Dünya olağanüstü bir dönemden geçiyor

Dünya olağanüstü bir dönemden geçiyor

Türkiye, Çin ile swap anlaşması kapsamında yerel para ile ilk ticareti gerçekleştirdi. Merkez Bankası, Çin ile imzalanan swap anlaşması kapsamında ilk Çin Yuanı fonlamasının 18 Haziran'da yapıldığını açıkladı. Bu anlaşmaya göre çeşitli sektörlerdeki Türk şirketleri Çin'den ithalatlarını Yuan cinsinden ödeme yaparak gerçekleştirecekler.

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Türkiye ile Çin arasında yapılan swap anlaşmasını CRI Türk Türkiye'ye değerlendirdi.

Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, swap anlaşmalarının iki farklı ülkenin kendi paraları cinsinden bir takas anlaşması olduğunu dolayısıyla Türkiye ile Çin arasında yapılan anlaşmada da bu tür bir takasın söz konusu olduğunu belirtti.

Önümüzdeki dönemde başka anlaşmaların da yapılabileceğini kaydeden Aslanoğlu, "Ülkelerin kendi paraları cinsinden bu ticareti gerçekleştirmesine olanak tanıyor. Çin ile yapılan anlaşmanın toplam büyüklüğü 1,7 milyar dolar, Katar ile olan 15 milyar dolar civarındaydı. Bunlar önemli anlaşmalar. Türkiye ekonomisi dış kaynak ihtiyacı olan bir ülke ve bu anlamda uluslararası rezerv paralar cinsinden döviz talebi yaratabilecek unsurları azaltmanın döviz piyasasında istikrarı sağlamaya katkısı vardır. Ancak burada birkaç noktanın önemli olduğunu düşünüyorum. Birincisi, Türkiye'nin toplam dış ticaret hacminde yani ihracat ve ithalatı topladığımızda bu neredeyse 400 milyar dolarlara yakın bir rakamdır. Bunun içerisinde şu an örneğin Çin ile yapılan anlaşmanın hacmi sınırlıdır. Mevcut swap anlaşması tamamen bütün kotanın doldurulduğu anlamına da gelmiyor. Önümüzdeki dönemde bu anlaşmanın miktarı ve boyutu artırılabilir. Sadece Türkiye değil, herhangi iki ülke arasında iki ülkenin dış ticaretini eşitleyen oranda yani ülkelerden biri fazla biri açık verebilir." diye konuştu.

DÜNYA OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR

"Dünya olağanüstü bir dönemden geçiyor" açıklamasını yapan Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Risk iştahının azaldığı bir dönem, bu ne demek? Sermaye hareketlerinin daha çok güvenli kabul ettiği Amerika, İngiltere, Japonya gibi ülkelerin tahvillerine borçlanma senetlerine yöneldiği bir ortamdayız. Dolayısıyla normal sermaye akımlarının kesintiye uğraması ya da normal seyrine göre ortalamada düşmesi hatta gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışı olması Türkiye ve benzeri ülkelerin dış ticaretin finansmanı konusunda sıkıntı yaşama potansiyellerini de doğuruyor. Bu anlamda ticaretin devamlılığı elbette ülkelerin refahına katkıda bulunur. Swap anlaşmaları bu uluslararası rezerv paralara talebi azaltmak hem de ticaretin devamlılığı ile büyüme ve istihdam katkısını sürdürmek açıcısından önemlidir, bir alternatiftir. Uluslararası konjonktürün getirdiği bir sonuçtur."

PARA SİSTEMİNDE DEĞİŞİME GİDİLME SİNYALLERİ VAR

Daha genel ve uzun vadeli bakıldığında dünya para sisteminde bir değişime doğru gidilmesinin sinyallerinin de alındığını söyleyen Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, "Çünkü gelişmiş ve gelişen ülkelerin dünya ticaretindeki payının değişmeye başladığı gelişen ülkelerin bu payı artırmaya başladığı bir dönemdeyiz. Alternatif rezerv para arayışları ve dijital paraların ortaya çıkması önümüzdeki dönem sık konuşacağımız konular arasında olacak, swap da bunların bir versiyonu olacak diye düşünüyorum. Türkiye'de ekonomi yönetiminin bu konuda G20 ülkeleri ile görüşmelerinin devam ettiğine dair sinyalleri oldu. Avrupa Birliği'nin (AB) tam aynı formatta değil ama Avrupa Merkez Bankası (ECB) önümüzdeki günlerde bu tür bono tahvil portföyü karşılında sağlama imkânı da olabilir bunları duymaya devam edeceğiz ancak toplam hacimler içinde bunların sınırlı ve süreli olduğunu unutmamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Haber: Tuğçe Akkaş