“Birinci faz ticaret anlaşması, küresel ekonomiyi rahatlattı”

“Birinci faz ticaret anlaşması, küresel ekonomiyi rahatlattı”

Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Turgay Münyas, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Tugay Münyas, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasında Washington'da 15 Ocak 2020 tarihinde imzalanan birinci faz ticaret anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Münyas, ABD ve Çin arasındaki ticaret ihtilaflarının son 22 aylık süreçte dünya ekonomisini olumsuz anlamda etkilediğini ifade etti.

2007 yılında dünyanın çok ciddi bir kriz yaşadığını ve bu krizin etkilerini hâlâ sürmekte olduğunu anlatan Dr. Turgay Münyas, dünyanın tam bu krizden kurtulacağı sırada ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının başlamasının küresel ekonomilerin üzerinde ciddi bir olumsuz etki yarattığına dikkat çekti.

"GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILIRSA, ANLAŞMA UYGULANACAKTIR"

Birinci faz ticaret anlaşmasının 30 gün içerisinde yürürlüğe gireceği bilgisini veren Dr. Münyas, şunları kaydetti:

"Bu anlaşma uygulanabilecek mi, taraflar buna uyacak mı? Soruları, şu anda en çok sorulan sorular arasında. Ben, 30 gün sonra bu sürecin yavaş yavaş işlemeye başlayacağını düşünüyorum. Bu sürecin işlenmesi için Çin'in uyması gereken birkaç şey var. Buradaki en önemli konulardan bir tanesi, fikri mülkiyet haklarını korumaya yönelik yasal düzenlemelerin yapılması. İlgili sorunun önüne geçmek için gereken yasal düzenlemeler yapılırsa, anlaşmanın işlemesi konusunda bir sıkıntının olacağını düşünmüyorum. 2007'deki küresel ekonomik krizde üretim üssü Çin'e kaymaya başladı ve Amerika ekonomisi bu üssü tekrar ABD'ye çekme konusunda sıkıntılar yaşıyor. Bu anlaşmanın en önemli taahhütlerinden biri de Çin'in ABD'den 200 milyar dolarlık ürün alacağı taahhüdü. Bu taahhüdün yerine getirilmesi durumunda, sürecin işleyeceğini ve herhangi bir sıkıntının yaşanmayacağını düşünüyorum. Bir diğer önemli nokta ise, ABD'nin 370 milyar dolarlık üründeki tarifelerin kaldırılacağına dair vermiş olduğu taahhüt. Ancak Trump, bu tarifelerin hemen kaldırılmayacağını, Çin'in atacağı adımlar sonrasında ilgili tarifelerin kalkacağını belirtti. Önümüzde ABD'de yapılacak bir seçim var. Trump, bahsettiğim 3 maddeyi kullanarak Çin'in üzerinde baskı kuracak ve kendisi için bir avantaj yaratmaya çalışacaktır. Anlaşmanın içerisinde, Çin'deki Amerikalı teknoloji şirketlerinin teknoloji transferine zorlanmaması gerektiğine dair ve Çin'in devalüasyon yapmamasını öngören bir madde de yer alıyor. Toplamda bu 5 madde, Çin'i sorumluluk altına sokan maddeler olarak tanımlanabilir. Bunların uygulanması durumunda süreç işleyecek ve bir sıkıntı yaşanmayacaktır."

"BİRİNCİ FAZ TİCARET ANLAŞMASI, KÜRESEL EKONOMİYİ RAHATLATTI"

ABD'nin 370 milyar dolarlık üründeki tarifeleri kaldırmamasının ve koşula bağlamasının olumsuzluk teşkil edecek bir durum olduğunu dile getiren Turgay Münyas, anlaşmanın sağlanmasının tüm dünya ekonomisini rahatlatan bir gelişme olduğunu vurguladı.

"22 aydır süren ticaret savaşlarında 2019'un son çeyreğine baktığımızda anlaşmanın yapılacağına dair izlenimler bile küresel ekonomi üzerinde yukarı yönlü bir ivme yarattı." diyen Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Turgay Münyas, iki tarafın da anlaşmaya sadık kalarak bu süreci ikinci faz ticaret anlaşmasına taşımaları gerektiğini savundu.

"TİCARET SAVAŞLARINDA TÜM DÜNYA EKONOMİSİ KAYBETTİ"

Ticaret savaşlarının kaybeden tarafının bütün dünya ekonomisinin olduğunu belirten Dr. Turgay Münyas, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD hariç, tüm dünya ekonomisi bu işten zarar görüyor. En büyük zararlardan bir tanesine ise Çin ekonomisi maruz kalıyor. ABD ve Çin'in duyarlı davranarak birinci faz ticaret anlaşmasını imzalamasının doğru bir hareket olduğunu düşünüyorum. Atılan bu adım çok önemli ve bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Eğer birinci faz anlaşmasına uyulursa ki ben uyulacağını düşünüyorum, ikinci faz anlaşması ile beraber bu süreç tamamlanacaktır. Bu anlaşmadan iki taraf da memnun mu? Evet, iki tarafın da bu anlaşmadan memnun olduğunu söylemek mümkün."

"ÇİN, 2007 KRİZİNDEN SONRA TEKNOLOJİ MERKEZİ HALİNE GELDİ VE BU DURUM ABD'Yİ RAHATSIZ EDİYOR"

Turgay Münyas, "Esas sorun teknolojik rekabet mi?" sorusuna ise, "Evet çünkü Çin, teknoloji anlamında dünyayı yönetmeye aday bir ülke. Çin, 2007 krizinden sonra teknoloji merkezi haline geldi. Dolayısıyla bu durum, ABD için bir sorun yaratıyor." yanıtını verdi.

Birinci faz ticaret anlaşmasının bazı çevreler tarafından sadece ateşkes olarak görülmesine de değinen Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Münyas, "Trump'ın bu süreci seçim malzemesi olarak kullanacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu tür kaygıların olması çok doğaldır. Bu nedenle, bu minvalde düşünen hocalarımıza katıldığımı da söyleyebilirim." diyerek sözlerini noktaladı.