Çin ve Mısır iş birliği “Nil Nehri gibi” akacak mı?

Çin ve Mısır iş birliği “Nil Nehri gibi” akacak mı?

Çin Dışişleri Bakanlığı 30 seneden beri devam eden geleneği bozmayarak yeni yılda ilk ziyaretini Afrika'ya yaptı. Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Wang Yi, Mısır ile başladığı gezisine Cibuti, Eritre, Burundi ve Zimbabve ile devam edecek.

Mısır'ın başkenti Kahire'de Devlet Başkanı Abdülfettah el Sisi ve Dışişleri Bakanı Semih Şükrü tarafından ağırlanan Wang Yi, iki ülke arasındaki "kapsamlı stratejik iş birliğini" daha ileri seviyelere taşıma sözü verdi. Ev sahibi Şükrü de Beijing'in 2013 senesinde dünyaya duyurduğu Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ne katılacaklarını bir kez daha teyit ederken tarafların ticaretin yanı sıra siyasi iş birliğini de derinleştireceğini açıkladı.

 "ÇİN- MISIR DOSTLUĞU NİL GİBİ AKSIN"

Çin Devlet Konseyi üyesi ve Dışişleri Bakanı olan Wang Yi'nin Afrika turunda ilk durak olarak Mısır'ı seçmesi Beijing yönetiminin Kahire'ye verdiği önemin resmi kanıtı olarak görülüyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping de 2013'te göreve gelmesinin ardından ülkenin lideri sıfatıyla ilk kez Orta Doğu'ya 2016 senesinde ayak basmış ve bölgede ziyaret ettiği üç ülkeden biri Mısır olmuştu.  Xi, Mısır'ı ziyaret etmeden önce El Ahram gazetesine yazdığı "Çin-Mısır dostluğu Nil misali Aksın" başlıklı makalede her iki ülkenin kadim zamanlardan bu yana iletişim halinde olduğunu belirterek, Han hanedanlığının 2 bin yıldan fazla süre önce İskendiriye'ye elçiler gönderdiğini hatırlatmıştı. Xi Jinping makalesinin devamında, Çin ve Mısır'ın modern çağda da kader birliği yaptığını vurgulayarak "Çin ve Mısır halkları, sömürgecilik ve hegemonyaya karşı mücadelede birlikte saf tuttu. 60 yıldan fazla süre önce Çin Başbakanı Zhou Enlai ve Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdül Nasır, Endonezya'nın Bandung kentinde el sıkıştı." ifadelerini kullanmıştı.

Mısır, 1956 yılında Çin Halk Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden birisi olmuş ve iki ülke dönemin çift kutuplu küresel yapısına alternatif olarak Bağlantısızlar Hareketi'ne öncülük etmişti.

MURSİ VE SİSİ DÖNEMİNİN ORTAK NOKTASI ÇİN İLE DOSTLUK OLDU

Beijing ve Kahire arasında 50 ve 60'lı yıllarda süren iş birliği Mısır ve ABD arasındaki yakınlaşmanın derinliğine bağlı olarak zaman içinde ivme kaybetmesine karşın bu durum Hüsnü Mübarek'in 1999'daki Çin ziyaretiyle tersine dönmüş ve taraflar Çin-Mısır Süveyş Ekonomik Bölgesi'ne imza atmışlardı.

Mübarek'in son yıllarında başlayan hareketlilik Mısır'ın seçilmiş ilk lideri olan Muhammed Mursi sembolik önemde siyasi bir anlam kazandı. Zira, Mursi Orta Doğu'nun ardından ilk yurt dışı ziyaretini Çin'e yapmış ve bu ziyaret  "Mısır'ın Washington ekseninden uzaklaşması" olarak okunmuştu. 2007 yılında 1,8 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2011 sonunda 6,3 milyar dolara, 2013 sonunda ise 7,6 milyar dolara yükselirken, Çin Mısır'daki yatırımları yüzde 60 oranında artmıştı.

Mursi'nin darbe sonucu iktidardan ayrılmasıyla Mısır siyasetinde neredeyse her konuda değişim gözlemlenirken Kahire'de Çin'le dostluk politikası sabit kaldı. Devlet Başkanlığına Abdülfettah Sisi'nin geçmesi üzerine Wang Yi, Mısır'ı ziyaret ederek Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in mektubunu takdim etti. Xi, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine verdiği önemi vurguladığı mesajında  "Sisi'nin liderliğinde Mısır'ın yakın bir gelecekte siyasi dönüşümünü tamamlayacağına inandığını" belirtiyordu.

YENİ "BAŞKENTE" ÇİN DAMGASI

Kahire'deki siyasi türbülansa rağmen ilişkilerde devamlılığa odaklanan Çin, dış politikadaki esnekliği kazanca çevirmesi sayesinde bugün 13,8 milyar dolarla Mısır'ın en büyük siyasi partneri haline gelmiş durumda.

Çin ve Mısır, 2019'da düzenlenen ortak deniz tatbikatı örneğinde görüldüğü üzere iş birliğini çeşitli alanlara taşırken, Beijing'in önümüzdeki yıllarda Süveyş Kanalı ve Yeni Yönetim Başkenti'ne odaklanması ön görülüyor. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, geçen hafta Mısır basına verdiği röportajda şirketlerini bu iki alana yönlendirdiklerini belirterek bunun Kahire yönetiminin Süveyş Kanal Koridoru Kalkınma Projesi ile de uyumlu olduğunun altını çizdi.

Haber: Gökhun Göçmen