Çin'in “yeni güvenlik sistemi” girişimi

Çin'in “yeni güvenlik sistemi” girişimi

Beijing yönetimi, önümüzdeki süreçte Orta Doğu'da daha etkin olacağının işaretlerini verdi.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin hafta sonu yaptığı açıklamalar, Beijing'in bu yönde bazı hazırlıklara başladığını gösterdi.

Wang Yi, ülkesinin Orta Doğu'daki güvenliğin ele alındığı bir forum düzenleyeceğini, bu forumda "yeni bir güvenlik sistemi"nin kurulmasını önereceklerini ilan etti.

Wang Yi'nin açıklamasına göre, Beijing'in önereceği "yeni güvenlik sistemi" soğuk savaş anlayışını geride bırakacak ve şu dört sütun üzerinde yükselecek: 1) Ortak, 2) Kapsamlı, 3) Sürdürülebilir ve 4) İş birliğine dayalı…

Wang Yi, sistemin nasıl çalışacağını da şöyle özetledi:

"Bence uzun vadeli ve sağlıklı güvenliğin garantisi, sadece ve sadece askeri güce dayalı olan caydırıcılık değil, ülkeler arasında karşılıklı güven tesis etmek ve ortak çıkarları temelinde karşılıklı yararları entegre etmektir" (15.2.2020).

ÇİN'İN ORTA DOĞU ATAĞI

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ayrıca Orta Doğu'daki etkinliklerini artıracaklarının da işaretini verdi. Amerika Birleşik Devletleri'ni (ABD) eleştiren ve Washington yönetiminin Orta Doğu ülkelerine yarar sağlamadığını, sadece kendi çıkarlarını koruduğunu belirten Wang Yi, ülkesinin birincisi Birleşmiş Milletler (BM) kararları, ikincisi de bölgedeki ülkelerin istekleri doğrultusunda güvenlik ve istikrara katkı yapacağını ilan etti.

Çin Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinde yer alan Wang Yi'nin açıklamaları, ABD'yi oldukça keskin bir şekilde eleştiren ifadeler taşıyor:

"ABD onlarca yıldır Orta Doğu'da kaç savaş başlattı? Bu savaşlar ne kadar zarar verdi? Ortadoğu halkının başına ne dertler açtı? Ve tüm bunlar Orta Doğu'daki güvenliği sağlamak için mi? ABD'nin yaklaşımı sadece güvenlik ve istikrarın sağlanmasını desteklememekle kalmıyor, tam aksine bölgeyi sonsuz kargaşa ve sefalete sürüklüyor." 

ABD'nin Hint-Pasifik stratejisi ile Çin'i bölgesine sıkıştırmaya çalıştığı bir süreçte, Çin'in ABD'nin sıkıştırmak istediği bölgenin ileri hattından "yeni bir güvenlik sistemi" inşa etme adımı atması, açık ki çok önemli bir hamle…

ÇİN-RUSYA STRATEJİK ORTAKLIĞI PEKİŞECEK

Öte yandan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, katıldığı Münih Güvenlik Konferansı'nda da önemli mesajlar verdi.

Geçen hafta yazdık: ABD'li yetkililer, Çin ve Rusya'nın "hiç olmadığı kadar" ABD'ye karşı birleştiğini saptıyor.

Konu, Münih Güvenlik Konferansı'nda da gündeme geldi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çin-Rusya birliğini hedef aldı ve bu birliğin uzun sürmeyeceğini iddia etti.

Macron'un iddiasının gerekçesi ise şu: "Rusya'yı 2013-2014'ten sonra Çin ile ittifaka biz ittik."

Yani diyor ki Macron, Avrupa Birliği (AB) yeniden Rusya'yla iş birliği süreci başlatırsa, Moskova'yı Beijing'nden ayırır!

Peki, öyle mi?

Açıkçası pek öyle görülmüyor. Elbette iki ülke arasında kimi çıkar çelişmeleri bulunmakta. Ancak iki ülke, ABD'ye karşı stratejik ortaklığın sağladığı devasa çıkarları görüyor ve bunu esas alıyor.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de, buradan hareketle Münih'te Macron'a yanıt verdi ve şöyle dedi:

"Çin, liderimizin stratejik yönetimi doğrultusunda Rusya ile stratejik koordinasyonu güçlendirmeye devam edecek. Kapsamlı yeni dönem stratejik ortaklığımızın koordinasyonunu tüm cephelerde ilerleteceğiz" (15.2.2020).

BATI'NIN ÜÇE BÖLÜNDÜĞÜ YENİ DÜNYA

Yani Çin, küresel ölçekte ABD'ye karşı Rusya ile stratejik koordinasyonu "tüm cephelerde" güçlendirmeye karar verdiğini, Orta Doğu düzleminde de "yeni bir güvenlik sistemi" inşasına başlayacağını ilan etmiş oldu.

Bu, Batı'nın 500 yıllık liderliğini kaybettiği ve Batı'yı oluşturan Kuzey Amerika ve Avrupa kıtalarının ayrıştığı, aynı şekilde Avrupa'nın da kendi içinde ayrıştığı bir süreçte, yani toplamda Batı'nın üçe bölündüğü bir süreçte, "yeni dünyanın" adım adım kurulmakta olması demektir…

Mehmet Ali Güller