“Çin, virüsün en çok kontrol altında tutulduğu yer”

“Çin, virüsün en çok kontrol altında tutulduğu yer”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, geçen hafta yaptığı açıklamada koronavirüs aşısıyla ilgili ilk imzanın atıldığını duyurdu. Bakan Koca, Çin merkezli Sinovac firması tarafından üretilen Covid-19 aşısından 50 milyon dozun satın alınması için anlaşıldığını ve aşının vatandaşlara ücretsiz uygulanacağını söyledi. Koca, aralık-ocak-şubat ayları gibi aşının getirilmesi için sözleşme yapıldığını da sözlerine ekledi. Sağlık Bakanı'nın aşı ile ilgili açıklamalarının ardından aşı uygulamaları gündemin üst sıralarına yerleşti.

Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı ve Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Başar Cander, CRI Türk'te Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu "Manşet" programına konuk oldu ve aşı hakkındaki merak edilenlere yanıt verdi.

Son haftalarda İstanbul başta olmak üzere birçok büyük şehirde salgının çok hızlı yayıldığını belirten Prof. Dr. Başar Cander, Türkiye genelinde bugüne kadar görülmemiş bir virüs yoğunluğu oluştuğunu vurguladı.

"BÜYÜK BİR DALGA İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"

Yoğun bakım doluluk oranlarının ve yaşanan ölümlerin zirve yaptığını söyleyen Prof. Dr. Cander, "Hasta sayısı ve yoğun bakım doluluk oranını nisan-mayıs aylarıyla karşılaştırdığımızda daha büyük bir dalgayla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Eylül-ekim ayında İstanbul'a diğer şehirlerden göç geldi ve havaların kapalı olması, açık alanların kullanılamıyor olması risk faktörünü arttırdı. Bunun yansımalarını görüyoruz. Bu nedenler ikinci dalgaya ve bu dalganın diğerlerinden daha büyük olmasına sebep oldu. Nisan-mayıs aylarında yüzde 60 İstanbul ağırlıklı bir salgın vardı. Yaz aylarında şehirler arası ulaşımın kısıtlanmaması stratejik olarak bir eksiklik olarak görüyorum. Oradan salgının İstanbul'dan Anadolu'ya taşındığını gördük. Ardından da salgın Anadolu'dan tekrar İstanbul'a geldi. Bu dönemdeki salgın ise bütün Türkiye'ye yayılmış durumda. Hiç bu kadar yoğun bir şey yaşamamıştık. Şu anda Anadolu ile İstanbul aynı anda tutuldu ve bu rakamları çok yükseltti." açıklamasını yaptı.

"ÇİN, VİRÜSÜN EN ÇOK KONTROL ALTINDA TUTULDUĞU YER"

Çin'den getirilen ve uygulanmaya başlanan aşı ile ilgili yorumda bulunan Prof. Dr. Başar Cander, aşının Türkiye'de uygulanmaması için hiçbir sebep bulunmadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Cander, "Yapılan aşı çalışmalarının genel kullanıma açılması için Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) onay vermesi gerekiyor. Bu sisteme güveneceğiz ya da güvenmeyeceğiz gibi bir sorunla karşılaşmamız lazım. Bu firma zaten aşıları uzun zamandır yapan bir firma. Ancak burada başka faktörler de var. Covid-19'un ilk yayıldığı alan Çin, buna rağmen virüsün en çok kontrol altında tutulduğu yer Çin. Bu aşıyı kendileri de uygulamışlar. Dolayısıyla bu aşıyı tercih etmemek için bir sebep yok. Belki de bu en başarılı aşı örneklerinden biri. Hiçbir araştırma yapılmadan bu anlaşmalar yapılmaz. Sonuçta çok önemli bir sağlık sorunuyla karşı karşıyayız. Yanlış bir aşılama işleminin maliyetinin altından ne ülkeler ne de rejimler kalkabilir. Bu basit bir şekilde sonuca vardırılacak bir konu değil. Bu aşının başarılı örnekleri olduğu görülmüştür. O yüzden de başarılı olmasını bekliyoruz." diye konuştu.

"AŞI ÇOK ÖNEMLİ BİR KORUYUCU SEÇENEK OLMAK ZORUNDA"

Covid-19 salgınını yavaşlatabilecek olan aşının güvenilirliğine değinen ATUDER Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, aşı karşıtları ve komplo teorilerine inananların gerçeklerden kaçtığını ifade etti.

 "Aşı karşıtlığı yeni bir şey değil." diyen Prof. Dr. Cander, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Bu daha önce yaygınlaşmaya başlayan bir şeydi. Ama burada fazla bir tepkiyle karşı karşıyayız. Bu durum aşı karşıtlığıyla açıklanabilecek bir şey değil. Bu duruma inanmayan, olayların farklı boyutları olduğunu düşünen ya da aşıların yetersiz kalacağını düşünen bir kitle var. Aşı karşıtlarından daha geniş bir kitle bu. Bu olay birçok ülkede bilinmeyen bir durumda olduğu için insanlar işin iç yüzünü görmeden komplo teorilerine yöneliyor. Ancak biz kaç yıllık doktoruz, biz bunu birebir yaşıyoruz. İnsanlara gerçeklerden kaçmak kolay geliyor fakat biz gerçeklerle yaşıyoruz. Aşılar bu kadar kişi üzerinde denendikten sonra hızlı bir şekilde yapılmak zorunda. Çünkü bütün dünya nüfusunu etkileyen bir durumdan bahsediyoruz. Beş yıl bekletecek bir mantık olamaz. Daha kısa sürede uygulama gibi bir yöntem geliştiriliyor, bu da kötü bir yöntem değil. Pandemilerin 2 yıl kadar sürdüğü kabul edilir. Aşı bugünlerde çıkmazsa sonraki dönemler için bunun ne kadar faydası olur onu bilemiyoruz. Nisan-mayıs ve bugün yaşadıklarımıza bakacak olursak, 30 bin vakadan bahsediyoruz, yoğun bakımlar ilk defa bu kadar doldu ve bu kadar vefat sayısına ilk defa ulaşıldı. Aşı da olmazsa biz 2. dalga, 3. dalga nereye kadar gideceğiz? Aşı çok önemli bir koruyucu seçenek olmak zorunda."  

"AŞININ SAĞLADIĞI KORUYUCULUĞA GÜVENİLMELİ"

Prof. Dr. Başar Cander, aşının sağladığı koruyuculuğa güvenilmesi gerektiğinin de altını çizerek, "Aşının ne kadar koruyacağı, Covid-19'un ne kadar mutasyona uğrayacağı gibi önümüzde bilinmeyenler var. Bizi ilgilendiren konu, bu aşının az veya çok yan etkisi yoksa kullanımı. Antikor bir yıl sonra azalmış olabilir ama bizim bu bir yılı geçirmemiz lazım. Daha erken, bu verilere ulaşmak için 6 ay-1 yıl aralığında zaman geçmesi gerek. Şu andaki durumda bunların yeterli koruma sağlayacağını umut ediyoruz, zarar vermediğini de görüyoruz. Faydalanmaya çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Video Link: https://www.youtube.com/embed/Y790b1v4w1w