ABD strateji belgelerinde Çin

ABD strateji belgelerinde Çin

NATO'nun Londra Zirvesi'nin en çarpıcı sonuçlarının başında, ittifakın 70. yılında ilk kez Çin'i hedef alması geliyordu…

Zirve öncesinde NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg, "Çin ilk kez resmi gündemimizde olacak" demişti. Zirve sonrası yayımlanan Londra Deklarasyonu'nda Çin'in yükselen gücüne dikkat çekilerek şöyle denmişti: "Çin'in artan nüfuzu ve uluslararası politikalarının ortaya çıkardığı fırsat ve sınamaları ittifak olarak birlikte ele almalıyız." (4.12.2019)

ABD STRATEJİ BELGELERİNDE ÇİN

Elbette bunda şaşıracak bir durum yok. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için esas hedef Çin…

Nitekim Trump Doktrini olarak bilinen 2017 tarihli ve "Önce Amerika" vurgulu ABD Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nde, Washington yönetimi ilk kez Çin'i "meydan okuyan stratejik rakip" kategorisine yükseltmişti.

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 1 Haziran 2019'da açıkladığı "Hint-Pasifik Strateji Raporu" da, yine Çin'i hedef almıştı.

64 sayfalık raporun özeti şuydu: ABD, kendi batı kıyılarından Hindistan'ın batı kıyılarına kadar olan bölgeyi "ABD'nin geleceği için en kritik bölge" ilan ediyor. Çünkü "Dünyanın en büyük 10 ordusundan 7 tanesi Hint-Pasifik'te bulunuyor. Bölgedeki 6 ülkede nükleer silah var. Dünyanın en işlek 10 limanından 9'u burada. Dünya deniz ticaretinin yüzde 60'ı buradan yapılıyor."

Pentagon raporuna göre "ekonomik, siyasi ve askeri yükselişiyle 21. yüzyılın en belirleyici unsuru" olan Çin ise ABD'nin esas rakibidir.

PENTAGON'UN ASKERİ YIĞINAK HEDEFİ

Kısacası ABD, NATO'yu da "stratejik rakip" ilan ettiği Çin'e karşı konumlandırmaya çalışıyor…

Ve Pentagon da, bu esasa göre askeri yığınak yapmaya hazırlanıyor.

ABD Savunma Bakanı Mark Esper, birkaç gün önce yaptığı açıklamada tam da bunu vurguladı: "Ulusal Savunma Stratejimiz bizim şu anda büyük güç rekabetinde olduğumuzu söylüyor. Bizim başlıca rakiplerimiz Çin ve daha sonra ise Rusya. Dolayısıyla benim amacım Suriye olsun veya Afganistan olsun, asker sayımızı buralardan düşürüp ülkeye getirip daha büyük görevler için tekrar eğitmek veya onları Hint-Pasifik bölgesine konuşlandırmaktır. Bu benim ana amacımdır." (20.12.2019)

ORTA DOĞU'DA ORTAYA ÇIKAN FIRSAT

Kuşkusuz ABD Orta Doğu'dan (Batı Asya'dan) güç azaltarak Hint-Pasifik bölgesine yığınak yapmaya yönelirken, Orta Doğu'daki genel çıkarlarını ve İsrail'in güvenliği gibi özel çıkarlarını belli bir dengede garantiye almak ve korumak isteyecektir.

İşte bu durum, ABD karşısındaki kuvvetlere, birbirini bütünleyen iki yönlü avantaj sağlamaktadır:

1- ABD'nin stratejik olarak Hint-Pasifik bölgesine yığınak yapmak üzere Orta Doğu'dan güç azaltma yoluna girmesi, bölgedeki ABD merkezli 70 yıllık yapıyı adım adım çözecek… Özellikle Rusya, İran ve Türkiye için alan açılacak, açılıyor…

2- Çin'in Orta Doğu'daki bu çözülüşe destek vererek ABD'nin genel çıkarlarını belli bir dengede garantiye almasını zorlaştırması, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesine yığınak yapmasını geciktirecek...

Bu iki hamlenin toplamı da ABD emperyalizmini zayıflatacak…

Dolayısıyla ABD'ye karşı Çin-Batı Asya ittifakı kritik önemdedir.

*Mehmet Ali Güller