Atlı, Avrupa Birliği'nin “Toparlanma Fonu”nu değerlendirdi

Atlı, Avrupa Birliği'nin “Toparlanma Fonu”nu değerlendirdi

Akademisyen Dr. Altay Atlı, Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Ekonomi Basını" programına konuk oldu. Atlı, Avrupa ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Avrupa Birliği (AB) liderlerinin 750 milyar Euro'luk "Toparlanma Fonu" anlaşmasında ortak karara vardıklarını hatırlatan Atlı, "Virüs sürecinde liderler Brüksel'de ilk kez fiziksel olarak bir araya geldiler. Anlaşma yapılan bu paketle AB'nin virüs yüzenden zarar gören ekonomisini tekrar toparlanmasına yardımcı olmak. Avrupa ekonomisinin 2020 yılında yüzde 8,3 oranında küçülmesi bekleniyor. Burada farklı ülkeler farklı etkilendiler. En çokta İtalya ve İspanya ekonomisi hasar gördü. 750 milyar Euro'luk paketle birlikte her şeyden önce zor durmada olan işletmelerin başta Kobiler olmak üzere onların desteklenmesi sağlanacak. Uzun vade de Avrupa ekonomisinin daha korunaklı daha az kırılgan hale gelmesi için desteklenmesi ve ilerde oluşabilecek krizlere karşı korunaklı için yeni yatırımların yapılması amaçlanıyor." dedi.

Paketin içeriği ile ilgili bilgiler veren Akademisyen Atlı, "Bu paketten 390 milyar Euro, bu virüsten etkilenmiş ülkelere geri ödemiş olmadan doğrudan yardım olarak verilecek. Geri kalan kısım ise uygun şartlarla borç olarak verilecek. Geri ödemeler 2058 yılına kadar sürecek. Avrupa Komisyonu piyasalara yeni para enjekte yapmayacak. Brüksel'in piyasalara Euro tahvilleri çıkartarak borçlanması ve buradan elde edilen kaynağın üye ülkelere dağıtılması şeklinde olacak. Bu özelliği de çok dikkat çekici bir plan aslında. Bu pakette ayrıca iklim değişikliği ile mücadelenin önemli bir payı da var. Söz konusu fonların yaklaşık üçte biri iklim değişikliği ile mücadelede kullanılacak. Bunun da AB tarihin en büyük yeşil paketi olduğu da söyleniyor." diye konuştu.

"Toparlanma Fonu"nun önemine de dikkat çeken Atlı, "AB için, Avrupa'nın ekonomisinin geleceği için önemli bir adım. Kolay gelinmedi, bundan sonraki süreç de kolay olmayacak. Fakat her şeyden önce, çok sorgulanan hatta 'ne işe yarıyor ki' bile denilen AB için tekrar bu projeyi ayağa kaldıran önemli bir adım oldu." değerlendirmesinde bulundu.