“Dünyanın hiçbir yerinde teşviklerle işsizlik düşmez”

“Dünyanın hiçbir yerinde teşviklerle işsizlik düşmez”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu "CRI Türk Özel" programına konuk oldu ve işçilerin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İşte Çerkezoğlu'nun açıklamalarından satır başları;

-Asgari ücret sadece asgari ücret ile çalışan ve yaşayan yaklaşık 8 milyon işçi ile ailesi açısından değil, bu ülkede emeklisinden işçisinden kamu çalışına kadar emeği ile geçinen herkesin çalışma ve yaşam koşullarını belirleyen temel bir parametredir.

-Asgari ücret, Türkiye'de neredeyse ortalama ücret haline gelmiş durumda.

-Türkiye'de asgari ücrete bile ulaşmayan milyonlar var. Resmi rakamlara göre asgari ücretin altında geliri olan kişi sayısı 1 milyon 800 bin.

-Asgari ücret belirlenmesi sürecinde milyonların meselesini konuşuyoruz. Deyim yerindeyse 'memleket meselesi'ni konuşuyoruz.

-Asgari ücretin belirlenme süreci devletin toplumla yaptığı en büyük toplumsal sözleşme sürecidir.

-Asgari ücret konusunda hükümetin ve işverenlerin belirleyiciliği var. Biz bu belirleme yöntemini doğru bulmuyoruz. Tümüyle 'antidemokratiktir' diyoruz.

-Asgari ücretin tespitinde uluslararası standartlara da uyulmuyor. 

-Asgari ücretin bir geçim ücreti olması gerektiği kriteri ile yola çıktık.

-2020 için asgari ücretin net 3200 TL olması gerektiğini söylüyoruz.

-Hazine ve Maliye Bakanı'nın açıkladığı yeni ekonomik programında asgari ücretin önümüzdeki yıl gerçekleşen enflasyon üzerinden değil, hedeflenen enflasyon üzerinden belirleneceği yazıyor. Bu gerçekten kabul edilebilir bir şey değil.

-Türkiye geçen yılın ağustos ayından itibaren çok ciddi bir ekonomik krizin içerisinde. Her ne kadar hükümet yetkilileri bu kabul etmese de krizin yıkıcı etkilerini görüyoruz.

-İşsizlik istihdam azaldığı için kriz nedeniyle çok ciddi bir biçimde arttı. İşsizlikte Cumhuriyet tarihinin rekorlarını kırıyoruz.

-Genç işsizlik ve kadın işsizliği ülkenin geleceğini tehdit eder boyutta.

-Son bir buçuk yılda gelir dağılımı adaletsizliği daha da arttı.

-İktidar aslında iki şey söylüyor 'ücretleriniz düşüreceğim, vergilerinizi artıracağım'. Yani krizin bütün faturasını bu yolla işçiye, emekçiye halka yüklemeye çalışıyor, bu politikadan vazgeçilmelidir.

-Neoliberal politikalar ne dünyada be Türkiye'de hiçbir krizi çözmemiştir. Neoliberal politikaları terk etmenin zamanı gelmiştir.

-'İnsanca yaşayacak ücret, vergide adalet' talebiyle bir mücadele yürütüyoruz.

-Dünyanın en adaletsiz vergi sisteminin olduğu ülkelerden bir tanesi Türkiye'de. Biz adaletli bir vergi sistemi istiyoruz.

-Asgari ücret şu an Türkiye'nin gündeminde ama dünyanın birçok ülkesinde asgari ücret gündem bile olmuyor. Çünkü son derece sembolik bir ücret. 

-Dünya geneline baktığımızda Avrupa ülkeleri arasında bizden az asgari ücret alan sadece 3 ülke var. Arnavutluk, Sırbistan ve Bulgaristan.

-'Kadın işsizlik' oranı rekor bile diyemeyeceğimiz çok ama çok olumsuz bir durumda.

-'Genç işsizlik' oranı ürkütücü boyutta. Her evde neredeyse bir işsiz var ve neredeyse her evde bir üniversite mezunu işsiz var.

-OECD ülkeleri arasında çalışma saatlerinin en fazla olduğu ikinci ülke konumuzdayız. Birinci sırada Kolombiya var.

-Dünyanın hiçbir yerinde teşviklerle işsizlik düşmez. Teşvikler ancak geçici birtakım iyileştirmeler sağlayabilir. Kalıcı istihdam yaratmaz.

- 8 Aralık Pazar günü Bakırköy meydanında büyük bir miting yapacağız. "İnsanca Yaşamak İstiyoruz!" adlı mitingimize tüm halkımız davet ediyoruz.

Video Link: https://www.youtube.com/embed/9S4GWqT1TXA