“Batı'nın çıkarları dediğimizde neyi kastediyoruz?”

“Batı'nın çıkarları dediğimizde neyi kastediyoruz?”

Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programına konuk oldu.

Dr. Altay Atlı, 14-16 Şubat tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen Münih Güvenlik Konferansı'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kısa süre önce gerçekleşen Münih Güvenlik Konferansı'nın dünya gündeminin en önemli olaylarından biri olduğunu belirten Altay Atlı, Münih Güvenlik Konferansı'nın 1963'ten beri toplandığı bilgisini vererek, her geçen sene hem katılım profilinin yükseldiğini hem de konuşulan konuların daha küresel meselelere değinen bir hâl aldığını anlattı.

Münih Güvenlik Konferansı'nın bu yılki başlığının "Batısızlık" olduğunu söyleyen Atlı, Batısızlık başlığı altında ele alınan konunun "Batı'yı oluşturan değerleri ve ortak paydaları" içerdiğinin altını çizdi.

"BATI'NIN ÇIKARLARI DEDİĞİMİZDE NEYİ KASTEDİYORUZ?"

Batı'nın ortak çıkarlar doğrultusunda hareket eden ve sınırları net bir şekilde belirlenmiş bir ittifak olmaktan çıkıp, bağlantıların biraz daha gevşek olduğu bir döneme girdiğimize işaret eden Dr. Altay Atlı, şunları kaydetti:

"Batı'nın çıkarları dediğimizde neyi kastediyoruz? Amerika Birleşik Devletleri'nin çıkarları mı Avrupa'nın çıkarları mı? Münih Güvenlik Konferansı, bu konuların tartışıldığı bir konferans oldu ancak bahsettiğimiz sorulara tam bir cevap verilemedi."

YENİ DÜNYA DÜZENİNE DOĞRU ATILAN BİR ADIM

Konferans kapsamında yapılan tartışmaların önemine dikkat çeken Koç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Altay Atlı, yeni dünya düzenine doğru bir adım atılabilmesi için bu tartışmaların devam etmesi gerektiğini dile getirerek, sözlerine şunları ekledi:

"Her şeyden önce bu konferans kapsamında bir Avrupa odağı mevcuttu. Konferansta, ABD'nin uydusu olmayan ve kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden bir Avrupa tahayyülü ortaya koyuldu. Batısız dünyada Avrupa'nın konumu ne olacak? Bu sorunun cevabı arandı. Tabii ki konu sadece, Amerika ile Avrupa arasında olan anlaşmazlıklar değildi. Şu anda her anlamda değişen bir dünya söz konusu ve teknoloji konferansın ana gündem maddelerinden bir tanesiydi. ABD ve Çin arasındaki teknoloji mücadelesi ve Avrupa'nın buradaki yeri ön plana çıktı. Teknoloji anlamında sadece ülkelerden gelen önemli siyasetçi ve bürokratlar değil, Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg de konferansa katıldı."

Zuckerberg'in konferansta Facebook'u anlattığını bildiren Altay Atlı, Facebook'un siyasi partilerin de ötesine geçen bir oluşum haline nasıl geldiğini ifade ettiğini söyledi.

ÇOK TARAFLILIK VURGUSU

Konferansa katılanlar arasında Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin de olduğunu aktaran Atlı, şöyle konuştu:

"Wang Yi, Doğu-Batı ayrımından vazgeçip ve tek taraflılığı bırakıp, çok taraflı bir dünyaya adım atılması gerektiğini bildirdi. Konferansa Amerika'dan çok geniş İngiltere'den ise çok düşük bir katılım gerçekleşti. Amerikan yönetiminden ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'yu gördük. Pompeo, birçok konuyu Amerikan yönetiminin perspektifinden ele aldı. Amerika'dan gelenler arasında Trump yönetiminin yanı sıra ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi de vardı. Pelosi ile birlikte Kongre ve Temsilciler Meclisi sözcüleri de konferansa katıldı. Pelosi, önce Amerika yerine transatlantik yapısı ile birlikte ABD ve Avrupa arasında çok iyi ilişkilerin kurulabileceğini söyledi. Bu yapıyı tekrar canlandırmak ve aradaki bağı kuvvetlendirmek gerektiğinden bahsetti."

"YENİ DÜNYA DÜZENİNDE AVRUPA'NIN KONUMU NE OLACAK?"

Konferans kapsamında iklim değişikliğinden teknolojiye kadar birçok farklı konunun ele alındığını vurgulayan Dr. Altay Atlı, ana konunun Avrupa olduğunu yineleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Nasıl şekilleneceğini tam olarak kestiremediğimiz yeni dünya düzeninde, bir ekonomik faktör olarak Avrupa'nın konumu ne olacak? Konferansın asıl teması buydu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Avrupa'nın egemenliğinin önemini vurguladı. Ev sahibi Almanya, ağırlıklı bir konumdaydı. Almanya'nın Avrupa'nın geleceği için önemine dikkat çekildi ve bugüne dek Avrupa'nın içerisinde ağırlıklı bir rol oynayan ancak son dönemlerde bu rolü azalan Almanya'nın tekrar eski rolünü üstlenmesi gerektiğine işaret edildi."

"BATI SONRASI DÜNYA İÇİN NET BİR RESİM ORTAYA KOYAMADI"

Münih Güvenlik Konferansı'nda, ABD'yi, Avrupa'yı ve bütün bu kalkınmış ekonomileri bir araya getiren Batı kavramının artık bir arada durmasının çok da kolay olmadığının vurgulandığını belirten Altay Atlı, sözlerini şöyle noktaladı:

"Şüphesiz ki Avrupa ve Amerika, birçok konuda birlikte hareket edeceklerdir ancak eskisi gibi her anlamda iş birliği yapan yekpare bir ittifakın olmadığı, Batı diye bir kavramın belki de geçersiz olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Münih Güvenlik Konferansı, Batı sonrası dünya için net bir resim ortaya koyamadı fakat Batı sonrası dünyaya doğru adım attığımızı görmüş olduk."