Çin dünya üretim piyasasına bir numaradan girdi

Çin dünya üretim piyasasına bir numaradan girdi

Kuşak ve Yol İnisiyatifi, Antik İpek Yolu ticaret yollarının ötesinde Avrupa ile Afrika'yı Asya'ya bağlayan bir ticaret ve altyapı ağı kurmayı amaçlarken girişimin küresel ölçekte ve Türkiye özelinde geldiği son durum dikkat çekiyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, Tuğçe Akkaş'ın CRI Türk'te hazırlayıp sunduğu "Manşet" programında Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin genel hatlarını ve son gelişmeleri değerlendirdi.

Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, dünyanın en büyük küreselleşme hareketi olarak adlandırılan Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin açıklanmasının üzerinden 7 yıl geçtiğini hatırlatarak, Çin'in büyük bir ülke olduğunu ve son 20 yıl içinde dünyanın bütün istatistiklerini, ekonomiden finansa, sağlıktan ticarete her alanda değiştirebilecek gücü bulunduğunu söyledi.

ÇİN DÜNYA ÜRETİM PİYASASINA BİR NUMARADAN GİRDİ

Çin'in son 20 yılda yapmış olduğu çalışmaların öneminin altını çizen Küçüközmen, Çin'in dünya üretim piyasasına bir numaradan girdiğini belirterek, "Çin'in burada sınırları çizilmiş bir amacı değil tam aksine kendi etrafında yer alan ülkeler dâhil olmak üzere birçok ülkenin refahının artırılmasına ne kadar katkıda bulunabileceğini gündeme getirmek var." dedi.

Çin'in birçok ülkeye ciddi katkılar yaptığını vurgulayan Prof. Dr. Küçüközmen, bu ülkelerin birçok batılı ülkenin giremeyeceği ülkeler olduğunu, Afganistan, Pakistan ile Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) ve Afrika ülkelerinin çok büyük bir kısmını bu ülkeler kapsamında ifade edilebileceğini kaydetti.

KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ JEOPOLİTİK KALKINMAYA ÖNEM VERİYOR

Çin'in geçmişte yurt dışına eğitim için çok sayıda öğrenci gönderdiğini, bugün ise çok sayıda öğrencinin Çin'e giderek kaliteli eğitim almaya çalıştığını anlatan İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, sözlerine şöyle devam etti:

"İnsanlar nitelikli ve kaliteli eğitim almak için Çin'e gidiyor. Kuşak ve Yol İnisiyatifi jeopolitik kalkınmaya önem veriyor. Çin bu noktada sadece nakit harcamıyor aynı zamanda beyin gücü de harcıyor. Bunun ardında da özenle tasarlanmış bir plan var. Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde 300'den fazla Çin araştırma enstitüsü görev yapıyor. En önemli görev grubu enerji üzerine ayrılmış. Bunların içinde de en önemli olarak yenilenebilir enerji yer alıyor. Çin, diğer ülkelerle ticaret yoluyla refahın artırılmasını istiyor ve altyapı yatırımlarıyla yardımcı oluyor. Çin pandemi sürecinde de Kuşak ve Yol İnisiyatifi için çabalıyor. Çin, örnek olabilecek bir pandemi stratejisi güttü ve başarılı oldu. Bu başarının altında koordineli bir girişim yatıyor. Birçok şey durma noktasına geldi ve salgın kontrol altına alındı, fabrikalar yeniden çalışmaya başladı. Kuşak ve Yol'un çalışması için Çin ekonomisinin de düze çıkması gerekiyordu. Çin sağlık konusunu bir şekilde halletti, bu önemliydi ve aldığı önlemleri dünya ile paylaştı. Ekonomik faaliyetler de yavaş yavaş hızlandırıldı ve neticede bu büyüme rakamlarına ulaşıldı."

KUŞAK VE YOL İNİSİYATİFİ YAKLAŞIK 4,6 MİLYAR İNSANI KAPSIYOR

Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi kapsamında birçok ülke ile iş birliği içinde olduğunu anımsatan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, şunları kaydetti:

"Bugün Çin, 2017 ile 2019'da Kuşak ve Yol Forumları yaptı ve buraya önemli devlet başkanları katıldı. 2017'de 29, 2019'da ise 37 ülkenin devlet başkanı bu forumlara iştirak etti. Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde bugün Asya'dan 43, Avrupa'dan 26, Afrika'dan 40, Amerika kıtasından 19, Okyanusya'dan 10 ülke var. Toplam 140'a yakın ülke Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin içinde, kapsamında. Bu küçümsenecek bir şey değil. Kuşak ve Yol İnisiyatifi yaklaşık 4,6 milyar insanı kapsıyor. Dünya nüfusunun yüzde 61'i. Bu ülkelerin toplam Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) 29 trilyon dolar. Çin ile Kuşak ve Yol ülkelerinin ticareti 6 trilyon dolar. Altyapı ihtiyacı 26 trilyon dolar. Çin bugüne kadar 1 trilyon dolar harcadığını söylüyor ki, benim tahminim bundan çok daha büyük bir rakam. Hızlı bir şekilde değişiyor her şey. Bunlardan kısa bir sürede sonuç çıkarmak kolay değil. Bugün Afrika'ya Çin'in yaptığı yardımlar ve yatırımlar var. Mesela Angola'ya verilen 3,2 milyar dolarlık borcun 3 milyarını Çin vermiş. Gana'ya verilen 1,5 milyarlık borcun 1,2'si yine Çin'den. Afrika'daki birçok ülkeye Çin tarafından kredi sağlanıyor. Herkesin paraya ihtiyacı olduğu kritik bir dönemden geçiyoruz. Bugün koronavirüs salgını zamanında ayakta kalabilmenin en önemli bileşenlerinden biri para, eğer fon akımlarında ve para elde etmede sıkıntı yaşarsanız ülke olarak iflasın eşiğine gelirsiniz. Yarın IMF hepinizin kapısını çalar, 'O direksiyondan kalk, ben oturacağım.' der."

