5 soru 5 yanıtta Çin-AB anlaşması

5 soru 5 yanıtta Çin-AB anlaşması

Haber / Analiz: Gökhun Göçmen

Çin Halk Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği (AB), 2014 yılından bu yana devam eden ticaret müzakerelerini dün imzaladıkları Kapsamlı Yatırım Anlaşması (CAI) ile taçlandırdılar. Görüntülü konferans yoluyla gerçekleşen törene Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa Komisyonu Başkan Ursula von der Leyen katıldı. AB'nin resmi sitesinden yapılan açıklamada, anlaşmanın hayata geçmesinde aktif olarak rol alan AB Dönem Başkanı ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'e özel teşekkür edildi.

Eurostat verilerine göre, 2019'da karşılıklı ticareti 650 milyar doları bulan Çin ve AB arasındaki Kapsamlı Yatırım Anlaşması etkisini hem ekonomik hem de siyaseti alanda hissettirecek. Anlaşmaya dair merak edilen soruları dikkatinize sunuyoruz:

ANLAŞMA HANGİ KONULARI KAPSIYOR?

AB'nin sitesinde yer alan açıklamada Kapsamlı Yatırım Anlaşması'nın ticaret ve yatırım ilişkilerinin yeniden dengelenmesine hizmet edeceği belirtildi. Açıklamada Çin'in AB yatırımcılarına pazarını görülmemiş düzeyde açacağı savunulurken "Bu, AB işletmelerine kesinlik ve öngörülebilirlik sunacak." denildi.

Çin'in devlete ait işletmelere verdiği sübvansiyonlar konusunda şeffaf bir tutum alacağını ve pazara girmek isteyen şirketleri teknolojilerini paylaşmaya zorlamayacağını iddia eden açıklamada, Beijing'in iş yaşamında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün sözleşmesini etkin şekilde uygulayacağı aktarıldı. Anlaşmada ayrıca Beijing ve Brüksel yönetiminin Paris İklim Anlaşması başta olmak üzere doğayı koruyacak önlemler noktasında iş birliğine devam edeceklerinin altı çizildi.

Çin resmi makamları henüz açıklamanın tam metni yayımlamazken, ülke medyasında Çin liderinin anlaşma öncesi Almanya lideri Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ile yapılan görüşmeye dikkat çekti.

ANLAŞMAYA DAİR TARAFLAR HANGİ AÇIKLAMALARI YAPTI?

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, "Yatırım anlaşması Çin'in yüksek dereceli dışa açılma konusundaki kararlılığını ve kendine güvenini kanıtlıyor. Anlaşma, pazara erişimi daha büyük kılacak, daha iyi bir iş ortamı, daha kurumsal garantiler ve çift yönlü yatırım için daha parlak bir iş birliği perspektifi sunacak." ifadelerini kullanırken, Avrupa adına ilk açıklama Ursula von der Leyan'den geldi. 

AB Komisyonu Başkanı Leyen sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada "Salgın sonrası dünyanın AB ile Çin arasında güçlü bir ilişkiye ihtiyacı var. Bu, ticaret ve yatırımda da iş birliği ve güven gerektirir. AB, dünyadaki en büyük tek pazara sahiptir. İş yapmaya açığız ama karşılıklılık, eşit şartlar ve değerlere bağlıyız. Bugün, AB ve Çin, daha dengeli ticaret ve iş fırsatları için bir yatırım anlaşması üzerinde prensip olarak müzakereleri sonuçlandırdı." mesajını paylaştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise anlaşma sayesinde "Avrupa'nın egemenliğini pekiştirdiği" yorumunda bulundu.

ABD'NİN ANLAŞMAYA DAİR TUTUMU NASIL OLACAK?

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) henüz Beijing ve Brüksel hattında atılan imzalara dair bir açıklamada bulunmamış olmasına rağmen uluslararası kamuoyu Beyaz Saray'a çıkmak için gün sayan Joe Biden yönetiminin anlaşmadan rahatsız olacağını dile getiriyor. Zira, Biden daha önce yaptığı açıklamada Avrupa'ya "Çin'in ticari meydan okumalarına karşı stratejik iş birliği" çağrısında bulunmuş, Biden'ın Ulusal Güvenlik Danışması Jake Sullivan ise sosyal medya üzerinden Kapsamlı Yatırım Anlaşması'na dair "Biden-Harris yönetimi Avrupalı partnerleri ile Çin'in ekonomik pratiklerinin yarattığı endişeleri konuşmaktan memnun olacaktır." değerlendirmesini yapmıştı.

Avrupa kamuoyu ise Trump yönetimi sırasında imzalanan ve Biden'ın da devam ettireceği Ticaret Anlaşması Faz-1 dolayısıyla şirketlerinin önceliğini kaybettiğini anımsatarak, Çin pazarına tekrar adil şartlarda erişeceklerini savunuyor.

ANLAŞMANIN BENZERLERİNDEN FARKI NEDİR?

Çin, geride bıraktığımız aylarda dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşması olarak bilinen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasının öncülüğü yaparak küresel arenada öne çıkmıştı. Buna karşın Çin'in AB ile imzaladığı anlaşma Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık'tan farklı olarak yatırım konularını da kapsamakta. South China Morning Post sitesinin haberine göre, anlaşmanın iki düzineden fazla yatırım alanını düzenlemesi bekleniyor. Benzer şekilde, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık iklim ya da çalışma hayatına ilişkin referanslarda bulunmazken, Kapsamlı Yatırım Anlaşması'nda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gibi kurumların altı çiziliyor.

Öte yandan Çin ile AB arasında imzalanan Kapsamlı Yatırım Anlaşması'nın, Beijing ve Washington arasındaki Ticaret Anlaşması'na nazaran daha fazla yapısal konulara eğildiği dikkat çekmekte.

ATILAN İMZALARIN ARDINDAN SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?

Çin ile Avrupa arasındaki anlaşmanın hayata geçmesi Avrupa Komisyonu ve Parlamentosu'nda onaylanması gerekiyor. Bu nedenle gerek Çin lideri Xi Jinping gerekse Avrupalı muhatapları iş birliği ve diyalog çağrılarını yineliyor. Bu bağlamda Avrupa Komisyonu Başkanı Michel, Çin Cumhurbaşkanı Xi'nin 2021'de yapılmasını teklif ettiği AB-Çin Liderler Zirvesi'ni anımsatırken, Brüksel yönetiminin 2022 yılında başkanlığı alacak Fransa'nın önderliği altında da ikili ilişkilerin takipçisi olacağına değinildi.