“Bilerek ya da bilmeyerek bir terör örgütünün kumpasını savunuyorlar”

“Bilerek ya da bilmeyerek bir terör örgütünün kumpasını savunuyorlar”

Spor yorumcusu Behçet Üstün, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu ve "Futbolda şike kumpası" davası ile ilgili değerlendirmede bulundu.

3 Temmuz sürecinin 9 yılına kumpas davası ile girdiklerini hatırlatan Behçet Üstün, "Mahkeme süreci ne yazık ki uzamaya devam ediyor. Birtakım teknik nedenlerle erteleniyor, tabii kolay değil oldukça girift bir dava. 3 Temmuz sürecini tekrar tekrar anlatmanın bir anlamı yok. Herkes zaten biliyor artık. Biz bugüne bakalım. Fenerbahçe 9 yıllık bir yarayı sarmaya çalışırken, bir kısım taraftarında da acil başarı beklentisi var. O sezonun şampiyonu hakkındaki tartışmaların hiçbir anlamı yok. Birçok tanık ifadesiyle FETÖ çetesinin bir kumpası olduğu ortaya çıktı. O dönem FETÖ'nün içinde olanlarında itirafları da vardı bu anlamda. Halen daha sürüyor bu itiraflar. Bu kumpas Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince Fenerbahçe'nin şampiyonluğa Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından tescillendi. Halen mızıkçı çocuklar gibi kendiniz çalıp kendiniz dinleyen tavırlar göstermek gerçeklik karşısında çok büyük bir anlam taşımıyor." dedi.

Fenerbahçe camiasının kumpasın ilk gününden itibaren çok büyük bir cesaret gösterdiğinin altını çizen Üstün, "Cemaat ve iktidar henüz ayrışmamıştı ve daha büyük bir güç vardı ellerinde. Bu güce karşı ilk günden itibaren çok açık bir direniş sergiledi, Fenerbahçe camiası. Amiral Semih Çetin'in bir ifadesiyle 'FETÖ'ye ilk dur diyen sarı lacivert bir duvar oldu'. Camiada en net duruşu olan Aziz Yıldırım'dı, hakkını teslim etmek lazım. Cezası Yargıtay'da kesinleştiğinde yurt dışındaydı. Gelemeyecek, dönmeyecek denilirken o özel uçakla Türkiye'ye geldi. Bu gerçekten kimsenin cesaret edemeyeceği bir hareketti. Öte yandan kumpastan zarar gören kulüplerden olan Beşiktaş'ın suskunluğu da benim dikkatimi çekiyor. Bütün bu mücadeleyi Fenerbahçe'ye bırakmış gibiler. Hiçbir şekilde sesleri çıkmıyor." diye konuştu.

"Şike var" iddiasını savunan kesimin elindeki kozun o UEFA'nın verdiği ve CAS'ın onayladığı ceza olduğunu belirten Üstün, "Bu noktada şunu gözden kaçırmamak gerekir. Birincisi, Fenerbahçe'nin bir tek yöneticisi Avrupa'dan ceza almadı, kulüp olarak ceza verilmişti. İkincisi de bu cezaları veren o günkü UEFA İcra Kurulu'nun neredeyse rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla soruşturma geçirdiler. Bir kısmı ceza aldı, bir kısmının soruşturmaları devam ediyor. Yani ceza verdi değiniz adamlarında çok matah olmadığını söylemek gerekiyor.  O dönem UEFA'da görev yapan şu an FIFA Başkanı olan Infantino hakkında bile uzun süredir birden fazla soruşturma yürütülüyor. İddialara göre Türkiye'den giden birtakım rakamlar da soruşturmanın içinde. Fenerbahçe'ye verilen ceza, Türkiye'de şu an FETÖ'cü olduğu tescillenmiş ceza almış ya da kaçak durumdaki polis ve savcıların fezlekelerine dayandırılarak verilmiş. Aslında normal şartlarda verilmemesi gereken cezalar. O yüzden diyorum ki, UEFA'nın o dönemki icracıları da birtakım çarkların içinde. Bütün bunlar bir gün ortaya çıkacak. Aykut Kocaman'ın dediği gibi 'gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır'." ifadelerini kullandı.

Behçet Üstün, sürecin sonunda neler olabileceği konusun da ise şunları söyledi:

"Tamamen kumpas olduğu ortaya çıkmış, hukuken cezai müeyyideleri uygulanmış, hem yurt içinde hem yurt dışında birtakım kurumların vaktiyle yaptıkları planları örnek olarak göstererek bunu savunmak bir yere varmıyor. Ancak bu argümanlara sığınarak halen algıyı yönetmeye çalışan bir kısım var. Bilerek ya da bilmeyerek bir terör örgütünün kumpasını savunuyorlar. Türk devleti bu konuda doğruyu yaptı. Kupası yapanlar ortaya çıkarılınca davalar yeniden ele alındı, beraat karaları verildi ve kesinleşti bu kararlar. Artık bunun dönme durumu yok. Yargıtay kısmı ise bu işin sadece teknik kısmı. Bu ayrıtında bittikten sonra Fenerbahçe hem Avrupa'daki kararların revizesini talep edecek hem de ciddi tazminat davalarına başlayacaktır."