Ana hedefimiz çocuğun spora katılımı

Ana hedefimiz çocuğun spora katılımı

Hüseyin Şuekinci'nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri programının bu haftaki konuğu, Psikolog Kiraz Öcal'dı. "Kızlar Sahada" platformunun kurucu ortağı olan Öcal, platformun kuruluş hikâyesini, amacını, etkilerini ve hedeflerini anlattı.

 AMACIMIZ TOPLUMSAL CİNSİYET KALIPLARINI KIRMAK

 Kiraz Öcal, "Kızlar Sahada" platformunun amacını "Yapamazsın" diye kodlanan toplumsal cinsiyet kalıplarını kırmak, kız çocuklarının ve her yaştan kadının futbol yoluyla güçlenmesini sağlamak olduğunu söyledi.

Toplumu oluşturan sosyolojik bir yapı içerisinde futbolun değerinin ve gücünün bilindiğini belirten Öcal, "Futbolun, eğitim ve sosyo-ekonomik sınıf ayrımı yapmadan on binleri bir araya toplayan gücü var. Dolayısıyla futbolun bu gücünden faydalanarak, toplum için yapacağımız bir katkının futbol mecrasında olması bana çok mantıklı geldi. Ardından kariyerimi, eğitimimi ve araştırmalarımı bu yönde devam ettirdim." dedi.

Öcal ayrıca platform hakkında daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenlerin www.kizlarsahada.com.tr adresini ziyaret etmelerini istedi.

Psikolog Kiraz Öcal'ın Spor Hikâyelerinde anlattıklarından öne çıkanlar…

"NELERİ YAPABİLİRİM" KADAR "NELERİ YAPAMAM" TESPİTİ DE ÖNEMLİ  

"Psikoloji bölümü ve psikologluk Türkiye'de limitli biliniyor. Ülkemizde psikolog denilince akla sadece klinik psikologlar geliyor. Halbuki çok farklı alt alanları var. Öğrencilik yıllarımda birçok kurumda staj yaptım. Engelli çocuklarla, kadın sığınma evinde, tıp fakültesi psikiyatri servisinde ve hapishanede çalıştım. Psikolojinin girebileceği mümkün mertebe tüm alanları gördüm ve mezun olduktan sonra o kurumlarda çalışırsam nasıl bir meslek hayatımı olacağını da az çok deneyimledim. Ve bana uygun olmadığını anladım. Etki yaratmak istediğim, kendimi iyi hissettiğim bir ortam olmadığını staj deneyimlerimle anlayınca tamamen endüstriyel psikoloji tarafına yöneldim. Bütün planlarını da onun üzerine kurdum.

TÜM "YAPAMAZSIN"LARI GELİN BİRLİKTE FUTBOLLA KIRALIM 

Hem kadınlara hem erkeklere hem de belli yaş gruplarına kodlanan birtakım roller var. Sanki belli bir formatta olmamız gerekiyormuşçasına kadın ve erkek olarak nasıl davranmamız, nasıl hissetmemiz, nasıl duygulanmamız gerektiğine toplum karar veriyormuş gibi üzerimize roller yükleniyor. Bunun çoğunlukla farkında olmuyoruz. Çünkü bunun derin bir altyapısı var. Bu rollerin dezavantajlı yönleri maalesef kadınların ve kız çocuklarının üzerinde çok daha fazla. Bu yüzden bizim odağımız onların güçlendirilmesine yönelik. 

Onlara diyoruz ki, toplum tarafından size söylenen tüm 'yapamazsınları' gelin birlikte futbol sahasında kıralım. Çünkü futbol, özellikle ülkemizde, kadının ilk sırada yapamayacağı şey olarak ortaya çıkıyor. Bütün istatistikler bunu gösteriyor. Kadın lisanslı futbolcu oranı yüzde 1, erkek oranı yüzde 99. Diğer verileri konuşmaya gerek bile yok.

