Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan önemli açıklamalar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan önemli açıklamalar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. 

Bakan Koca'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bugün Van'daki incelemelerimizi ve çalışmalarımızı tamamladık. Van'ı merkez alarak devamında Muş ve Hakkâri'deki mevcut durumu detaylarıyla değerlendirdik. Bu illerimiz hakkındaki önemli haberleri sizinle paylaşacağım.

Koronavirüsün kesin tedavisi henüz bulunamamıştır. Ülkemiz tedavi açısından en başarılı ülkeler arasına girmiştir. Vefat oranımızı düşük seviyelerde tutmayı başardık.

Alınan sıkı önlemler sayesinde vaka sayısını azaltmaya başlamıştık. Kısıtlamaları katı şekilde sürdürmek hiçbir ülkede mümkün olmamıştır.

Bizde de tedbir dönemi başlatmıştık. Burada önemli olan kontrollü hayat tarzı ile asgari seviyede tutmaktı.

Orta Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz sıkı aile bağlarımızla öne çıkarken tedbirlerin göz ardı edildiği ve dolayısıyla vaka artışının yüksek seyretmeye başladığı iller olarak öne çıktı.

Bazı illerimizde hızlı hasta artışından kaynaklanan sorunlar gördük. Sıkıntı yaşayan illerimizle bizzat ilgilendim. Artışta etkili olan nedenleri gözden geçirdik.

Biraz önce ifade ettiğim üzere Van'ı merkez alarak Bitlis, Muş ve Hakkâri'yi değerlendirdik.

Vaka sayımızda yüzde 100'e varan, son hafta ise yüzde 17 artış yaşandı. Muş'ta son haftada yüzde 8 azalma olarak görüldü. Hakkari'de yüzde 38 olan vaka artışı sabit kaldı. Bitlis'te yüzde 9 düşen vaka sayımız son hafta sabit kaldı.

65 yaş üstünde; Van'da dört kat, Bitlis, Hakkâri ve Muş'ta üç kat gördük. Büyüklerimizi koruma konusunda çaba göstermeliyiz.

TÜRKİYE'DE DOLULUK ORANLARI

Türkiye genelinde baktığımızda yatak doluluk oranımız yüzde 52, yoğun bakım yüzde 67. Bu anlamda herhangi bir sorun olmadığını söyleyebiliriz. Öncelikli hedefimiz hasta artışını durdurmaktır.

Alacağımız tedbirlerle bir tek hasta kalmayıncaya kadar birlikte mücadeleye devam edeceğiz.

Vatandaşlarımıza bir kez daha hatırlatmak istiyorum. En fazla riske maruz kalanlar sağlık personelimiz. Mücadele esnasında çok sayıda hastalarımız oldu, kayıplarımız oldu. Bu fedakârlıkların, dikkatsizliğe feda edilmesini bekleyemeyiz. Vatandaşlarımızın ihmalleri bizi çok üzüyor. Lütfen tedbirler noktasında dikkatli olalım.

GRİP AŞISI TEDARİĞİ

Özellikle bu yıl dünyada grip aşısına eğilim ve talebin daha fazla olduğunu görüyoruz. Üretim yapan firmaların sayısı belli. Yüzde 20 oranında artıyor ama talep bundan çok öte. Ülkemizde ise bu anlamda geçen yıl talep ettiğimiz aşıdan daha fazlasını tedarik etmek üzere yoğun bir çaba içindeyiz. Ve zannediyorum geçen yılların 4 katı oranında bu tedavisi sağlama noktasında bir sonuç elde etmiş olacağız.

Bilim kurulumuz, zorunlu grip aşısı kimlere yapılır şeklinde bir çalışma yapıyor. Onu, önümüzdeki günlerde açıklamış oluruz. Riskli olan, mutlak yapmasını düşündüğümüz hastalara yapma noktasında sorun olmadığını söyleyebilirim. Bölge içinde yaşlı oranının yüzde 4,9 olduğunu biliyoruz. Bölgede riskli hastalara grip aşısını eriştirme noktasında sorun yaşamayacağımızı rahatlıkla söyleyebiliriz.

