Çağlar, “Hayali Komünizm-Soğuk Savaşın Türkiye Söylemleri” adlı kitabını anlattı

Çağlar, “Hayali Komünizm-Soğuk Savaşın Türkiye Söylemleri” adlı kitabını anlattı

Araştırmacı yazar Derya Çağlar, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Derya Çağlar, Berfin Yayınları'ndan çıkan "Hayali Komünizm – Soğuk Savaşın Türkiye Söylemleri" adlı kitabını anlattı.

Kitabın bir tez çalışması olduğu bilgisini veren Çağlar, bu çalışmanın yayınlanmasındaki ana temanın, Ergenekon ve Balyoz davaları döneminde yapılan yalan içerikli medya propagandalarını açıklayabilmek ve derinlemesine inceleyebilmek olduğunun altını çizdi.

Kamuoyunun yönlendirmek için yapılan haberlerin arkasında bir "yapı"nın olduğunu belirten Derya Çağlar, çalışmasında özellikle 1945-1955 dönemini incelediğini vurguladı.

Çağlar, 1945-1955 döneminin, Truman Doktrini ve Marshall Yardımları ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) sözüm ona tüm dünyayı Sovyetler Birliği hegemonyasından kurtarma mücadelesinin başladığı bir dönem olduğunu anımsatarak, bu dönemde yapılan bütün haberlerin Türkiye-ABD arasında yapılan anlaşmalarla belirlendiğini aktardı.

"4 Temmuz 1948 yılında Türkiye ve ABD arasında yapılan 'Türkiye'nin Marshall Yardımları'na dâhil edilmesi' konulu anlaşmanın 7. maddesinde bu haberlerin nasıl kurgulanacağı 4 fıkra halinde yer alıyor." diyen araştırmacı yazar Derya Çağlar, anlaşmanın 7. maddesinde yer alan fıkraları ise şöyle sıraladı:

  • İki ülke, arasındaki anlaşmanın uygulanması ile ilgili olarak geniş yayın yapmanın karşılıklı çıkarları gereğinden olduğunu teslim ederler.
  • Programın kaydettiği ilerlemeye dair geniş malumat yaymanın arzuya şayan olduğu teslim edilir.
  • ABD hükümeti bu kabil malumatın yayınını teşvik edecek ve yayın araçlarını emrine hazır tutacaktır.
  • Türkiye Cumhuriyeti hükümeti gerek doğrudan doğruya gerek Avrupa İktisadi İş Birliği Teşkilatı ile iş birliği yaparak bu kabil bilgilerin yayımını teşvik edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti bu kabili malumatı neşir vasıtaları emrine hazır tutacak ve bu kabili yayın için uygun kolaylıklar sağlanmasını temin etmek üzere her türlü pratik tedbirler ittihaz eyleyecektir. 

Derya Çağlar, o dönemde günlük gazetelerde çıkan haberlerin söz konusu anlaşmadaki maddelerin pratik olarak uygulanmasının tezahürü olduğunu kaydetti.

"ABD'NİN GEÇMİŞTE YAPTIĞI BU TİP HABERLERİN GERÇEK OLMADIĞI ORTAYA ÇIKMIŞTI"

Son dönemlerde Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili yapılan haberlere de değinen araştırmacı yazar Çağlar, bu durumu soğuk savaşın başka bir görünüşü olarak değerlendirerek, şöyle konuştu:

"Bu olayı ABD'nin niyetlerinin sıradan bir şekilde yansıması olarak göremeyiz. Durumun teorik bir zemini bulunuyor. Örneğin Alvin Toffler bu konuda şunu söylüyor; 'Yabancı ülke basınına sahte bir hikâye yansıtılır. Ülke basınının bunu oradan alarak yayması sağlanır.' Emperyalistler bu durumu sıradan işler olarak görmüyorlar. ABD'nin son dönemde yapmış olduğu Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili haberleri de bu kitapta işlenen konunun devamı olarak görebiliriz. Geçmiş dönemde de ABD böyle haberler yapıyor ancak hiçbir haberin gerçek olmadığı ve hayali senaryolara dayandığı ortaya çıkıyor. 1945'ten bu yana süre gelen dönemden beri böyle haberlerin arkasında her zaman Amerika'yı görüyoruz.  ABD, tabii ki dünyadaki güç savaşının unsuru olarak bu hareketleri yapıyor fakat kaybettiğinin de farkında. ABD'nin karşısında Çin gibi kendisini her alanda geliştiren ve insanlığa katkı sağlayan bir güç var. Dolayısıyla Amerika'nın işi çok zor."