“Ben ve eşim koronavirüs atlattık”

“Ben ve eşim koronavirüs atlattık”

Dünyada yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını yayılmaya ve her kesimi etkilemeye devam ediyor.

İngiltere salgın ile mücadelede Çin, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve birçok Avrupa ülkesinden farklı bir strateji izleyeceğini açıklamıştı. Ülkede günlük hayatı kısıtlayan tedbirler başlangıçta oldukça azdı ve bunlar kişisel iradeye bırakılmıştı. İlk etapta "sürü bağışıklığı" stratejisini izleyen İngiltere, tepkilerin ardından geri adım attı.

Salgınla mücadelede bazı kesimlerce geç kalmakla suçlanan İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın kendisi de virüs kaparak yoğun bakıma alındı. Yoğun bakıma alınan Johnson, salgınla mücadele kapsamında yaptıkları ve söyledikleriyle oldukça dikkat çekmiş ve eleştirilerin odağında yer almıştı.

Imperial College London'da epidemiyoloji ve veri modelleme uzmanı Prof. Dr. Neil Ferguson, İngiltere hükümetinin koronavirüs salgınıyla mücadelesinde görüşlerine başvurduğu en önemli bilim insanlarından biri. Ferguson, 23 Mart'ta ilan edilen sokağa çıkma kısıtlaması öncesinde, tedbir alınmazsa ülkede yarım milyon insanın hayatını kaybedebileceğini, sosyal mesafe ve sokağa çıkma kısıtlamalarıyla bu sayının 20 bine kadar düşürülebileceğini rapor etmişti. BBC'den Andrew Marr Şov'a konuk olan Ferguson, mevcut tedbirlerin işe yaradığını, önümüzdeki bir iki hafta içinde İngiltere'deki vaka artış eğrisinin düzleşebileceğini söyledi.

Ferguson ayrıca test sayısını artırıp vakaların izole edilmesi yönünde bir strateji geliştirmeden sokağa çıkma kısıtlamasının kaldırılması halinde yeniden vaka sayısında artış görülebileceği uyarısında da bulundu.

İngiltere'deki son verilere baktığımızda ülkede yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı, 6 bin 171 ve toplam vaka sayısı ise 55 bin 949.

RADYO PROGRAMINA KATILAN HEMŞİRELER AĞLADI

İngiltere'nin Chelmsford şehrinde yaşayan Prof. Dr. Eylem Atakav, University of East Anglia'da Öğretim Üyesi. Atakav, Covid-19 ile ilgili alınan tedbirleri ve bölgedeki son durumu CRI Türk Türkiye'ye anlattı.

Prof. Dr. Eylem Atakav, ülkede 24 saat içinde yaklaşık 700-750 kadar ölüm görüldüğünü ve bunun korkutucu olduğunu belirterek, önceki gün dinlediği bir radyo programında konuşan hemşirelerin açıklamalarını aktardı. Hemşirelerin telefon bağlantısı ile canlı yayına katıldıklarını söyleyen Atakav, "Psikolojik ve fiziksel olarak kırılma noktasına geldik, sürekli insanlar ölüyor, biz bunu durduramıyoruz, devam edemeyeceğimizi düşünüyoruz diyen ve ağlayan insanlar duyduk çok etkileyiciydi." ifadelerini kullandı.

"BEN VE EŞİM KORONAVİRÜS ATLATTIK"

Eşinin paramedik olarak Londra'da çalıştığını aktaran University of East Anglia Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Eylem Atakav, şöyle konuştu:

"Bundan iki hafta önce yüksek ateş ve öksürük nedeniyle ikimiz de yedi gün boyunca kendimizi evde karantina altına aldık. Tam o sırada hükümet sağlık çalışanlarına test yaptırma şansı verdi, eşim yaptırdı ne yazık ki pozitif çıktı. Şu an iyi ama virüs insanları bir hayli yokluyor görüyoruz ki. Ben de geçirdiğimi düşünüyorum çünkü 38,5-39 derece ateşim vardı. Tedbir amaçlı bol bol su içiyoruz, egzersizlerimize devam ediyoruz. İyi olduğumuzu hissettiğimiz sürece evden online spor aktivitelerine katılmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki, İki haftadır dışarı çıkamadık. Dün ilk defa çıkmayı başardık, semptomlarımız geçtiği için kısa bir yürüyüş yaptık. Aslında dışarı çıkmak yasak sadece sağlık amaçlı doktora gitmek ve ilaç almak için ya da alışveriş ve 20 dakikalık spor yapma hakkın var. Bazı insanlar bunu ciddiye aldı, bazıları da almadı. Örneğin geçenlerde hafta sonu hava güzel olduğu için pek çok insan güneşlenmek içi parklara çıkmış, iki kişiden fazla bir arada çıkmak yasak, buluşmak da yasak. Türkiye'deki gibi şu an belli bir para cezası yok fakat polis kontrolünde olduğunu biliyoruz tabii polis kontrolünün de ne kadar sağlıklı sağlıksız olduğu tartışılıyor, bu tartışma sosyal medyada da devam ediyor."

YENİ BİR DÜZEN KURULACAK

Toplumdaki bilinç konusundan da söz eden Prof. Dr. Eylem Atakav, insanların birbirlerine karşı daha anlayışlı hale geldiğini vurgulayarak, "Eşim sağlık çalışanı olduğu için burada bazı süpermarketler sabahları 09.00 - 10.00 arası pazar günleri özel olarak sadece sağlık uzmanları için açıyorlar, biz de bundan yararlanarak gidip alışverişimizi yaptık. Orada da insanlar birbirlerine dikkat ederek, 2 metre uzakta durarak yaklaştı, alışverişten önce de sonra da teşekkür edildi. Ben tüm bunların pozitif bir şeye ulaşacağını düşünüyorum." dedi.

