“Çernobil sonrası radyasyon düzeyinin arttığını fark eden ilk ülke İsveç”

“Çernobil sonrası radyasyon düzeyinin arttığını fark eden ilk ülke İsveç”

Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge, Çernobil Nükleer Santral felaketinin yaşandığı dönemden, günümüzdeki İklim Değişikliği meselesine kadar enerjiye dayalı birçok konuyu kaleme aldığı kitabı "Yaşam ve Enerji"yi CRI Türk Türkiye'de Irmak Hekimoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Pano'da anlattı.

"ÇERNOBİL SONRASI RADYASYON DÜZEYİNİN ARTTIĞINI İLK FARK EDEN ÜLKE İSVEÇ"

Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge,26 Nisan 1986 yılında yaşanan Çernobil felaketini bir kaza değil insan hatası olarak tanımladı. O dönemde Sovyetler Birliği'nin bu kazayı duyurmadığını belirten Bilge, radyasyondan ilk etkilenen ülkelerden olan İsveç'in radyasyon düzeyini fark ederek bunu ortaya çıkardığını kaydetti. Türkiye'nin kazadan sonra 2 Mayıs 1986 yılında rüzgârın etkisiyle radyasyondan etkilenmeye başladığını dile getiren Ali Nezihi Bilge, o dönem toplumun da bu konu hakkında yeterince bilgilendirilmediğinin altını çizdi.

"TEMİZ ÇAY VE RADYASYONLU ÇAY HARMANLANARAK SATIŞA SUNULDU"

Prof. Dr. Bilge, Çernobil kazasından sonra Türkiye'de radyasyondan en fazla etkilenen bölge olan Karadeniz'de en büyük sorunun çay sorunu olduğunu aktardı. Çernobil'den sonra 1985 yılının temiz çayıyla 1986 yılının radyasyonlu çayının harmanlanarak "daha az radyasyonlu" şekilde halka satışa sunulma kararı alındığını söyleyen Bilge, bu duruma şiddetle karşı çıktıklarını fakat durduramadıklarını anlattı. Bilge, "O dönem, ihraç konusu olan birçok ürün sanki radyasyon yokmuş gibi lanse edildi." dedi. O dönem ihraç konusu olmadığı için üzerinde durulmayan bir ürünün de aslında "karalahana" olduğunu bildiren Ali Nezihi Bilge, "Karadeniz'de fazla tüketilen ürünlerden biri olan karalahananın üzerinde kimse durmadı ama karalahana da radyasyondan etkilenen ürünlerden biriydi. Biz o dönemde elimizden geldiğince toplumu bilgilendirmeye çalıştık ama bunu yaptığımız için de çok insanla ters düştük. Bizim radyasyon ölçümlerini yanlış yaptığımızı bile iddia ettiler." diye konuştu.

"ÇERNOBİL'İN TURİZME AÇILMASI ÇOK DA DOĞRU DEĞİL"

Bir nükleer felaketin etkilerinin çok uzun yıllar süreceğini de anlatan Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge, Çernobil bölgesinin turizme açılmasının çok doğru olmadığını da sözlerine ekledi.

"AKKUYU'NUN ETÜT ÇALIŞMALARI 1970 YILINDA BAŞLADI"

Bilge, CRI Türk Türkiye'de yayınlanan Pano'da Mersin'de kurulum çalışmaları devam Akkuyu Nükleer Santrali ile gündeme gelen "Türkiye'de bir nükleer santral gerekli mi?" tartışmalarına da değinerek şöyle konuştu:

"Türkiye'nin komşularında etrafında zaten nükleer santraller var. Üstelik bunlar bize Çernobil'den daha yakın. Bunların kontrolü hakkında da çeşitli soru işaretleri var. Türkiye için de bir nükleer santral gereklidir. Küresel bir ortamda nükleer santral yapalım mı yapmayalım mı? tartışmasına girmek yersiz."