TÜRKİYE'NİN SAHİP OLDUĞU AVANTAJLARI ÇİN İLE PAYLAŞMASI GEREK

Türkiye'nin Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ndeki önemine dikkati çeken Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, "Türkiye 2015 yılında bir mutabakat imzaladı, 2017 ve 2019'da yapılan toplantılara katıldı. Kars-Edirne hızlı tren projesi, Kumport Limanı'nın yüzde 60'ının Çinli konsorsiyuma satılması, Bakü-Tiflis-Kars demir yolunun tamamlanması Türkiye'nin de içinde bulunduğu bir proje yürütüldüğünün göstergesi." diye konuştu.  

"Karşımızdaki gücün farkına varmamız gerekiyor." diyen Küçüközmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çin'in ne yapmaya çalıştığını anlamak için hem Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ne yaptığını hem de ne yapmaya çalıştığını anlamamız gerekiyor. Bugün Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde Çin'den Türkiye'ye doğrudan yatırım akışının olması gerekiyor. ICBC, Türkiye'de şube kurdu ve yapılandı. Dünya'nın en büyük 10 bankası arasında ilk dört Çinli bankaların. Bunun Türkiye'de etkisini görmüyoruz biraz daha yakın ilişkilerin tesis edilmesi gerekiyor. Türkiye olmadan Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin orta koridoru eksiktir ve yapılamaz. Türkiye burada tarihsel ve kültür olarak Çin'in en fazla ihtiyaç duyduğu ülkedir. Türkiye'nin inovasyon yapabilme yeteneğine sahip şirketlerinin belirli bir yapı altında bir araya gelmesi, gerek Kazakistan gerek Singapur gerekse Beijing hattında bir yayın Türkiye tarafından koordine edilmesinde hatta İzmir tarafından böyle bir noktanın ortaya konmasını önemli görüyorum. İzmir, Türkiye'nin batıya açılan en önemli kapısı. İzmir ve Çandarlı Limanı'nın arkasında devasa yatırımlar yapabileceğiniz müthiş bir sanayi kesimi, iş dünyası, bankacılık ve finans kesimi ile ulaşım ağı var. Türkiye'nin bu avantajlarını kesinlikle Çin ile paylaşması gerekiyor. Bu noktada Türkiye en az Çin kadar söz sahibi olabileceği bir güce sahip."

ÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR BÜYÜME RAKAMI KAYDETTİ

Çin'in koronavirüs salgınından başarıyla çıktığını söyleyen Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, Çin'in üçüncü çeyrekte yüzde 4,9 oranında yakaladığı büyüme verisini de değerlendirdi.

Ekonomistler tarafından ortaya konan rakamın yüzde 5,2'lik bir beklenti olduğunu belirten Küçüközmen, "Buna çok yakın bir rakam yakalandı. Çin'in çift rakamlı büyümelerden buraya gelmesi virüsün ekonomi üzerindeki etkisini göstermekle birlikte Çin yine çok önemli bir büyüme rakamı gösterdi. Çünkü Çin'in yüzde 5 büyümesi birçok ülkeye göre çok büyük bir rakam. 20 trilyonluk bir ekonominin yüzde 5 büyümesi 1 trilyonluk bir büyümeyi gösteriyor. Çin, çalışan bir ülke. Bizzat gidip görmüş biri olarak bunu söyleyebilirim. Netice olarak çok kısa sürede çok şey yapabilme yetenekleri var. Çin, geriye dönme sürecini iyi yaşıyor. Belki bir sonraki büyüme rakamları Çin'in nereye doğru gittiğini de gösterecek. ABD'deki seçimler sonrası Çin ile ilişkilerin nasıl seyredeceği merakla bekleniyor. Çin hiçbir zaman savaştan yana değil. Dünya ticareti kesintisiz bir şekilde sürmeli. Bugün ticaret varsa dostluk var bunun kıymetini bilmek gerekir. İpek Yolu konusunda Çin ile her türlü iş birliğini yapmaya hazır bir Türkiye'yi görmek en büyük dileğimdir." ifadelerini kullandı.