmalı ve maske takılmalı

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Prof. Dr. Çağrı Büke, Çin Wuhan kentinde ortaya çıkan yeni tip koronavirüsü (nCoV) hakkında bilgi verdi.

Çağrı Büke, koronavirüsünün (CoV) normal şartlar altında Kuzey Yarım Küre'de sonbahar ve kış aylarında soğuk algınlığı olarak adlandırılan bir solunum yolu enfeksiyonuna neden olduğunu aktardı.

Koronavirüsünün "kendi kendini sınırlayan ve 3-5 gün içerisinde düzelen, hatta yüksek ateşle bile seyretmeyen" bir enfeksiyon hastalığı olduğunu belirten Büke, 2003 yılında görülen SARS CoV, 2012 yılında görülen MERS CoV ve son olarak 2019'da görülen yeni tip koronavirüsün, diğer koronavirüslerinden biraz daha farklı olduğunu vurguladı.

"YAŞLILAR YA DA BİRTAKIM KRONİK HASTALIKLARI OLANLARDA HAYATİ TEHKİLE YARATABİLİYOR"

SARS CoV, MERS CoV ve nCoV'un üst solunum yollarından ziyade alt solunum yollarına yerleşip doğrudan zatürre ve pnömoni olarak tanımlanan bir tabloya neden olabildiklerini anlatan Prof. Dr. Çağrı Büke, şunları kaydetti:

"Bu sırada yüksek ateşe neden olabiliyorlar. Ancak sadece akciğer değil, böbrekler ve diğer organları da etkileyebiliyorlar. Özellikle yaşlılar ya da birtakım kronik hastalıkları olanlarda hayatı tehdit edecek türden bir enfeksiyon hastalığına yol açabiliyorlar."

"YÜKSEK ATEŞ İLE BİRLİKTE SEYREDİYOR"

2019 nCoV'da 39 derecelere kadar yükselen bir ateş görülebildiğine işaret eden Prof. Dr. Çağrı Büke, normal şartlarda sonbahar ve kış aylarında soğuk algınlığına yol açan koronavirüslerde ise yüksek ateşin görülmediğini, görüldüğü takdirde de en fazla 38 dereceye kadar çıktığını aktardı.

Yeni tip koronavirüsün yüksek ateşle birlikte boğaz ağrısı, kronik öksürük, kas-eklem ve baş ağrısı gibi yakınmalara yol açtığını dile getiren Büke, solunum yetmezliğinin de bu belirtilere eklenebildiğine dikkat çekti.

"TEDAVİDE KULLANILABİLECEK İLAÇ YA DA AŞI BULUNMUYOR"

Koronavirüs enfeksiyonlarının soğuk algınlığı şeklinde seyreden türlerinde tedavi edici herhangi bir ilaç ya da aşının olmadığını bildiren Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, "Bu virüsün soğuk algınlığı türünde seyreden formları kendi kendine düzeliyor. SARS, MERS ve nCoV'da ise ne tedavide kullanabileceğimiz direkt ekili bir antiviral ilaç ne de herhangi bir aşı bulunmuyor. Dolayısıyla burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bu hastalıktan korunma yöntemleri." dedi.

nCoV'da ilk vakanın 31 Aralık tarihinde görüldüğünü ve 28 gün içerisinde vaka sayılarının hızla arttığını söyleyen Çağrı Büke, nCoV'dan etkilenen kişi sayısının yüz bin civarına ulaşacağının öngörüldüğü bilgisini paylaştı.

