Çin'in sahneye çıkışı ile SİHA tedarik piyasasında gerileyen ABD

Çin'in sahneye çıkışı ile SİHA tedarik piyasasında gerileyen ABD

Haber: Mehmet Emre Öztürk

Silahlı İnsansız Hava Araçları (SİHA) 21. yüzyılın en önemli askeri teknolojisi olma yolunda hızla ilerliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) El Kaide gibi terör örgütlerine yönelik saldırılarından, İranlı Tümgeneral Kasım Süleymani'nin öldürüldüğü suikaste kadar binlerce SİHA saldırısı ile askeri faaliyetler yürüttü. Türkiye, terör örgütü PKK'ya, Nijerya Boko Haram'a ve IŞİD'e yönelik yurt içinde SİHA'lar ile başarılı operasyonlar gerçekleştirdi. Azerbaycan için Türk yapımı SİHA'lar, Karabağ'ın işgalden kurtuluşunda büyük rol oynadı. Bu nedenle uzmanlar SİHA'ların sahada kullanımının daha da yaygınlaşacağını söylüyor.

Foreign Affairs Dergisi'nin yürüttüğü bir araştırmada, 2011'den 2019'a kadar 18 ülkenin SİHA satın aldığı gösteriyor. Bunun tersine, 2011'den önce sadece üç ülke silahlı insansız hava araçlarına sahipti: ABD, İngiltere ve İsrail.

ÇİN'İN ASKERİ TEKNOLOJİDE SAHNEYE ÇIKIŞI

Araştırmada, SİHA konuşlandırmasındaki hızlı artışın, Çin'in büyük bir tedarikçi olarak ortaya çıkmasıyla aynı zamana denk geldiğine değiniliyor. 2011'den 2019'a kadar takip edilen söz konusu 18 ülkeden 11'i Çin'den SİHA satın aldığı kaydedilenler arasında. Buna karşılık, aynı dönemde ABD'nin sadece Fransa'ya SİHA ihraç ettiği biliniyor.

ABD'nin gelişmiş insansız hava aracı teknolojisini satıp satmayacağı ve kime satmaya istekli olduğu konusunda bazı zorlu soruları yanıtlaması gerekeceği makalede sorulan sorular arasında.

FÜZE TEKNOLOJİSİ KONTROL REJİMİ

Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi (FTKR) füzelerin ve füze teknolojisinin yayılmasını sınırlamaya çalışan 35 üye ülke arasında gayriresmi bir siyasi anlayış olarak ortaya çıktı. 1987'de G7 ülkeleri tarafından oluşturuldu. FTKR, bu tür silahlar için dağıtım sistemlerine (insanlı uçaklar dışında) katkıda bulunabilecek mal ve teknolojilerin ihracatını kontrol ederek kitle imha silahlarının (KİS) yayılma risklerini sınırlandırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, FTKR özellikle roketlere ve insansız hava araçlarına odaklanmakta. En az 500 kg ile en az 300 km (190 mil) menzile kadar yük taşıma kapasitesine sahip ve bu tür sistemler için ekipman, yazılım ve teknoloji üzerinde çeşitli kısıtlamalar uygulanabiliyor.

FTKR tek yönlü uçuş icra eden füzeler üzerinde kapsayıcılık sağlıyor. 1987'de insansız hava araçları, esasen füze gibi tek yönlü görevler veya çok kısa menzilli gözetleme görevleri için tasarlandılar. Fakat modern insansız hava araçları, bir seferde saatlerce veya günlerce havada kalabilip üsse dönebildikleri için uçak kategorisinde değerlendiriliyor. Bu rağmen günümüzde 1987 rejimi altında kısıtlamalara tabidirler. Çin Halk Cumhuriyeti söz konusu FTKR üyesi olmasa da yönergeleri takip etmektedir. Makalede de vurgulandığı gibi "Çin resmi bir üye değildir ve bu nedenle SİHA ihracatı için pazar seçmekte daha özgürdür."

Makalenin devamında, son yıllarda askeri teknolojide büyük gelişme gösteren Çin Halk Cumhuriyeti'nin, SİHA'lar ihraç etmeye başladığı ancak ABD'nin pazara girmekte daha yavaş kaldığının altı çiziliyor.

