“Çin, yeni bir terminoloji oluşturma çabasında”

“Çin, yeni bir terminoloji oluşturma çabasında”

Akademisyen Altay Atlı, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Altay Atlı, son günlerde Kuzey Kutup Bölgesi'nde yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Koronavirüs nedeniyle bütün dünyanın bu konuyla ilgilendiği bir dönemde ilginç gelişmelerinde yaşandığına dikkat çeken Atlı, "Kısa süre önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) donanmasına ait 3 destroyun, Barents Denizi'ne giriş yaptığına dair haberler uluslararası basında yer aldı. Bu da 1980'lerden beri yani soğuk savaş döneminden beri ilk olan bir olan durum. Bilmeyenler için hatırlatalım. Barents Denizi; Kuzey Buz Denizi'nin Rusya, Finlandiya ve Norveç'in kuzeyine düşen kesimde yer alıyor." dedi.

ABD'den bu konuyla ilgili bir açıklamanın geldiğini hatırlatan Atlı, "ABD kanadı, bu yapılan seferin amacının seyrüsefer özgürlüğünü desteklemek ve müttefikler arasındaki entegrasyonun altını çizmek olduğunu hatta bu konuda Rusya'nın haberdar edildiğini bildirdiler. Rusya tarafından yapılan açıklamada konunun takip edildiği söyleniyor." ifadelerini kullandı.

İlerleyen dönemlerde bu konunun daha çok karşılarına çıkacağını belirten Atlı, "Aslında işin temeli küresel ısınma ile bağlantılı. Küresel ısınma nedeniyle ortalama sıcaklık arttıkça ve buzullar eridikçe en çok etkilen yerlerin başında kutuplar geliyor. Buzullar eridikçe bu bölgeler gemi seferi için daha elverişli hale geliyor birinci sebep bu. İkincisi de bu bölgedeki doğal kaynaklar. Bu kaynaklara erişim kolaylaşıyor. Bu yüzden de soğuk savaşta ABD ile SSCB arasındaki denge oyununun bir sahnesiydi bu coğrafya. Küresel ısınma ile birlikte buranın gemilerin seferlerine, savaş ve ticari gemileri ile birlikte petrol tankerlerinin seferlerine açık hale gelmesiyle buradaki rekabetin tekrar kızışacağını, ilgili buraya kıyıdaş ülkelerin burada daha etkili olacağını hatta kıyıdaş olmayan ülkelerinde etkili olabileceklerini düşünebiliriz." diye konuştu. 

Akademisyen Altay Atlı, 2011 yılında bir konferans için gittiği İzlanda'daki izlenimlerini anlatarak şunları söyledi:

"Konferans kapasımda İzlanda Cumhurbaşkanı Ólafur Ragnar Grímsson ile bir araya gelme imkânımızda olmuştu. Orada bize şunu söylemişti; "Yaklaşık 16 yıldır görevdeyim. Bu süre zarfında bana gelen Çinli heyet sayısı Amerikalı, İngiliz, Fransız, Alman heyet toplam sayısından daha fazla." Bu o zaman çok ilgimi çekmişti. Biraz araştırma yaptığımda konunun altından şu çıktı; küresel ısınma ile birlikte yeni ticaret hatları da açılacak. Örneğin Çin'den Shanghai'dan çıkan bir konteyner gemisi Avrupa gitmek için güneye inecek, Malakka Boğazı'nı geçecek, Hint okyanusunu geçecek, Kızıldeniz'i, Süveyş'i geçecek, Akdeniz derken Avrupa'ya ulaşacak. Hâlbuki küresel ısınma ile birlikte yılın belli dönemlerinde buzulların erimesiyle kuzey hattını kullanmak mümkün olacak. O zaman ne olacak Shanghai'dan çıkan bir gemi güneye inmeyecek, kuzeye gidecek. Rusya'nın sahillerinden geçerek kendini zaten Avrupa'da bulacak. Bugün Singapur, Asya'da bir ticaret ve lojistik merkezi ise İzlanda da öyle bir konuma gelecek. Çin'in de bu açıdan ilgisini çekiyor. Çin buraya kendini yakın ülke olarak görüyor ve yeni bir terminoloji oluşturma çabasında. Amerikalılar da buna karşı çıkıyorlar. Ruslar da varlıklarını artırıyorlar."

Kuzey Kutup Bölgesi'nde de yeni bir büyük oyunun başladığını ifade eden Atlı, "Küresel ısınmanın yol açtığı, soğuk savaştaki kartları karıştırıp masaya yeniden yayan yeni bir oyun bu. Bunun içerisinde petrol, doğal gaz, ticaret hatları ve balistik füzelerde var. Yakın zamanda burada yapılan faaliyetlerle ilgili çok daha fazla haberler duyacağız." dedi.