BAAM uzmanı Dr. Türker NATO'nun Beijing siyasetini yorumladı

BAAM uzmanı Dr. Türker NATO'nun Beijing siyasetini yorumladı

NATO'ya üye ülkelerin dışişleri bakanları 3-4 Aralık'ta Londra yapılacak liderler toplantısının son hazırlıkları için bir araya geldi. Brüksel'de gerçekleşen NATO Dışişleri Bakanları Zirvesi bu yıl 70. yılını kutlamaya hazırlanan örgütün yeni yol haritasının ipuçlarını vermesi bakımından önemli bulunuyor.

Toplantı öncesi kameralar karşısına geçen Amerika Dışişleri Bakanı (ABD) Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun hedefinde Çin Halk Cumhuriyeti vardı. Pompeo "Müttefiklerimiz şimdi ve uzun dönemli tehdit olarak Çin Komünist Partisi'ni adres olarak göstermelidir. Bugün tehdit Çin Komünist Partisi'nden geliyor ki bu yetmiş sene önce düşebildiğimiz bir durum değildi" diye konuştu.

POMPEO NEDEN SÜREKLİ ÇİN DEĞİL "ÇKP" DEDİ?

Basının Amerika'da devam eden azil sürecine dair soruları yanıtsız bırakan Pompeo, NATO müttefikleri ve Çin Komünist Partisi arasında kökten bir değer farklılığı olduğunu ileri sürdü. Benzer şekilde konuşan NATO Genel Sekteri Jens Stoltenberg de "Bugün ifade özgürlüğü ve seçimler hakkında Çin ile aynı değerleri paylaşmıyoruz." dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun konuşmasında Çin yerine sürekli Çin Komünist Partisi (ÇKP) vurgusunu yaparak "özgür dünya ve demokrasi" retoriğine başvurması "Yeni bir Soğuk Savaş mı yaklaşıyor?" sorusunu beraberinde getirdi. Zira 1949 yılında Sovyetler Birliği'ne karşı kurulan NATO, eylemlerini meşrulaştırmak için benzer söylemlere ağırlık vererek rakiplerine karşı etik ve askeri üstünlük kurmayı amaçlamıştı.

KİSSİNGER'DAN DEPREM UYARISI

Beyaz Saray'dan gelen açıklamaları Bejing dönüşü değerlendiren Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger "Soğuk Savaş" ihtimaline dikkat çekti. Deneyimli siyasetçi ABD ve Çin arasında yaşanacak Soğuk Savaşın etkisinin Sovyetler ile mücadele benzemeyeceğini kaydederek "Depremin etkisi büyük olur" uyarısında bulundu.

Washington yönetiminin 70 yılının ardından bu kez Beijing'i benzer vurgularla hedef almasını CRI Türk Türkiye için yorumlayan Dr. Haşim Türker, hegemonyası giderek azalan Amerika'nı kamuoyunu mobilize etmek için düşmana ihtiyaç duyduğunu söyledi.

ELİNDE ÇEKİÇ OLAN ABD HER SORUNU ÇİVİ GÖRÜYOR

Amerika'nın serbest piyasa gibi değerleri rafa kaldırdığını ve korumacılığa yöneldiğini aktaran Türker, askeri anlamda ise giderek saldırganlaştığını belirtti. Hegemonyası kaybeden ülkelerin tarih boyunca yükselen güçlere savaş açtığını "Tukidedes tuzağı" ile açıklayan Türker "ABD eskiden üretir ve bunu liberalizm ile satardı. Bugün artık durum değişti, üretemiyor. 700 milyar dolarlık askeri harcaması ille Amerika artık her sorunu çivi olarak görüyor." değerlendirmesinde bulundu.

Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi (BAAM) Akademik Koordinatörü ve Kıdemli Araştırmacısı Türker, Çin'in ise askeri harcamalara 250 milyar dolarla en fazla payı ayıran ikinci ülke olduğunu, donanmasına yeni savaş gemileri kattığını ve en kötü senaryolara hazırlandığını aktardı.