"İnsanlık çok hızla bir yerle gidiyordu, çok koşuşturmacaydı, aklımda bir şekilde bir yerlerde bir şeyin durması ya da patlaması olacağı düşüncesi vardı." diyen Atakav, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Koronavirüs tam da bunu yaptı. Bundan sonra daha pozitif olunacağı ve yeni bir düzenin kurulacağı tartışmalarına katılıyorum. İnsanların birbirlerine anlayışla yaklaştığı ve birbirlerini düşünerek hareket ettiği bir dünya düzeni mutlaka gerekiyor. Koronavirüs bize güzel bir ders verdi hâlâ da veriyor. Tanıdığım 95 yaşında bir kadın, huzurevinde yaşıyor, tek başına dışarı çıkabiliyor.Dışarı çıkmaması için ailesine telefon ettiler, 'lütfen söyleyin dışarı çıkmasın' diye.Kendisi diyor ki, 'ben 95 yaşındayım, benim için problem değil, bana ne olursa olsun, güzel bir hayat yaşadım.' Tabii, onun çıkması sorun değil, virüsü taşıyıcı olarak yaşlı insanların olduğu bir ortama huzurevine getirmesi problem. İnsanların bencil olmaması gerekiyor. Anladığım kadarıyla sosyal medyada da görüyorum bu durumlarda bazı insanlar daha bencil davranabiliyor."

BORIS JOHNSON'IN YOĞUN BAKIMA KALDIRILMASI İNSANLARI TEDİRGİN ETTİ

İnsanların evde kalmaktan yavaş yavaş sıkılmaya başladığının altını çizen University of East Anglia Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Eylem Atakav, bunun gerekli olduğunu her gün 16.30 - 18.30 arası hükümetten insanların açıklamalarda bulunduğunu rakamlar ve araştırma sonuçlarıyla ilgili bilgiler vererek duyuru yapıldığını anlattı.

Yeni verilerin tedirginlik yarattığına dikkati çeken Atakav, "Özellikle Boris Johnson'ın yoğun bakıma kaldırılması gördüğüm kadarıyla insanları çok tedirgin etti. Herkesim başına gelebileceği, şaka olmadığı ve ciddiye alınması gereken bir durum olduğu ortada. Eşimden dolayı duyduğum Londra çapında deneyimler ve hikâyelerden yola çıkarak da söyleyebileceğim gerçekten ciddiye alınması gereken bir durum. İnsanların dışarı çıkmaması ve çıkmayarak virüsü yaymaması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

OLAYIN NEREYE VARABİLECEĞİNİ KESTİREBİLMEK İÇİN DAHA FAZLA RAKAM GEREKİYOR

Karantina sürecinin uzun süreceğini düşündüğünü dile getiren Prof. Dr. Eylem Atakav, kendinden bir örnek vererek şunları söyledi:

"Fizyoterapiye gidiyordum, hastanede fizyoterapi bölümünü kapattılar. Koronavirüs ile ilgili tüm işlemleri yapabilmek için hastanelerin bazı departmanlarını kapatmak zorunda kaldılar. Bilgi almak için telefon ettim. Hemşire 'üç ay sonra arayın hastaları belki o zaman kabul edebileceğiz.' dedi. Üç ay sonra yani İngiltere çapında yazı bulacağı kesin. Dün basın toplantısında gazeteciler de hükümet yetkililerine sordular 'bu durumdan çıkış stratejiniz nedir?' diye ama yanıt vermek istemediler çünkü araştırma yapılması gerekiyor. Rakamlar belli fakat ne olduğu, olayın nereye varabileceğini kestirebilmek için daha fazla rakama ihtiyaç var. Şu an yükselmiş durumda ancak koronavirüs en üst düzeye yani zirveye ulaştı mı? Bundan emin değiller sanırım. Ona ulaşıp ulaşmadığını anlayana kadar da bu karantina döneminden bir çıkış stratejisi öneremiyorlar. Dükkânlar, restoranlar, tiyatrolar, sinemalar hepsi kapalı ve kapalı oluşu da insanları maddi ve manevi anlamda her şekilde etkiliyor ne yazık ki."

ÖĞRENCİLER ONLINE EĞİTİME HAZIR MI?

University of East Anglia'da Öğretim Görevlisi olan Prof. Dr. Atakav, üniversitelerdeki uzaktan eğitim sürecinden bahsetti. Yaklaşık bir ay kadar önce çalıştığı üniversitedeki tüm dersler ve toplantıların online hale getirildiğini belirten Atakav, "Bildiğim kadarıyla İngiltere'deki tüm üniversiteler aynı. Şu ara Paskalya tatili var ancak nisan ortasında döndüğümüzde derslere online olarak devam edeceğiz. Benim bu anlamda ilgimi çeken konu, akademisyenler online ders vermek için hazırlanmış olabilir hem de çok kısa sürede fakat öğrenciler online eğitime hazır mı? Onu da düşünmek gerek. Bizim üniversite temmuz sonundaki mezuniyet törenini de iptal etmek durumunda kaldı." diyerek sözlerini tamamladı.

Haber: Tuğçe Akkaş