AB'de yeni salgın korkusu aşı onayını gölgede bıraktı

AB'de yeni salgın korkusu aşı onayını gölgede bıraktı

Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

Avrupa Birliği (AB) İlaç Ajansı, BioNTech ve Pfizer'in geliştirdiği yeni tip koronavirüs (Covid-19) aşısına hafta başında verdiğine onayla kıtada salgına karşı mücadelede yeni bir sayfayı açtı. Yaşlı kıtada yeni yıl öncesinde kitlesel aşılama çalışmasına başlanması bekliyor.

Geçen hafta açıklama yapan Almanya Sağlık Bakanı Jens Sphan "Hedefimiz Noel öncesi bir onay almak. Bu yıl bitmeden aşılamaya başlamak istiyoruz." derken, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de sosyal medya üzerinden "Avrupalılar 2020 bitmeden aşılanmaya başlayacak gibi görünüyor." mesajını paylaşmıştı.

YA ÇİFTE ZAFER YA KATMERLİ YENİLGİ

Avrupa İlaç Ajansı'nın (EMA) beklenen kararına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Batı basın sürecinin iyi yönetilmesi halinde hem halk sağlığının hem de ekonominin düzlüğe çıkacağını ileri sürerken, başarısız olunmasını durumunda ise "katmerli yenilgi" yaşanacağı öngörüsünde bulunuyor. Eurotopics sitesinin aktardığına göre, İtalya'nın ünlü gazetelerinden La Republica kıtada yaşanması muhtemel senaryolara dair şu uyarılarda bulundu:

"AB, yüz yılda bir yaşanan bir meydan okumayla karşı karşıya. Altı ile yedi ay içerisinde, milyonlarca insanın yeni tip koronavirüse karşı aşılanması gerekiyor. Bu girişimden alnımızın akıyla çıkacak olursak virüsün yayılmasının önüne bir set çekmiş olacağız ve üye ülkelerin ekonomik olarak toparlanması hız kazanabilecek. Buna karşın bu girişim başarısız olduğu takdirde, işte o zaman sağlıktan, ekonomiye uzanan olumsuz etkilerden oluşan bir domino düzeni korkunç sonuçlar doğuracaktır."

HEVESLERİ KURSAKTA BIRAKAN GELİŞME

Avrupa İlaç Ajansı'nın aşıya verdiği onay henüz tazeliğini korurken İngiltere'de yaşanan gelişmeler sonrasında sevinç yerini gergin bir bekleyişe bıraktı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, yaptığı açıklamada ülkenin güneydoğusunda Covid-19'un daha hızlı yayılan yeni bir türünün keşfedildiğini duyurdu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de yaptığı açıklamada mutasyon geçiren türün yüzde 70 oranında daha hızlı bulaş gösterdiğine işaret ederek AB'den daha fazla kontrol talep etti. Örgüt ayrıca, yeni gelişmeler yaşandıkça kuruma üye devletleri ve halkları haberdar edeceği sözünü verdi. DSÖ ile Londra yönetiminden gelen açıklamalar sonrasında Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Avusturya, Hollanda ve İrlanda, İngiltere ile uçuşları askıya aldığını duyurdu.

AB üyesi ülkeler alarm durumuna geçerken İngiltere'nin ünlü gazetelerinden The Guardian "Hükümet yine geç kaldı" başlıklı haberinde "Yeni felaketin müsebbibi, son mutasyondan daha çok Londra hükümeti" diye yazdı. Haberde daha önce sürü bağışıklığı yöntemi ile başarısız bir sınav veren hükümete dair şu eleştiriler sıralandı:

"Başbakan daha hızlı harekete geçmeliydi. Yeni tip koronavirüs vakalarının hızla artmasının nedenini başbakan tam olarak anlamamış olabilir, ama birçok bakan bir haftadır yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu biliyordu. Hükümet bu yıl üçüncü kez gerçeklerle yüzleşmekten ve gerekli önlemleri almaktan kaçındı; ta ki artık her şey için çok geç olana kadar. Bu gecikmeler binlerce insanın hayatına mal olmakla kalmadı, iş birliği için gerekli olan güveni de sarstı. Bir kaosun içinde bulunmamızın tek açıklaması mutasyon geçiren virüs olamaz ve kesinlikle yaptığımız hataların üstünü örtemez."

BREXIT'İN KISA BİR FRAGMANI

İngiliz basını hükümetin sağlık politikalarını hedef tahtasına koyarken, Avrupa'nın önde gelen gazeteleri ise "Brexit sürecinin ön gösterimi" benzetmesinde bulundu. "Korona farkında olmadan Britanyalılara sert bir Brexit'in iyi bir şey olmadığını gösterdi." diyen De Tijd makalesinde "Şu anda koronavirüsün yaptığı, henüz planlanmamış az çok sert bir Brexit'in yapacaklarına eş değer." ifadeleri kullanılırken, Almanya'nın Taz gazetesi ise farklı bir bakış açısıyla şunları kaydetti:

"Londra ile Brüksel arasında seyahatin tümden yasaklanması, ortak noktaları ve uzlaşma yollarını tartışmak için gerekli olan derinlemesine müzakerelerin yapılmasını imkânsız hale getirdi. Yani Brexit anlaşması yeni korona kısıtlamalarının ilk kurbanı diyebiliriz. Öte yandan anlaşmasız bir ayrılık ihtimali, virüsle mücadelenin gerektirdiği kısıtlamalarla zaten en kötü sonuçların yaratacağı dehşeti hafifletmiş olacak. Anlaşmasız bir ayrılıkla ilgili önlemler zaten iki tarafta da hazır. Avrupa ile Britanya şimdi bu önlemleri devreye sokmalı ve sadece pandemiye yoğunlaşmalı. Aksi takdirde ticaret kısıtlamalardan kurtarılması gereken bir ekonomi de kalmayacak ortalıkta."