Çin kendi sistemini ortaya koydu

Çin kendi sistemini ortaya koydu

Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) 13. Ulusal Komitesi'nin 3. Toplantısı ve 13. Çin Ulusal Halk Meclisi'nin 3.Toplantısı (ÇUHM) başkent Beijing'de sürüyor. Bu yıl olağanüstü şartlarda gerçekleştirilen "İki Toplantı", dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Çin Başbakanı Li Keqiang, geçen hafta cuma günü Hükümet Çalışma Raporu'nu sundu ve küresel çapta süren salgının ekonomi ile ticaret üzerinde büyük belirsizlikler yaratması nedeniyle Çin hükümetinin 2020 için ekonomik büyüme hedefi belirlemediğini ifade etti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, "İki Toplantı"yı CRI Türk Türkiye'ye değerlendirdi.

"İki Toplantı"nın hem Çin hem de dünya için önemli sonuçları olduğunu belirten Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen,  dünyada her şeyin ertelendiği bir ortamda toplantının gerçekleşmesinin bir başarı olduğunu söyledi. Covid-19 salgını ile ilgili önlemlerin devam edeceğinin görüldüğünü vurgulayan Küçüközmen, Çin'de salgının ötesinde ekonomik ve sosyal kalkınmaya da çok büyük ağırlık verildiğini kaydetti.

"HALK MERKEZLİ BİR YAKLAŞIM VAR"

"Çin, ilk kez bir büyüme hedefi açıklamadı. Bu da normal bugün hangi ülke açıklayabilir ki?" açıklamasını yapan Küçüközmen, "Böyle bir krizden kim ne kadar az yara almış olarak ayağa kalkacak bunu yakalayabilmek kolay değil. Çin'in diğer ülkelere nazaran mevcut ekonomik ve politik sistemi nedeniyle biraz daha hızlı bir toparlanma dönemine gireceğini düşünüyorum." dedi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, Çin Başbakanı Li Keqiang'ın Hükümet Çalışma Raporu'ndan söz ederek rapordaki 15 hedefe dikkat çekti.

"İlgimi en fazla çeken, tüketici fiyatları %3,5 oranında tutulacak olması. Yüksek enflasyona izin vermeme gibi bir durum söz konusu." diyen Prof. Dr. Küçüközmen, şöyle konuştu:

"Mali açık oranı açık oranı en az yüzde 3,6 olacak, deniyor ayrıca 1 trilyon yuan salgınla mücadele özel devlet tahvili çıkarılacak, ifadesi de var. Bu da çok önemli bir konu. Yıl boyunca işletmeler için vergi ve sosyal sigorta yükü 2,5 trilyon yuan azaltılmasına yönelik çalışmaların altı çiziliyor. Bu Türkiye'de de pek çok Avrupa ülkesinde de oldu. Bu yıl ve önümüzdeki yıl 35 milyon nüfus mesleki beceri eğitimi görecek ve yüksek meslek okulları 2 milyon fazla öğrenci alacak, denilmiş yine bu da oldukça önemli. Türkiye'nin de buna ihtiyacı var. 'Ara eleman' deniyor, bunların ekonomiye katkısı çok büyük. Tarım arazisi açılması da yine önemli çünkü Çin çok büyük bir ülke. Tüm bunları belli bir plan çerçevesinde yapmak hedefleniyor. Halk merkezli bir yaklaşım var, insanı odak alan bir çerçeve çizilmiş."

"TÜM PAYDAŞLARIN KAZANACAĞI BİR KÜRESEL SİSTEMİN KURULMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİLİYOR"

Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in açıklamalarına da değindi.

Xi'nin "win-win"  (kazan-kazan) vurgusu yaptığını ve küresel ekonomide tüm paydaşların kazanacağı bir küresel sistemin kurulması için çaba gösterdiklerine vurgu yaptığını hatırlatan Küçüközmen, "Bunu söylerken de birkaç kavram kullandı, dışa açık, kapsayıcı ve dengeli olmalı ayrıca halka yarar getirmeli. Ben bu ifadeyi şöyle okuyorum, kapitalist sistem bunu yeterince gerçekleştiremedi, bizim kendi sistemimiz en az kapitalist sistem kadar güçlü yani Çin yorumu ile ortaya çıkan sosyalizm şu an dünya sorunlarına daha büyük deva olabilecek, dengeli ve adil kalkınmaya daha fazla hitap edebilecek. Tabii bunların yorumu önümüzdeki günlerde farklı uzmanlar tarafından yapılacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

ÇİN KENDİ SİSTEMİNİ ORTAYA KOYDU

Dünyanın en büyük 10 bankası arasında ilk dört sıranın Çin'e ait olduğunu bildiren İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, Çin'in bu üstünlüğünü ve liderliğini koruması için çok ciddi, nitelikli ve kaliteli yurt dışından da talep görebilecek finansal piyasaya, finansal kurum ve oyunculara sahip olmasının gerekli olduğunu kaydetti. Çin'in yıllar önce tercihini ekonomiden yana yaptığını ve bunun da doğru bir seçim olduğunu aktaran Küçüközmen, "Çin 'İki Toplantı' sonrasında bence en büyük ağırlığı finans ve bankacılık kesimine verecek. Çin, Wall Street'e rakip olabilecek bir borsa oluşturabilir mi? Evet. Wall Street yatırım bankalarına rakip olabilecek yatırım bankaları var, daha büyüklerini de yapabilir. Kendi bölgesinde bir güç havzası da oluşturabilir. Çin, büyük devlet olduğunun farkında ve kendi stratejisi odaklı bir sistemi korumak ve en iyi şekilde çalıştırmak gibi bir amacı var. İki Toplantı, uluslararası sisteme de çok atıfta bulunan bir toplantı oldu. Dünyada böyle büyük ve bu kadar katılımcısı olan bir toplantı yapmak ayrıca bunu şeffaf olarak dışa açık yapmak. Çin dünya düzenine yeni bir format atma çabası içinde ve şu anki dünya sistemine benim alternatifim bu diyor." ifadelerini kullandı.

Son olarak toplantılarda en çok dikkatini çeken noktanın her kesimden insan katılması ve her türlü konunun gündeme getirilmesi olduğunu kaydeden Küçüközmen, "Ekonomiye verilen önem çok büyük ve en önemlisi de Çin'in kendi sistemini ortaya koyması. Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin de kaldığı yerden devam edeceği belirtiliyor yine bu da çok önemli. Hükümet Çalışma Raporu'nun özünde insan ve halk odaklı bir metin olduğunu düşünüyorum." diyerek sözlerini noktaladı.

Haber: Tuğçe Akkaş