Geçen hafta 6 ille yapılan değerlendirme sonrası yüzde 30-70 oranında hasta sayısının azaldığını söylemiştim. Bu hafta boyunca yine bütün illerimizde bu azalışın kısmen devam ettiğini, kimisinde stabil kaldığını ama yükselen bir ilimizin olmadığını söyleyebilirim; altı il için söylüyorum.

Şu dönemde pandemi hastanesine ihtiyaç yok. Heybeliada'daki hastane kullanılabilir durumda değil. Pandemi hastanesi için gündeme geldi. Ama şu anda ilave hastaneye ihtiyaç yok.

Pandeminin yaşandığı bu dönemde, 83 milyon herkes tedbirlere uymak zorunluluğu hissediyor olmalı. Çünkü hiç kimsenin pandemiyle mücadelede dışarıda kalmaya hakkı olamaz. Özellikle sorumluluk sahibi olan kişilerin, milletvekili olabilir, yönetici de olabilir, sorumluluk sahibi kişilerin daha ciddi anlamda sorumluluğunun yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum.

"PANDEMİ HASTANESİNE İHTİYAÇ YOK"

Şu dönemde pandemi hastanesine ihtiyaç yok. Heybeliada'daki hastane kullanılabilir durumda değil. Pandemi hastanesi için gündeme geldi. Ama şu anda ilave hastaneye ihtiyaç yok.

Pandeminin yaşandığı bu dönemde, 83 milyon herkes tedbirlere uymak zorunluluğu hissediyor olmalı. Çünkü hiç kimsenin pandemiyle mücadelede dışarıda kalmaya hakkı olamaz. Özellikle sorumluluk sahibi olan kişilerin, milletvekili olabilir, yönetici de olabilir, sorumluluk sahibi kişilerin daha ciddi anlamda sorumluluğunun yerine getirmesi gerektiğini düşünüyorum.

AŞI ÇALIŞMALARINDA SON DURUM

Almanya'daki çalışma Pfizer'ın çalışması. Bu çalışmasıyla ilgili Faz3 çalışmasına kadar gelmiş oldular. Bu Faz3 çalışması Türkiye'de de başlandı. Türkiye'de 10'a yakın üniversitemiz bu çalışmayı bakanlığımızın izin vermesiyle başlatmış oldu. Çin'de aşıyla ilgili dosyası aşı bilim kurulu tarafından yeterli görülen, Faz1 Faz2 çalışmaları yapılıp uygun görülen, Faz3 çalışması için de müracaat edildi. Bakanlık olarak da izin verdik. Yine 10 merkezde faz 3 çalışması başlamış oldu.

Biz niye izin veriyoruz? Faz 1 Faz 2 insan çalışmaları yapılmış olan, daha geniş insan topluluğuna ve birden fazla ülkede yapılma zorunluluğu olduğu için biz özellikle insanımıza, Türkiye'de genetik farklılık olmak üzere bu aşıların etkisini bilmek istiyoruz. Çünkü ona göre de aksiyon almak istiyoruz.

Aşı bilim kurulu değerlendirmesini yapmış olur, muhtemelen önümüzdeki hafta Rusya'daki aşının Faz3 çalışmasına izin verebiliriz. Türkiye'de yaptığımız 13 aşı çalışması var. Bu aşı çalışmaları Faz 1'e kadar gelmiş oldu ama başlamadı. Zannediyorum önümüzdeki haftalar faz 1 çalışması başlayabilir. Ama aşının ortaya çıkması sanırım 2021'in başlarında olur. Muhtemelen nisan mayıs haziranda birkaç çalışma sonuçlanabilir."

Kaynak: Hürriyet