“Batı'nın kontrolündeki bilgi akışını kırmayı hedefliyoruz”

“Batı'nın kontrolündeki bilgi akışını kırmayı hedefliyoruz”

Aydınlık Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Akkoç, CRI Türk Türkiye'de Tuğçe Akkaş'ın hazırlayıp sunduğu Manşet programına konuk oldu.

Tunç Akkoç, Beijing'in en büyük medya kuruluşu Beijing Media Network ile Aydınlık Gazetesi arasında imzalanan stratejik iş birliği anlaşmasına ilişkin detayları anlattı.

Çin'deki medya kuruluşlarıyla yaptıkları görüşmeleri ve vardıkları mutabakatları Aydınlık Gazetesinde yayınladıklarını bildiren Akkoç, ekonomik anlamada dünyanın merkezinin Asya'ya kaydığına işaret etti.

Günümüzde çok kutuplu bir dünya oluştuğunu aktaran Tunç Akkoç, 90'lı yılların tek kutuplu eski dünyasından kalan bazı kuruluşlar olduğunu belirterek, bu kuruluşların uluslararası medya düzeninin en büyük unsurları konumunda bulunduğunu söyledi.

"BATI'NIN KONTROLÜNDEKİ BİLGİ AKIŞINI KIRMAYI HEDEFLİYORUZ"

Dünya genelinde; çok kutuplu, çok sesli, objektif habercilik yapan ve kamu yararını esas alan bir gazetecilik düzeni olmadığını vurgulayan Aydınlık Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Akkoç, şöyle konuştu:

"Şu anda dünyadaki medya düzeni, Washington, Londra, Brüksel, Paris, Berlin gibi merkezlerde milyarlarca dolara hükmeden ve dünyanın birçok ülkesinde haber akışını kontrol eden dev medya tekellerinin kontrolünde bulunuyor. Biz aslında Çin'de gerçekleştirilen medya forumunda bu yapıyı eleştirdik. Maalesef bugün milyarlarca insan gerçeklerden haberdar olamıyor. Türkiye'de, Latin Amerika'da, Hindistan'da ve Sırbistan'da bile bütün medyayı Batılı kuruluşlar kontrol ediyor. Tahran'daki bir gelişmeyi bile maalesef Batılı medya kuruluşları üzerinden takip edebiliyoruz. Bu durumu değiştirebilmek için Çin'de çok güçlü adımlar atıldı. Çin ekonomi anlamında dünyada çok güçlü bir rol oynadığı için, uluslararası medya düzenini değiştirmek için de öncü rol oynayacak. Bizim Beijing Media Network ile yaptığımız anlaşma; haber akışı, haber paylaşımı ve çeşitli ortak yayınları kapsıyor. Aramızdaki iş birliklerini geliştirerek Batı'nın kontrolündeki bilgi akışını kırmayı hedefliyoruz. Biz dünyadaki gelişmeleri BBC'den, Reuters'dan, Associated Press'ten öğrenmek zorunda değiliz. Biz gelişmeleri doğrudan olayın merkezinden öğrenmek istiyoruz."

"ULUSLARARASI KURULUŞLARIN İÇİNDE BULUNACAĞI YENİ BİR HABER AJANSININ İNŞASINDAN SÖZ EDİLDİ"

Beijing'de gerçekleşen medya forumuna dünyanın birçok yerinden çok önemli medya kuruluşlarının da katıldığını anlatan Akkoç, "Forumda, Rusya'nın resmi haber ajansı TASS, İran resmi haber ajansı İRNA gibi tüm kıtalardan katılımcılar vardı. Burada, Batı'nın tek sesli medya düzenini kırmak adına önemli bir adım atılmış oldu. Ayrıca forumda, bu foruma katılmayan ancak ileride düzenlenecek başka forumlara katılacak uluslararası kuruluşların da içinde yer alacağı bir haber ajansının inşasından söz edildi. Bu forum, böyle büyük iş birliklerine ve ortak faaliyetlerine yol açmış oldu." ifadelerini kullandı.

