Batı ittifakındaki çatlak

 Batı ittifakındaki çatlak

Amerika Birleşik Devletleri (ABD); İran, Kuzey Kore, Suriye, Venezuela ve Küba'nın "terörle mücadelede ABD ile iş birliği yapmayan ülkeler" olduklarını açıkladı. Liste, ABD'nin rejimlerini değiştirmek, bölmek istediği ülkeler listesi aslında. ABD; onlara saldırmak için, terörle mücadelede ABD ile iş birliği yapmadıklarını iddia ediyor. Sicilinde darbeler, işgaller, katliamlar, işkenceler olan; askeri – endüstriyel yapının ülke yönetimindeki etkisiyle bilinen; silahlı kuvvetlerinin ve silahlanmaya ayırdığı bütçenin büyüklüğüyle övünen ABD; hiç utanmadan terörle mücadeleden bahsediyor.

Oysa terörü ABD destekliyor. Dünya barışını ABD emperyalizmi tehdit ediyor. ABD'nin kendisi savaştan, işgalden, talandan ve yalandan besleniyor. Elindeki kitle imha silahları yanında, medya organlarını da kitle ikna silahları olarak kullanıyor.

Örneğin; Arjantin'in eski devlet başkanlarından Nestor Kirchner, 2010'da ünlü yönetmen Oliver Stone ile yaptığı söyleşide, Meksika'daki Amerikalar Zirvesi'nde, ABD'nin önceki başkanlarından George W. Bush ile aralarında geçen diyaloğu şöyle aktarıyor: "Bush, ekonomiyi düzeltmenin en iyi yolunun savaş olduğunu söylemişti".

Örneğin; ABD'li ünlü diplomat ve tarihçi George F. Kennan, Norman Cousins'in "The Pathology of Power" (W. W. Norton, New York, 1987) adlı kitabına yazdığı ön sözde şöyle diyor: "Sovyet İmparatorluğu yarın okyanusun dibine batsa bile Amerikan askeri endüstri kompleksi var olmak zorunda. Yeni bir düşman icat edinceye kadar önemli oranda değişmeden kalacak. Başka türlüsü, Amerikan ekonomisine kabul edilemez bir şok yaşatır''.

Örneğin; ABD'nin 34. Başkanı Dwight Eisenhower (Kısaca "Ike" olarak anılır. Cumhuriyetçi Parti'dendir. 2. Dünya Savaşı'nın başarılı komutanlarındandır. Savaş sırasında 5 yıldızlı orgeneral rütbesi takan 5 orgeneralden biridir. 1951'de NATO'nun ilk başkomutanı olmuştur), 1961'de, televizyondan canlı yayınlanan veda konuşmasında, ilk kez "military – industrial complex" (askeri endüstriyel yapı) ifadesini kullanmıştır. Bu yapının ABD halkının özgürlüğünü ve demokrasiyi tehdit edecek kadar büyük ve güçlü olduğunu belirtmiştir. (Bu 3 örnek için: Cemal Tunçdemir, "Başkan Eisenhower'ın tarihe geçen konuşması", www.amerikabulteni.com,18.01.2016) 

BATI İTTİFAKINDAKİ ÇATLAK

ABD; küresel ölçekte gücünü korumaya çalışıyor. Başaramıyor. Son yıllarda attığı adımlardan, umduğu sonucu alamıyor. Rusya ve Çin'i kuşatmak, aralarındaki iş birliğini koparmak istiyor. Beceremiyor. Şanghay İş Birliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) gibi yapıların güçlenmesini engellemeye çabalıyor. Yapamıyor. Dahası, Almanya gibi önemli bir müttefiki bile ABD'yle tam uyum göstermiyor. Rusya ve Çin'le iş birliğini artırıyor. İki stratejik ortağından biri olan İngiltere (diğeri İsrail'dir), ABD'nin itirazına rağmen, Asya Altyapı Yatırım Bankası'na katılıyor. 

Kısacası, dünya dengeleri değişiyor ve ABD bunu kabullenmekte zorlanıyor. Zorlandığı için de başka ülkeleri tehdit ediyor, hedef gösteriyor, itibarsızlaştırmaya, parçalamaya çalışıyor. Bu yönde adımlar attıkça da, ABD'nin kendisi kaybediyor.

Barış Doster