"ELLER SIK SIK YIKANMALI VE MASKE TAKILMALI"

Son günlerde ölen kişi sayısının ikiye katlanarak arttığını ifade eden Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Çağrı Büke, ölen vakaların hepsinin Çin'de bulunduğunu, Çin dışında görülen vakalarda ise ölümün yaşanmadığını belirterek, yeni tip koronavirüsünden korunma yollarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Bu hastalığın damlacık yolu ile bulaştığını biliyoruz ancak aynı havayı solunması durumunda da virüsün bulaşabilme potansiyeli söz konusu. Virüs, yakın temasa girmeden de bulaşabiliyor. Şu anda, bir kişinin 1,5 ila 2,5 kişiye hastalığı bulaştırabildiği görülüyor. Kişilerin mutlaka maske takmaları gerekli ancak kalabalık bir ortamda bulunacaklarsa, cerrahi maskelerden değil, n95 adını verdiğimiz çok daha etkili ve koruyucu maskeleri kullanmaları gerekiyor. Bu maskeleri kullanarak virüsün hava yolu ile bulaşma olasılığını azaltabileceğimizi söyleyebiliriz. Diğer yandan virüsün eller aracılığıyla bulaşma potansiyelini de göz ardı etmemek lazım. Dolayısıyla elleri sık sık yıkamak, sabun ve suyun olmadığı durumlarda ise el dezenfektanları ile ellerimizi temizlemek; sonbahar ve kış aylarında görülen tüm solunum yolu viral enfeksiyonlarında olduğu gibi 2019 nCoV için de alınabilecek önlemler arasında bulunuyor."

"ŞÜPHELİ KİŞİLER 14 GÜN BOYUNCA GÖZETİM ALTINDA TUTULMALI"

Prof. Dr. Çağrı Büke, nCoV'un kuluçka döneminin kişiden kişiye değiştiği bilgisine ilişkin ise, şu açıklamaları yaptı:

"Bütün enfeksiyon hastalıklarında genellikle bir mikroorganizmanın vücuda giren miktarı, o mikroorganizmanın hastalık yapabilme kapasitesi ve kişinin vücut direnci çok önemlidir. Kişi, bağışıklık sistemini baskılayan bazı kronik hastalıklara sahipse ve çok fazla miktarda virüsten etkilendiyse belirtiler bir, iki gün içerisinde ortaya çıkabilir. Ancak vücut direnci iyiyse ve az miktarda virüse maruz kaldıysa, bazen 6 gün bazen de 14 güne kadar belirtilerin ortaya çıkmadığı bildirilmekte. Dolayısıyla kişi, bu virüsten etkilendiği fakat belirtilerinin ortaya çıkmadığı dönemlerde dahi, başka kişilere hastalık bulaştırabiliyor. Bu nedenle, şüpheli olan kişilerin hastalık belirtileri ortaya çıkmasa bile 14 gün boyunca gözetim altında tutulması, hastalığın yayılmasını engellemek açısından büyük önem arz ediyor."

"VİRÜSTEN ETKİLENECEK KİŞİ SAYISININ ARTACAĞI ÖNGÖRÜLEBİLİR"

Çin'deki Hubei eyaletinde virüsün yayılmasını engellemek için alınan toplu taşıma, demir yolu, hava yolu gibi ulaşım hizmetlerinin geçici olarak durdurulmasının yeterli olup olmadığına da değinen Çağrı Büke, sözlerini şöyle noktaladı:

"Şu anda bunu kestirmek mümkün değil. Bu salgın, dünya genelinde yüksek düzeyli olarak kabul görmüyor ancak Çin'deki durum daha farklı. Virüsün Çin'de çok hızlı yayıldığını görüyoruz. Şu anda virüsü 1 kişi 1,5-2,5 kişiye bulaştırıyor olabilir ancak bu sayının 4 ya da 5'e çıktığı durumlar söz konusu olabilir. Çin'de enfekte ya da olası enfeksiyonlu mikroorganizmayı taşıyan kişilerin hastalığı diğer kişilere bulaştırmaması için gerekli önlemlerin alındığını görüyoruz. Grip hastalığında mevcut popülasyonun yüzde 5'i ila 15'i etkilenebiliyor. Hubei eyaletinin nüfusu yaklaşık 40 milyon. Popülasyonun yaklaşık yüzde 10'unun etkileneceğini düşünürsek, virüsten etkilenecek kişi sayısının artacağı öngörülebilir."