Çin'deki gurbetçiler anlatıyor

Çin'deki gurbetçiler anlatıyor

Koronavirüs (Covid-19) salgını ortaya çıktıktan sonra Çin ne kadar diğer ülkelerle tecrübe ve bilgilerini paylaşıp durumun ciddiyeti konusunda uyarılarda bulunsa da bazı batılı kesim, önlem alıp destek olmak yerine özellikle de Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump tarafından günah keçisi ilan edildi. Tabii Trump'ın arada sırada çark edişlerini saymıyoruz. Ancak Çin, tüm suçlamalara rağmen enerjisini düşürmedi ve diğer ülkelere yardımlarını aralıksız sürdürdü, şeffaflığını korudu, halkıyla el ele verdi. Şu anda en hızlı toparlanan ve normalleşme sürecine geçen tek ülke de Çin. Bunu ifade etmenin en güzel yolu da oradaki gurbetçilerin gözlemlerini ve yorumlarını okuyucularımızla paylaşmak.

Şimdi Çin'deki farklı şehirlerden ve farklı meslek gruplarından gurbetçilerin CRI Türk Türkiye mikrofonlarına anlattıklarına hep birlikte göz atalım.

Umut Köksal, 2007 yılından beri Çin'in Zhejiang eyaletindeki Yiwu şehrinde ihracat işiyle uğraşıyor. 2009 yılında Çinli bir hanımla evlenmiş ve iki çocuk sahibi.

"Çin bayramı üzeri tatil amaçlı Bali'ye uçmuştum, eşim ve çocuklarım 30 Ocak'ta yanıma gelecekti. Ama maalesef virüs dolayısıyla yola çıkamadılar. Yaklaşık bir ay Bali'de kaldıktan sonra 26 Şubat'ta Çin'e döndüm. 14 günlük ev karantinasından sonra eşimle beraber işlettiğimiz ihracat şirketinin faaliyetlerine tekrar başladık. İlk başlarda tabi ki herkeste bir tedirginlik vardı ama gün geçtikçe hayat normale dönmeye başladı. An itibarıyla hayat yüzde 99 olarak eskisine döndü. Çocukların okulları açıldı, lokantalar, berberler işletmelerini açtı. Sadece kapalı bir alana girmeden önce ateşiniz ölçülüyor. Park alanlarına girerken maske takmak zorundasınız. Çin iç piyasası normalleştiği için çoğu çalışanlar işlerine döndü. Çin'in bu kadar hızlı bir şekilde toparlanmasını kesinlikle devlet yönetiminin hızlı ve doğru davranmasına bağlıyorum. Tabii ki ocak sonunda çıkan sokağa çıkma yasağına biraz kızmıştık, ne de olsa eşim ve çocuklarım yanıma gelememişti. Sonradan gördük ki; eğer bu ani alınan kararlar olmasaydı Çin bu kadar başarılı olamazdı."

Çin'in başkenti Beijing'de ikamet eden Tugay Bağırov ise Azerbaycanlı ve Beijing'de Çin Bölge Uzmanı. Çin hükümetinin halk için elinden gelen çabayı gösterdiğini söyleyen Bağırov, Çin devletinin halkla birlikte el ele verdiğini ifade ediyor.

"Çin hükümeti elinden gelen her şeyi halkına gösterdi ve halkla birlikte iş birliği içinde mücadele etti. Çin'in WeChat uygulaması var bunun aracılığıyla her şey halledilebiliyor. QR kod aracılığıyla paraya dokunulmadan ödemeler online olarak yapılabiliyor. Başka bir aplikasyonda oluşturulan bir sistemle de Çin haritasında nerede Covid-19 vakası yoğunsa görülebiliyor. Nerede insan yoğunluğunun fazla olduğu da bu sistem sayesinde tespit edilebiliyor. Bu da Çin'de yaşayanlar için psikolojik bir konfor yaratıyor. Çin, eğitime çok önem veren bir ülke. Bu yüzden bu süreçte de öğrencilerin dersleri aksamadan online olarak devam etti. Ben Çinli dostlarımızı koronavirüs salgını sürecinde, "Validelerinin sözlerine bakan uşaklar." (Annelerinin sözünü dinleyen çocuklar) cümlesiyle değerlendiriyorum. Bu sözüm kötü anlaşılmasın. Aksine burada Çin'in başarısının sırrı yatıyor. Çin halkı, devletin 'Evde kal' uyarılarına istikrarlı bir şekilde uydu. Devlete karşı çıkmadılar. Bu, devlet ile halkın el ele vermesidir. Evden çıkmamaya riayet ettiler ve tüm kanunlara uydular. Çin'in başarısının sırrı; halkın devlete itaat etmesi. Çin gösterdi ki; karantina şartlarına amel etmekle galip gelmek mümkündür. Başlangıçta Çin'in uyarılarına bazı ülkeler çok kulak asmadı. Ancak sonradan korkmaya başladılar."