FUTBOL CİNSİYETLENDİRİLMİŞ AYRIMCILIĞIN EN FAZLA OLDUĞU ALAN

Futbol diğer branşlar içerisinde de çok ayrı bir yer tutuyor. Bize 'Neden basketbol, değil, voleybol değil' soruları da soruluyor, 'Kız çocuklarını tenisle güçlendirelim' gibi öneriler de geliyor. Bizim mesajımız toplumsal cinsiyet eşitliği olduğu için konuşacağımız yer futbol. Çünkü orası en cinsiyetlendirilmiş, en fazla ayrımcılığın olduğu alan. Bizim amacımız şu; sana 'yapamazsın' diye kodladıkları rolleri gel futbol sahasında deneyimle ve futbol oynadığını gör. Onun devamında da aslında hayatın diğer kısmında, mesleki anlamda, eğitim anlamında, sosyal anlamda, erkek işi olarak görülen ya da 'erkek yapabilir' diye görünen ya da o şekilde kodlanan ne varsa, kendinde yapabildiğini gör, deneyimle ve bu konuda öz güven geliştir.

7'DEN 70'E HER KESİME HİTAP EDİYORUZ

Kapsama alanımız çok geniş. Yetişkin kadınlar, lise ile üniversite öğrencileri, mülteci çocuklar, tarım işçisi çocuklar ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki çocuklar için turnuvalarımız var. Kız-oğlan karma Sosyal Gelişim kamplarımız var. Kız futbol okullarımız var. 7'den 70'e herkese hitap edebiliyoruz. Dolayısıyla her yaş grubunun, her profilin kendi içinde yaşadığı değişim, dönüşüm ve bu programdan edindiği katma değer çok farklı oluyor. 

MESELE TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ MESELESİ

Adıyaman'daki 10 yaşındaki bir kız çocuğunun bizim programa katıldıktan sonra yaşadığı değişim ve dönüşümle, İstanbul'da, yurt dışında üniversite okumuş ekonomik olarak da üst düzeyde olan bir kadın, futbol sahasına çıktığında bambaşka değişimler yaşıyor. Ama ortak bir nokta var ki, hepimiz o değişimi bir ucundan yakalıyor. Çünkü bizim ne kadar eğitimli olduğumuz ne kadar ekonomik fırsatlara sahip olduğumuz ya da Türkiye'nin doğusunda yaşadığımızdan bağımsız bir mesele, bu toplumsal cinsiyet eşitsizliği meselesi.

ÖZ GÜVENLERİ ARTIYOR

Bir hafta süren akademi programlarımız var. O programlara katılan kız çocukları ilk kez futbol oynuyorlar. Küçük yaş grubundaki kız çocukları bir hafta futbol eğitimi alıyorlar. Onun yanında farklı sınıf içi eğitimler de alıyorlar. Biz tabii program öncesi ve sonrası değerlendirmesi yapıyoruz. Testler, ölçümler ve görüşmeler yapıyoruz bu çocuklarla, değişimleri izleyebilmek için. Yaptıkları resimlerden okuyoruz. Yapacakları meslekleri çiziyorlar. Başta gelip ilk gün 'Ben futbol oynayamam ki', 'Ayakkabım kirlenir' ya da 'Ben hiç topa vurmadım ki' 'ben güçsüzüm' diye kendisine söylenenler bunlar aslında. Çocuk duyduklarına inanmış, yapamayacağını düşünüyor ve bir haftanın sonunda kendini Messi gibi hissediyor. Öz güvenleri artıyor. İlkokulda çocuklara gidip meydan okuyorlar, 'ben artık futbol oynuyorum' diye.

KIZ ÇOCUKLARI, ERKEĞE ATFEDİLEN TOPLUMSAL ROLLERDE KENDİSİNİ GÖREBİLİYOR ZAMANLA

Çizdikleri resimlerde de şunu görüyoruz. 'Futbol oynayabiliyorsam ben artık itfaiyeci de olabilirim, pilot da olabilirim' diye yani bizim söylediğimiz değiştirmek istediğimiz, o ön yargı kalıpları. Sadece 'futbol oynayabilirsin' mesajı vermek değil. Erkeğe atfedilen bütün toplumsal rollerde kendisini görebiliyor artık çocuklar. Bu da zaten bizim için en büyük kazanım.

AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR

Bizim özellikle hedeflediğimiz 10-14 yaş grubu var. Bunu neden özellikle hedefliyoruz? Çünkü belli bir yaşa kadar toplumsal cinsiyet ayrımının farkındalığı gelişmiyor çocuklarda. Bu bir psiko-sosyal gelişim süreci yani beynin gelişen hücreleri ile alakalı. Belli bir yaştan sonra da bunlar oturuyor. Toplumsal kalıplar, yargılar oturuyor. Artık yetişkin gibi düşünmeye başlıyorsunuz ve ondan sonrasını değiştirmek çok zor. 

"FUTBOL ERKEK OYUNUDUR" YARGISININ KÖKTEN ÇÖZÜMÜ

Dolayısıyla biz tam arada hem bilinçli hem de değişime açık, manipülasyon yapabileceğimiz o ön yargıları daha oluşmadan, farklı kodlar yerleştirebileceğimiz bir yaş grubunu ana hedef alıyoruz. Esas değişimi de o grup üzerinden öngörüyoruz. O çocuk hayatına tertemiz başlıyor. Futbol oynayarak başlıyor. O çocuğun aklına bir daha 'Futbol erkek oyunudur' fikrini, yargısını sokamazsınız. Bu da çok uzun vadeli bir kazanım. O çocuklar genç olacak, büyüyecek, belki anne olacak. Yaptığımız iş için, nesiller boyu aktarılacak bir dönüşümün çok basit bir formülle kökten çözümü diyebilirim.

9 İLDE KIZLAR SAHADA FUTBOL OKULLARIMIZ VAR

Yürüttüğümüz iki tane büyük program var. 9 ilde kızlar sahada futbol okullarını geçen seneden beri devam ettiriyoruz. 9 kadın futbol kulübünün altyapısında ücretsiz futbol okullarımız var. Bu çocuklar her hafta ikişer gün ikişer saat sahada futbol eğitimi alıyorlar. Antrenörleri de ayrıca eğitimlerden geçiyor. Çocukla antrenör ilişkisinin ne kadar değerli olduğunu ve antrenör eğitiminin ne kadar değerli olduğunun farkındayız. 

GELİŞİM VE DÖNÜŞÜMÜN KALICI OLMASI İÇİN BÜTÜNSEL YAKLAŞIM GEREKİYOR

Bizim eğitim programımız hem aileyi hem çocuğu hem de antrenörü kapsayacak bir şekilde tasarlandı. Gelişim ve dönüşümün kalıcı olması için çocuğa bütünsel olarak yaklaşmak istiyoruz. 

9 okulumuzun faaliyetlerini maalesef pandemi nedeniyle mart ortasında durdurduk. Okullar kapandı ve biz de fiziksel olarak gelememeye başladık. Bu durum hâlâ devam ediyor. 2021'in başlarında tekrar sahalara dönmeyi umut ediyoruz. 

PANDEMİ NEDENİYLE SAHALARA UZAK KALDIK AMA PASİF KALMADIK

Pandemi süresinde sahalara uzak kaldık ama pasif kalmadık. Hemen online eğitime adapte olduk. Eğitim içeriklerimiz ve yeni geliştirdiğimiz modüllerle, ailelere, çocuklara ve antrenörlere ulaştık. Çünkü pandeminin bilinmezliğinin, sahadan, dışarıdan, sosyallikten, spordan uzak kalmanın getirdiği birçok psikolojik etkileri oldu. Belirsizliğin getirdiği kaygı düzeyindeki yükselmeler oldu. Tabii bütün bunlar çok normal. Bunları önlemek için travma psikolojisiyle ilgili eğitimler yaptık. Hem ailelere hem de çocuklara yönelik. Antrenmanlarımızı eve taşıdık. Antrenörlerimiz zoom üzerinden öğrencileriyle bir araya gelerek en azından hasret giderdiler. 'Bu süreç en sağlıklı bir şekilde nasıl atlatılır, kendimizi zinde ve bağışıklığımızı yüksek nasıl tutabiliriz?' sorularına cevap aradık.