"AKKUYU HAKKINDA SORU İŞARETLERİ BENDE DE VAR"

Akkuyu Nükleer Santrali'nde temmuz ayından bu yana devam eden zemin çatlakları ve reaktörlerde sorun olduğuna dair tartışmaları da yorumlayan Bilge, şunları kaydetti:

"Bir nükleer santralin kurulacağı yerin ekolojik açıdan uygunluğu çok iyi araştırılmalıdır. Deniz suyu, atmosfer verileri uzun uzun incelenmelidir. Akkuyu'nun yer etütleri 1970 yılında benim de başkanlığını yürüttüğüm proje tarafından yapılmıştır. Elde belli bir var. Akkuyu öyle sıradan ve bir anda seçilmiş bir yer değildir. Tabii şu anda işin içinde olmadığım için Akkuyu yapılırken temelde bir çatlak olup olmadığını bilemiyorum. Bizler zaten son dönemde akademisyenler olarak bu konularda çok bilgilendirilmiyoruz. Nükleer santraller, esas radyoaktif malzemeleri, uranyum vb. yakıtları eklenene kadar normal yapılardan farklı değildir sadece inşaatı statiği farklıdır. Yakıtlar eklendikten sonraki süreçler önemlidir. Burada da tabii farklı spekülasyonlar var. 'Akkuyu'da başından beri her şey normal mi?' diye sorsanız benim de soru işaretlerim çok fazla... Mesela proje yapılırken dördüncü nesil reaktörden bahsedildi. Aksine üçüncü ya da ikinci nesil olabilir gibi..."

"NÜKLEER SANTRALLER DÜNYANIN EN GÜVENLİ SİSTEMLERİDİR"

Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge, nükleer santral kurulduktan sonra Türkiye için bir tehlike arz edip etmeyeceği tartışmalarını da şöyle değerlendirdi:

"Nükleer santraller dünyanın en güvenli sistemleridir. Normal şartlarda nükleer santrallerin işletmesi hem bulunduğu ülkenin Atom Enerjisi Ajansı tarafından hem de Uluslararası Atom Enerjisi tarafından denetlenmektedir. Spekülasyonlar, sistem düzgün çalıştırıldığı sürece yersiz."

"TÜRKAKIM ÇİN'İ NASIL ETKİLER?"

Rusya'dan gelecek doğal gazı Karadeniz üzerinden Avrupa'ya iletecek olan TürkAkım Projesi hakkındaki fikirlerini de açıklayan Bilge, Türkiye açısından da Avrupa açısından da projenin çok önemli bir proje olduğunu söyledi. Bilge ayrıca TürkAkım'ın Asya'yı nasıl etkileyeceğinin de incelenmesi gerektiğini ifade etti.

"ÇİN'İN ENERJİ POLİTİKALARI 2020'DEN SONRA KÜRESEL ENERJİ POLİTİKALARINA DOĞRUDAN ETKİ EDECEK"

Yenilenebilir enerji alanında çok büyük çalışmalar yapan Çin'in enerji ihtiyacını nasıl karşılayacağını da anlatan Prof. Dr. Bilge şu ifadeleri kullandı:

"Çin'in üretim gücünde enerjinin rolü artmaktadır. Çin, enerji ihtiyacı bakımından patlayan bir güç ve yenilenebilir enerji politikasıyla da kaynaklarını çeşitlendirerek dışa olan bağımlılığını azaltmayı hedeflemektedir. Solar, rüzgâr, hidroelektrik gibi kaynaklarına nükleeri de eklemiştir. Çin'in enerji üretim ve tüketim politikaları 2020'den sonra küresel enerji politikalarına doğrudan etki edecek gibi görünmektedir."

"TÜRKİYE'NİN KÜRESEL ISINMA, İKLİM KONULARINDA EN UFAK BİR ÖNLEM ALDIĞINA İNANMIYORUM"

Prof. Dr. Ali Nezihi Bilge, Türkiye'nin İklim Değişikliği ile ilgili bir planı olup olmadığı sorusunu da yanıtlayarak yapılabilecekleri şöyle anlattı:

"Türkiye'nin ne yazık ki şu anda gündeminde küresel ısınma, İklim Değişikliği gibi konular yok.  Türkiye'nin bu konuda en ufak bir önlem aldığına inanmıyorum. Alınabilecek çok fazla önlem var. En başta fosil yakıtlardan Türkiye'nin kurtulması lazım. Yenilenebilir enerjiye ağırlık vermesi lazım."

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu

Video Link: https://www.youtube.com/embed/VZ2iyBZk2GQ