“ABD için birinci derecede rakip ülke Çin”

“ABD için birinci derecede rakip ülke Çin”

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Minneapolis kentinde Afrika kökenli Amerikalı George Floyd'un polis tarafından gözaltına alındığı sırada nefessiz bırakılarak hayatını kaybetmesi üzerine başlayan protestolar, ülke genelinde şiddetini artırarak devam ediyor.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ABD'de yaşananları ve ABD'nin Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ) ayrılma kararını CRI Türk Türkiye'ye değerlendirdi.

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ABD'nin son yılların en önemli iç politika tartışması ile karşı karşıya olduğunu söyleyerek olaya sadece ırkçı açıdan bakmamak gerektiğini belirtti.

PROTESTOLAR DEVAM EDERSE ABD'DEKİ SEÇİMLERİN SONUCUNUN DEĞİŞME İHTİMALİ YÜKSEK

Bu olayın ABD'de Donald Trump yönetimine karşı son dönemde birikmiş olan kızgınlığın da yansıması olarak yorumlanması gerektiğini kaydeden Bağcı, "Özellikle Trump'ın tweetleri ile durumu daha da gerginleştirdiği ve yangına körükle gittiği görülen bir tavır var. İlk defa gerçek anlamda devlet ile vatandaş karşı karşıya kalmış durumda. Çünkü askerin sahaya inmesi ve sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi aslında ABD tarihinde belki de olmadığı kadar ilginç bir süreç yaşandığını gösteriyor. Bir iç savaş muhakkak ki çıkmayacak ama benzer koşulların yaşandığı bir gidişat var. Öyle gözüküyor ki, bu önümüzdeki aylarda Amerikan seçimlerinin belirleyici unsurlarından biri olacak. Yani önümüzdeki üç ay içerisinde eğer bu ve benzeri protestolar devam ederse o zaman ABD'deki seçimlerin sonucunun değişme ihtimalini yüksek olduğu bir süreç yaşanabilir." diye konuştu.

"ABD İÇİN BİRİNCİ DERECEDE RAKİP ÜLKE ÇİN"

Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimi için kampanyasında zorlanan Donald Trump'ın özellikle Çin ve Rusya'ya karşı yeni adımlar atmasına değinen Prof. Dr. Bağcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çin, ABD için şu anda bir numaralı hedef. Önceden İran'dı şimdi Çin oldu. Orta Doğu ve İran'a çok önem vereceğini düşünmüyorum. Rusya, ABD için tabii çok önemli ama Rusya'nın içinde şu anda çok büyük zorluklar var. Unutmamak lazım Trump, eylül ayında gerçekleştirilecek G7 Zirvesi'ne Rusya'yı davet etmeyi düşündüğünü söyledi ve Avrupa ülkeleri Almanya başta olmak üzere buna karşı çıktı. Bu şu anlama geliyor, Donald Trump Rusya ile gerek Ukrayna'da gerekse Kırım'da olan gelişmelere rağmen Rusya'yı yanına alarak Çin'i dengelemeye çalışıyor. Çünkü Çin ile Rusya arasındaki ilişkiler çok iyi. Trump, Rusya'yı yanına alarak Çin'i tek başına bırakma politikası takip edecek, diye düşünüyorum. Bu önemli bir taktik karar ama Avrupa ülkelerinin yani Almanya'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın ve İtalya'nın buna 'evet' demesi lazım. Tekrar altını çizmekte fayda var, ABD için birinci derecede rakip ülke Çin."

ABD'NİN DSÖ'DEN ÇIKMIŞ OLMASI OLUMSUZ BİR İZLENİM VERİYOR

ABD yönetiminin DSÖ ile ilişkileri sonlandırma kararından da bahseden ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ABD'nin 1945'te kurulan dünya düzeninin önemli yapılanmalarından biri olan DSÖ'nün de zayıflamasına neden olan politikalar takip ettiğini hatırlatarak, "Neden ABD böyle yapıyor ya da Trump yönetiminin ne yapmak istediği tam olarak da anlaşılabilmiş değil. Ancak kurumlardan ayrılmak yerine kurumları yeniden dizayn etme politikası olsa belki daha faydalı olurdu. ABD'nin bu kurumdan çıkmış olması hem ikili anlamda ABD-DSÖ hem de dünya genelinde olumsuz bir izlenim veriyor. Bu konuda ABD'nin yanlış karar aldığı yönünde ABD içinde de tartışmalar var ve tartışmalar bunu destekliyor ama yönetimler böyle kararlar alır. Belki Trump seçimleri kaybederse bir sonraki devlet başkanı tekrar DSÖ'ye girebilir onda bir sorun yok." ifadelerini kullandı.

Haber: Tuğçe Akkaş