ANA HEDEFİMİZ ÇOCUĞUN SPORA KATILIMI

Bizim odağımız performans sporları gibi değil. Bizim tek hedefimiz, çocuğun spora katılımı. Altyapıya odaklandığımız için orada performans önemli değil, çocuğun katılımı ve çocuğun psikososyal gelişimi, sosyalleşmesi önemli. Bu süreçte haftalık görüşmeler yaptık. Her hafta her bir çocuğumuzu tek tek aradık. Zorlandığı konular var mı, ailevi problemler var mı? Bunlar üzerinde durduk. Sadece sahada futbol eğitimi vermek değil, aile içerisinde herhangi bir çocuğun, destek duyacağı bir konu, anne babanın danışmak isteyeceği bir konu varsa bizler ilk çalınacak kapı olarak kendimize yer edindik. Güvende olduklarını, bizim burada olduğumuzu, belirsizliğin biter bitmez tekrar sahalara döneceğimizin mesajını net bir şekilde, şeffaf bir iletişimle verdik. Biz de onlar da sabırsızlıkla tekrar normale döneceğimiz günleri bekliyoruz. Tabii bu süreçte turnuvalarımızın tamamını erteledik. 

9-14 YAŞ GRUPLARI İÇİN 9 İLDE FAALİYETİMİZ VAR

Uzun vadeli sürdüğümüz iki programımız var. Örneğin VISA Kızlar Sahada Futbol Okulları, 9-14 yaş grubu çocuklar için. 9 ilde, Adana, Ankara, Erzincan, İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Manisa Soma, Ordu ve Şanlıurfa illerinde 9 kadın futbol takımının altyapısında devam ediyor. Adı üstünde altyapı olduğu için zaten spora kazandırma ve daha çok psikososyal gelişim odaklı bir grup. Performans sporcusu olmadıkları için biz bir eleme yapmıyoruz. Burada en önemli motivasyon, çocuğun istekli olması, ailenin istekli olması. Şunun için önemli, aile de çocuğu antrenmanlara düzenli bir şekilde götürüp getirmeli ki, çocuk tam bir şekilde, takımdan kopmadan fayda alabilsin. Türkiye'nin dört tarafında 7 bölgesinde de bir okulumuz var. 

5 İLDE "KIZLAR SAHADA GELİŞİM PROGRAMI" UYGULANIYOR

Bir de büyük gruplar için KOTEX Kızlar Sahada futbolcu gelişim programımız var. Kayseri, Denizli, Malatya, Ordu ve Samsun'da 5 tane kulübümüz var. Burada A Takımı futbolcularına yönelik çalışıyoruz. Oradaki kazanımlar biraz daha farklı. Onların eğitim, kariyer ve ekonomik olarak güçlenmesiyle alakalı bir gelişim programı sunuyoruz kızlara. 

BÜTÜN PROGRAMLARIMIZ ÜCRETSİZ

Fiziki ve uzun vadeli programlarımıza katılmak isteyen aileler ve çocukları bu illerde yaşıyorlarsa kulüplere yönlendirebiliriz. O kulüplere başvurabilirler. Tabii ki yaşına göre. Ancak lisanslı bir sporcuysa biliyordur hangi ilde, hangi kulüpte ne yapıldığını. Burada bir yönlendirme yapamıyoruz. Çünkü mevcuttaki takımlarla çalışıyoruz. Oraya yeni bir ismin katılması bizim kontrolümüzde olan bir şey değil. Zaten kulübün oyuncusu ise bizim programımızda otomatik olarak daâhil oluyor. Bütün programlarımız ücretsiz.