Darbe iddialarının RAND raporuyla doğrudan ilişkisi var mı?

Darbe iddialarının RAND raporuyla doğrudan ilişkisi var mı?

Gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Mehmet Ali Güller, son günlerde konuşulan "darbe senaryoları" hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Güller, son bir hafta içerisinde darbe iddiaları ile ilgili tartışılan konunun Pentagon için hazırladığı raporlarla bilinen ABD'nin en etkili düşünce kuruluşlarından RAND Corporation'ın raporuyla doğrudan bir ilgisi olmadığını söyledi.

Raporun Türk basınında çok fazla ilgi çekmediğini dile getiren gazeteci-yazar Mehmet Ali Güller, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Fethullahçı Terör Örgütü'nde (FETÖ) "siyasi ayak" tartışmalarını başlatması ve İlker Başbuğ'un konu ile ilgili açıklama yapmasından sonra tüm bunların darbe iddiası meselesi hakkında bir komplo teorisine dönüştüğünü aktardı.

"SİYASİ AYAK TARTIŞMALARINI DEVLET BAHÇELİ BAŞLATTI"

"FETÖ'de siyasi ayak tartışmalarını ne İlker Başbuğ'un ne de Kılıçdaroğlu'nun açıklamasıyla başladı." diyen Güller, 17 Ocak tarihinde bu açıklamayı ilk yapanın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olduğu bilgisini verdi.

"AÇIKLAMA HÜKÜMETE YÖNELİKTİ"

Mehmet Ali Güller, Bahçeli'nin 15 Temmuz darbe girişiminin bir siyasi ayağı olduğunu söylediğini, bunun açıklanması gerektiğini ve açıklanmaması durumunda kendilerinin açıklaması için yetki istediğini dile getirdiğini ifade ederek, bu açıklamanın üzeri örtülü bir şekilde hükümete yönelik yapıldığının altını çizdi.

"DARBE İDDİALARIYLA KENDİ TABANINI KONSOLİDE ETMEYE ÇALIŞAN BİR İKTİDAR İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Gazeteci-yazar Güller, darbe komplosuna sarılanların Devlet Bahçeli'nin ilgili açıklamasını görmezden geldiklerini işaret ederek, şunları kaydetti:

"Bu kişiler, darbe komplolarının İlker Başbuğ ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla ilintili olduğunu belirterek bir darbe söylentisi yayıyorlar. 'Darbe olacak' diye yazı yazanların tamamı, geçmişte FETÖ'ye verdikleri desteklerle bilinen isimler. Şimdi aynı isimler, darbe olacak diye açıklamalar yapıyorlar. Bu, bana kalırsa AKP'nin kötü gidişatı ile ilgili bir durum. AKP her ne kadar ekonomik krizi saklamaya çalışsa da fatura ödeyen vatandaşın somut olarak gördüğü bir gerçek söz konusu. Bu durumu, yandaş medyada çeşitli rakamlar yayınlayarak örtemezsiniz. Diğer yandan dış politikada yaşanan sorunlar da var. Tüm bunlar, hükümetin kamuoyundaki desteğini zayıflatıyor. Birtakım anketler yayınlandı ve bu anketlerde AKP'nin oyunun yüzde 35'e düştüğü, dolayısıyla MHP ile birlikte Cumhurbaşkanlığı sisteminde yeterli oya ulaşamayacağı görülüyor. Tam AKP güç kaybetmişken, darbe iddialarıyla kendi tabanını konsolide etmeye çalışan bir iktidar görüntüsüyle karşı karşıyayız. Darbe olacak söylentilerinin AKP medyasında bu kadar çok dile getiriliyor olmasının birinci nedeni bu."

"İLKER BAŞBUĞ, BU AÇIKLAMALARI DAHA ÖNCE DE YAPTI"

RAND raporunun ciddiye alınmayacak bir rapor olmadığını vurgulayan Mehmet Ali Güller, sözlerine şunları ekledi:

"Fakat bunu iç politikada Başbuğ ve Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarıyla birleştirip bir darbe olacağı izlenimi vermeye çalışıyorlar. Bu durum çok farklı çıkarlara hizmet ediyor. Kaldı ki İlker Başbuğ'un yapmış olduğu açıklama, ilk defa yapılan bir açıklama değil. İlker Başbuğ, bu durumu defalarca açıkladı. Aynı zamanda geçen sene, İlker Başbuğ'un yazmış olduğu ve benim editörlüğünü üstlendiğim 'Ergenekon'dan Çıkış' kitabı yayınlandı. 2009'da çıkan yasa ile ilişkili eleştiri kitapta da yer alıyor. Bugüne kadar bu durumdan dolayı saçma sapan darbe iddiaları gündeme getirilmedi. Peki, neden bugün böyle oldu? Bu konunun gündeme getirilmesinin müsebbibi doğrudan hükümetin kendisidir. Hâl böyle iken, RAND raporu, Kılıçdaroğlu ve Başbuğ ile birlikte bir üçgen çizip, ortasına da 'Kemalist subaylar darbe yapacak' diye bir söylenti koymak, en hafifinden Türkiye'deki darbe süreçlerinde hiç bu konulara girmemiş kişilerin ayıbı olacaktır. Bu nedenle Türkiye'nin bu işe bir an önce son verip, esas meselelerine dönmesi gerekmektedir."

"KEMALİST SUBAYLAR, 15 TEMMUZ'DA ORDUYA SAHİP ÇIKTILAR"

Türkiye'de Kemalist subayların yapacağı bir darbenin bulunmadığını aktaran gazeteci-yazar Güller, sözlerini şöyle noktaladı:

"Kemalist subaylar darbe yapmıyor. 12 Mart ve 12 Eylül'de toplam 5 bin Kemalist subay ordudan tasfiye edildi. Kenan Evren'in Atatürkçülük maskesi takıyor olması, Atatürkçü olduğunu göstermiyor. Hepimiz biliyoruz ki 12 Eylül Atatürk karşıtı bir darbeydi. FETÖ'nün tasfiye ettiği Kemalist subaylar, 15 Temmuz gecesi çıktılar ve darbeye karşı mücadele ettiler. FETÖ'nün tezgâhlarında AKP'nin desteğiyle ordudan atılmış bu Kemalist subaylar, 15 Temmuz'da orduya sahip çıktılar."