Erim Karadeniz ise Çin'in Zhejiang eyaleti Ningbo şehrinde ithalat-ihracat işiyle uğraşıyor. Erim Karadeniz, Çin'in normal hayata döndüğünü ancak yine de tedbirlerin devam ettiğini söylüyor.

"Burada hayat normallesiyor ama tedbirleri elden bırakmıyor yetkililer. Toplu taşıma araçlarında maske kullanımı zorunlu. Alışveriş merkezlerine, marketlere girerken de maske zorunluluğu var. Ayrıca herkesin cep telefonlarında Alipay uygulaması mevcut. Bu uygulamada şahsa ait QR kod var ve bunu mutlaka göstermeniz gerekiyor. Aksi halde toplu taşıma araçlarına, marketlere vs giremiyorsunuz. Her yerde insanların ateşleri ölçülüyor. Zaten Çin içerisinde yeni vakaya rastlanmıyor artık. Sadece yurt dışından gelenlerde Covid-19 tespit ediliyor. Bu kişiler de karantinaya alınıyor. Kısacası Çin'de koronavirüs salgını sert ve tavizsiz tedbirlerle kontrol altına alındı. Bu arada Türkiye ile Çin'in salgınla mücadele yöntemleri çok farklı. Burada Çin devleti işin ciddiyetini görünce uzun bir süre herkesin evde kalmasını sağladı ve kontrollü şekilde normal hayata döndü. Ancak Türkiye'de sadece hafta sonları sokağa çıkma yasağı uygulanıyor."

10 yıldır Çin'in Chongqing şehrinde yaşayan Aykut Yazırlı ise dış ticaret ile uğraşıyor ve şu anda Çince eğitimi alıyor.

Aykut Yazırlı, CRI Türk Türkiye'ye yaptığı açıklamada Çin'in iç turizmine dikkat çekerek, 1 Mayıs tatilinde iç turizmin Çin'de yoğunluk kazandığını ifade etti.

Aykut Yazırlı'nın Çin'deki diğer gözlemleri ise şöyle:

"Tek dikkatimi çeken şey Çin'de hiç kimse maskesiz değil. Bence bunu başaran tek ülke derim. Özellikle disiplin ve halkın kurallara uyması konusunda… Bunun dışında birçok ev sahibi kira ücretlerini düşürdü. Benim ev sahibim de… Biz gurbetçilere çok yardımcı oldular. Yaşamımızda buna benzer birçok salgın hastalıkla karşılaşıldığını az çok biliyoruz ve sonuçta bu tür hastalıklar farklı ülkelerde de görülmekte. O yüzden bir ülkeyi hedef olarak göstermek bence yanlış bir algı. Çin'e haksızlık yapılıyor. Birinde suç aramaktansa bu tür zorluklardan ders çıkarmak ve hayatı buna göre düzene sokmak, geliştirmek en mantıklısı. Şu an bütün ülkelerin başına gelmiş bir durum."

Arda Güneş ise 2017 yılında eşi Junrong Chen ile Türkiye'de evlenmiş ve 2018 Temmuz ayından itibaren de Çin'de kalıcı olarak yaşamaya başlamış. Ailesiyle birlikte iki yıldır Çin'in Zhejiang eyaletinin Taizhou şehrinde yaşıyor. Eşi Junrong Chen'in memleketi; Hunan bölgesindeki Youxian şehri. Junrong, uzun süredir Taizhou şehrinde yoga evi işletmekte.

Arda Güneş'in, "Kendimi ve ailemi Çin'de güvende hissediyorum"  ifadesi aslında her şeyi özetliyor.

"Alipay'in sağlık kodu uygulaması var. Kod, telefon numaranızın konum bilgilerini kullanarak yeşil, sarı ve kırmızı kodlar oluşturuyor. Yeşil kod güvenli olduğunuz anlamına geliyor."

 

"Aynı zamanda WeChat de canlı rapor uygulamasını başlattı. Artık kendimizi güvende hissettiğimizden çocuğumuz ile de dışarı çıkmaya başladık. Sokaktaki insan sayısı ve çalışma hayatı tam olarak normale döndü. Tatil bölgelerinin çoğu açık durumda. Devlet, geçen yıl işletmelerden alınan vergilerin bir kısmını geri verdi. 1-5 Mayıs arası Çin'de resmi tatildi. Biz, 3 Mayıs günü eşimin memleketine yolculuk yaptık. 9 Mayıs'ta da geri döndük. Tatil günlerinde çevre yolları ve otobanlarda bir kalabalık vardı. Fakat 1 sene öncekinin %50-60'ı kadardı. Zhejiang mola yerlerinde ateş ölçer ile QR kodu kontrol eden görevliler vardı ve tek giriş çıkış olarak yapılmıştı. Çin, tüm tedbirleri hızlı ve kararlı bir şekilde aldı. Bu sayede insanlar hızlı bir şekilde iş hayatına tekrar dönebildi. Ayrıca Çin devleti salgınla ilgili bize doğru bilgiler verdi. Bu sayede ailemi ve kendimi güvende hissettim."

Röportaj / Haber: Tülin Tonkuş