Çin'in mavi sulardaki tatbikatları ne anlama geliyor?

Çin'in mavi sulardaki tatbikatları ne anlama geliyor?

Çin Halk Cumhuriyeti'nin açık denizlerde düzenlediği tatbikatlar serisi Pakistan ile devam ediyor. Umman Denizi'nde 6 Ocak'ta başlayan tatbikata destroyer, fırkateyn, destek gemisi, denizaltı ve kurtarma araçları ile katılan taraflar, liman eğitiminden geçtikten sonra ortak devriye faaliyetine başlayacaklar.

14 Ocak'ta sona ermesi beklenen tatbikata dair açıklama yayımlayan Çin Halk Kurtuluş Ordusu Gazetesi üçüncü tarafa mesaj vermediklerinin altını çizerken, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Ren Guaqiang ise kasım ayındaki rutin basın toplantısında kararın yıllık iş birliği planı dâhilinde alındığını belirtmişti.

BENZER GEMİLER FARKLI AMAÇLAR

2019'un son tatbikatını İran ve Rusya Umman Denizi-Fars Körfezi hattında başlatan Çin'in bölgedeki varlığı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle İran Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvet Komutanı Kasım Süleymani'nin öldürülmesi sonrası gerilimin zirveye çıktığı dönemde Amerikan kamuoyu Çin'in gövde gösterisi yaptığını öne sürse de bu iddialar sahadaki gerçekleri karşılayan bir içeriği sunmakta yetersiz.

Amerika, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki varlığını "stratejik düşman" olarak gördüğü İran'a karşı askeri bir eksende kurgularken, Çin yönetimi içinse Körfez'deki kutuplaşmanın çatışmaya dönme ihtimali "istenmeyen senaryo" olarak okunuyor. Zira Çin Halk Cumhuriyeti Washington'ın aksine kimseyi "stratejik düşman" olarak görmediği gibi Körfez'deki ülkelerin tamamıyla farklı ve derinlikli ilişkilere sahip. Bir başka ifadeyle; 2000 yılında 15.2 milyar dolar olan ticareti 2018 yılında 244.3 milyar dolara çıkaran ve petrol ihracatının yüzde 40'ını bölge ülkelerinden temin eden Çin'in herhangi bir ülkeyi tercih etme lüksü ya da dış politika prensibi bulunmuyor.

Bu nedenle İran'a dönük ABD'nin izolasyon siyasetini Rusya ile beraber diplomatik temaslar ve ortak tatbikatlar ile boşa çıkaran Çin, aynı zamanda Suudi Arabistan'ın ise "stratejik derinlikli partneri" olan az sayıda ülkeden biri. Tıpkı Riyad yönetimi gibi Beijing'in stratejik derinlikli ortağı olan ve "Kuşak ve Yol'un İncisi" olarak tanımlanan Birleşik Arap Emirlikleri'nde de 200 bin Çin vatandaşı ikamet ederken 6 bin Çin firması faaliyet gösteriyor.

AMERİKA'NIN "YENİ NORMALİ" NEDEN SORGULANMIYOR?

Çin yönetiminin dikkat ettiği bir başka husus ise askeri diplomasinin zamanlaması ve tatbikatların kutuplaşma yerine ülkeler arasındaki iletişimi teşvik edecek nitelikte olması.

Suudi Arabistan'la Kızıldeniz'deki "Mavi Kılıç" tatbikatının ardından Çin gemileri İran'ın Çabahar limanına yaklaşırken aynı günlerde Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in Körfez ülkelerine saldırmazlık paktı çağrısı (HOPE) sürpriz olarak görülmemeli.

Kısacası Çin, İran'ı şeytanlaştırma yerine Tahran'ın uluslararası meşru bir aktör statüsünü güçlendirirken diğer yandan da Körfez'deki ülkelerin Batı tarafından manipüle edilmesini engelleyecek siyaset geliştiriyor.

Amerika'nın bölgedeki varlığını "yeni normal" haline getirdiği süreçte Çin'in uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını kullanmasına dönük endişeyi eleştiren Global Times gazetesindeki şu satırlar Batı'nın bağımsız gözlemcileri tarafından tartışılmayı hak ediyor:

"Batı medyası uluslararası meseleleri sık sık Soğuk Savaş mantığı ile ele alıyor. Amerika'nın 2017'de yayımladığı Ulusal Güvenlik Belgesi'nde Çin ve Rusya stratejik rakip olarak tanımlanırken İran ise haydut devlet ve tehdit olarak nitelenmişti. Bu bakış açısının etkisinde kalanlar üçlü deniz tatbikatını ABD'ye medyan okuma olarak değerlendiriyor. Gerçekte ise, bu normal ve doğal olanı. Çin, İran ve Rusya ile ayrı ayrı çok kez tatbikat yaptı. Çin ve ABD donanmaları dahi 2012 ve 2014 yılları arasında Aden Körfezi'nde korsanlara karşı tatbikat icra etmişti. Çin'in Orta Doğu'daki tatbikatları ABD'den çok daha az. Neden Batı medyasına göre ABD'nin tatbikatları gövde gösterisi değil?  Amerika'nın aksine Çin hiçbir zaman başka ülkeleri hedef alan tatbikat düzenlemedi. Uluslararası kamuoyu önyargılı davranmak yerine tatbikatları adilce değerlendirmeli."

Haber / Analiz: Gökhun Göçmen