FTKR, ABD SİLAH ENDÜSTRİSİNE Mİ HİZMET EDİYOR?

Makalede Çin'in SİHA ihracatındaki yükselişinde, demokratik olmayan ülkelere ihracat sınırlamalarının olmaması olarak değerlendirilse de buna karşı bir delil sunulmuş değil. Yasa dışı gözetleme ve uluslararası hukuka aykırı şekilde SİHA kullanımı ABD'nin Kasım Süleymani suikasti ile gündeme getirilmişti.

ABD'nin "demokratik" ülkelere SİHA satışında bağlayıcılık büyük silah firmalarının çıkarları doğrultusunda şekillendirilmiş silah ihracatını kanunları ile düzenleniyor. Makalede bu konuya şöyle değiniliyor:

"Yakın bir Amerikan müttefiki olan Fransa bile, silahlı MQ-9 Reaper insansız hava araçlarını bir noktada konuşlandırmak için ABD hükümetinin iznine ihtiyaç duyuyordu. ABD, kendi kurallarına uymayan ülkelere yedek parça ve mühimmat tedarikini kesme gücünü elinde tutmaktadır.

Bu nedenlerden ötürü, insansız hava araçları piyasasında, Çin'den alıcı sayısı çoğaldı ve bu ABD'nin kendi modelinin bir başarısızlığı oldu. ABD'nin SİHA ihracatına getirdiği kısıtlamalar silahların yayılmasını engellemedi. Aksine, ABD'nin demokratik müttefiklerini, silahlı insansız hava araçları edinme söz konusu olduğunda, demokratik olmayanlara göre dezavantajlı bir durumda kaldılar. Bu arada Çin, ABD müttefikleri de dâhil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle savunma ilişkileri kurmak için SİHA ihracatını kullandı. Örneğin, ABD yakın zamanda Ürdün, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan'dan silahlı insansız hava aracı taleplerini reddetti. Bu ülkeler ABD yerine Çin silahlı insansız hava araçları satın aldı."

ABD KENDİ KAZDIĞI KUYUYA KENDİ DÜŞTÜ

Foreing Affairs'in son sayısında da değinildiği üzere, bu olumsuz dinamiklere yanıt olarak ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Temmuz 2020'de 1987 tarihli Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi "yeniden yorumlama" kararı aldı. General Atomics'in Predator ve Reaper'ı gibi saatte 800 kilometrenin altında hızlarda seyahat eden SİHA'lar artık "Kategori II" sistemler olarak sınıflandırılarak ihraç edilmelerini kolaylaştırıldı. Politika değişikliğinden bu yana, Trump yönetimi Kongre'ye Taiwan ve BAE'ye SİHA satışlarını onayladığını bildirmişti. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ardından eski Savunma Bakanı Mark Esper, Hindistan'a ABD'den SİHA satın alması için baskı yapmıştı.

TÜRKİYE VURGUSU

Makalenin son bölümlerinde, Türkiye'nin başta olduğu gelişen savunma sanayi tedarikçilerinin SİHA'ların satışını artıracağı ve saha kullanım alanlarını genişleteceği ifadeleri göze çarpıyor. Azerbaycan tarafından kullanılan Türk yapımı SİHA'ların Ermenistan savaşında kader değiştirici önemde olduğu vurgulanırken şu satırlara yer verildi:

"Ermenistan'ın Sovyet dönemi hava savunma sistemlerinde Azerbaycan saldırılarından öğrendiği gibi, birçok ordu insansız hava aracı saldırılarına karşı savunmasız kalabiliyor. İnsansız hava araçlarının kendilerini savunmasını veya düşman savunmalarını alt etmesini sağlayan teknoloji, bu silahları gelecekte daha da etkili hale getirebilir.

Bu askeri teknolojinin uzun vadeli etkisi henüz bilinmemekle birlikte, cinin şişeden çıktığı ve SİHA'ların hızla çoğaldığı açık. Bu nedenle, SİHA ve İHA yayılmasıyla ilgili büyük sorular, yeni gelen Biden yönetimi için gündeme gelecek. Joe Biden, piyasayı bir kez daha Çin'e mi bırakmak isteyecek? Tersine, insansız hava araçları savaşın daha düzenli bir özelliği haline geldiğinden radikal bir karar da verebilir."