Uluslararası medyadaki tekelin kırılmasının kısa vadede mümkün olmadığını vurgulayan Tunç Akkoç, bu durumun aynı zamanda bir devlet meselesi olduğunu çünkü Batılı medya kuruluşlarını yönetenlerin arasında devletlerin de bulunduğunu aktardı.

"Bizim en büyük avantajımız, dünyadaki sosyo-ekonomik dengelerin değişmesi." diyen Akkoç, uluslararası medya düzenini değiştirmenin zaman alacağını ancak imkânsız olmadığını bildirdi.

"SÖZÜM ONA GAZETECİLERİN HABERLERİ GERÇEK OLSAYDI, BİZ BUNLARI GÖRMEZ MİYDİK?"

Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ne de değinen Tunç Akkoç, Xinjiang'a hiç gitmemiş ve hiçbir bilgi sahibi olmayan insanların Xinjiang ile ilgili haberler yaptığını kaydederek, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Xinjiang'a bizzat kendim gittim ve 9 gün bölgede kaldım. Burada rehberler bizi fabrikalara, hastanelere ve eğitim merkezlerine götürdü. Xinjiang'ın Urumçi, Aksu ve Hotan şehirlerinde serbest bir şekilde sokakları gezdim. Özellikle Uygurların çok yoğun yaşadığı mahallelere gittik. Bu mahalleler geçmişte terör olaylarının yaşandığı yerler. Biz buralarda elimizi kolumuzu sallayarak gezdik ve herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Sözüm ona gazetecilerin yaptıkları haberlerdeki olaylar bu bölgede yaşansaydı, biz bunları görmez miydik? Burada yapılan algı yönetimi bölge ile alakası olmayan fotoğrafların sanki bölgede çekilmiş gibi yayınlanması ile yapılıyor. Önümüzdeki günlerde bu fotoğraflar ile ilgili özel bir yayın yapacağız ve paylaşılan fotoğrafların nerelere ait olduklarını açıklayacağız."

"BAZI KİŞİLER, POPÜLİZMİN ETKİSİNDE KALIYOR"

Akkoç, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında sosyal medya üzerinden paylaşımda bulunan sanatçı Haluk Levent'in "Birçok videodan gördüm ki Xinjiang'da zulüm yaşanıyor." ifadelerine ilişkin ise, şu yorumu yaptı:

"Bu benim için çok büyük bir hayal kırıklığı. Bu kadar tecrübeli bir insan, kaynağı belli olmayan birkaç videodan hareketle, Xinjiang'da zulüm gerçekleştiğini nasıl iddia edebiliyor? Aklım almıyor. Ben bu durumu açıkçası popülizme yoruyorum. Bazı olaylarla ilgili bir dalga başladığı zaman, maalesef bazı insanlar o popülizm dalgasına ayak uyduruyor. Burada Batı merkezli bir mekanizma harekete geçiyor. Örneğin FETÖ'nün ele başlarından Emre Uslu, bu konu ile ilgili gün aşırı görsel malzeme yayıyor. Almanya'da yaşayan Can Dündar'ın birden Doğu Türkistancı olduğunu görüyoruz. Bunlar hangi merkezlere bağlı oldukları bilinen kimseler."

"XINJIANG KONUSUNDA TÜRK HÜKÜMETİ VE KAMUOYUNUN TAVRI ULUSLARARASI DERECEDE ÖNEMLİDİR"

Aydınlık Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Tunç Akkoç, sözlerini şöyle noktaladı:

"Xinjiang konusunu değerlendirdiğimizde, Batı ile içli dışlı olan sözüm ona gazeteciler, FETÖ ile ilişkili kesimler, PKK ve HDP'nin güdümünde olan çevreler, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) hükümet projelerinde yer alan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın çevresinde yer alan şahsiyetlerin tamamen bu konuya yoğunlaştığını görüyoruz. Sadece buradan bile konunun anlamını ve neye hizmet ettiğini görebiliriz. Xinjiang konusunda Türk hükümeti ve Türk kamuoyunun tavrı uluslararası derecede önemlidir. Ben Türkiye'de doğrunun galip geleceğini düşünüyorum. Türkiye doğru bir tavır alırsa, bu uluslararası operasyonu boşa çıkartabilir."