SOĞUK SAVAŞ ŞABLONU YENİ DENGEYE UYMAZ

Eski tip Soğuk Savaş senaryosunun bugün geçerli olmadığının altını çizen Dr. Türker, bunun nedeni olaraksa 70. yılını kutlayan Çin'in kurduğu ekonomi modeline dikkat çekti. Türker konuşmasında şunları kaydetti:

"Çin, reform ve dışa açılma süreci ve 2001 senesinde Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmasının ardından ekonomide büyük bir değişim geçirdi. 740 milyon insanı yoksulluktan kurtarırken aynı zamanda IMF'ye rakip Asya Altyapı Kalkınma Bankası gibi kurumları inşa etti. Soğuk Savaş döneminde dünya birbirinden ayrı iki farklı kampa ayrılmıştı. Bugün ise durum tamamen farklı, ekonomiler birbirine bağımlı şekilde. Yunanistan ve İtalya gibi ülkeler inisiyatife katılırken denilebilir ki Almanya 2008 finansal krizini Çin ile kurduğu ticareti ilişki sayesinde atlattı. Balkanlardaki Çin etkisi ise inanılmaz düzeyde. Çin'in Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde görüldüğü üzere yarattığı karşılıklı bağımlılık Soğuk Savaş'tan farklı bir durumu ortaya çıkarıyor. Kamuoyunu ve piyasaları Soğuk Savaş'a ikna etmek zor olacaktır."

AVRUPA İÇİN ABD ŞEMSİYESİ ARTIK YOK

Beijing ile bağlarını derinleştiren Avrupa'nın yeni bir Soğuk Savaş'ın kapsamlı bir şekilde parçası olmasının önündeki diğer bir engel ise Washington yönetiminin yeni politikasında yatırıyor. Uluslararası anlaşmalardan çekilen, NATO'daki savunma bütçesi payı konusunda baskı uygulayan Amerika'nın ne derece güvenilir olduğu Avrupa'nın tartışma konuları arasında yer alıyor.

"Yeni Soğuk Savaşa Doğru: Yükselen Çin, ABD ve NATO" kitabının yazarı Dr. Türker "Eskiden Avrupa'nın refahı ABD'nin sağladığı şemsiyeye bağlıydı ancak bugün Amerika o şemsiyeyi sağlamıyor." diye konuştu.

AVRUPA ORDUSU KISA VADEDE MÜMKÜN GÖZÜKMÜYOR

Washingtonile Brüksel arasındaki gerilime rağmen Avrupa'nın hâlâ ABD önderliğindeki NATO'ya alternatif bir askeri yapı oluşturmaktan uzak olduğunu aktaran Türker şöyle devam etti:

"Avrupa'nın NATO benzeri bir askeri yapı kurması özellikle İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılma kararından sonra daha zor hale geldi. NATO içerisinde daha özel bir rol isteyen ve "NATO'nun Beyin ölümü gerçekleşti" gibi vurguları yapan Fransa'nın ise sadece bir uçak gemisi mevcut. Askeri bir ittifak için nükleer caydırıcılık önemli. İttifakın bir diğer üyesi Almanya'nın ise ciddi askeri kısıtlamaları olmakla birlikte hem ekonomisine göre ordusuna az para ayırıyor hem de envanterindeki bakımsızlık raporlara konu olmuş durumda. Tüm bunlara ek olarak ortak ordu fikri beraberinde ortak eğitim, ortak teçhizat gibi sorumluklar getirir ki bu Avrupa için kısa vadede zor."

ÇİN'E KARŞI VURGULAR OLACAKTIR AMA UYGULAMASI TARTIŞILIR

Amerika ve Avrupa arasındaki bu tartışmalı beraberliğin 3-4 Aralık'ta düzenlenecek NATO Zirvesi'ne de yansıması bekleniyor. Dr. Türker, 2020 NATO Stratejik konseptinde Çin'e dair vurguların muhtemelen yer alacağını ancak kısa vadede sert bir süreci beklemediğini sözlerine ekledi.

Haber: Gökhun Göçmen