Yüksek teknoloji istikrar sağlayacak

Yüksek teknoloji istikrar sağlayacak

Amerikalı ünlü siyaset bilimci Samuel Huntington "Modernite istikrarı, modernleşme ise istikrarsızlığı doğurur." ifadesini kullanmıştı. Hungtington'ın bu ifadesi çok sayıda Batılı düşünürler buradan yola çıkarak Çin'in modernleşme sürecinde yönetim krizi yaşadığını iddia ediyor.

Yönetim sistemleri aynı zamanda ülkelerin tarihi ve evrimi ile ilgili olarak kendine özgü olmak zorundadır. Çin modernleşme ve yönetimin modernizasyonuna geç atılmış bir ülke olarak yıllar boyunca yoksulluk ve parçalanma ile mücadele etti. Bu nedenle Çin'in tepeden aşağıya değişmesi için güçlü bir liderliğe ihtiyacı vardı.

BATI'NIN ENDİŞESİ

Batılı eleştirinin temelinde ise Çin'in zayıflığından dolayı tek parti yönetimine ihtiyaç duyduğu, batı tipi demokrasiden yoksun Çin yönetiminin kırılgan ve istikrarsız olduğu ileri sürülüyor.

Çin Komünist Partisi'nin 19. Merkez Komitesi Dördüncü Genel Kurulu'ndan çıkan yönetimin modernleştirilmesi ve yönetişimin modernizasyonu iradesine atıfta bulunan Batılı gözlemciler Çin'in yüksek teknoloji aracılığı ile toplum üzerinde kontrolü sıklaştıracağını söylemekte gecikmediler. Buna karşın Batı'nın sözde evrensel değerleri kendilerinin ekonomik aşınması ile sonuçlanırken Çin'in yükselişi ise ezber bozdu.

İSTİKRAR KİLİT ÖNEMDE

Batı'nın gözünde sorun Çin'in yönetim sisteminin kendi sistemlerinden farklı olması. Kendi standartlarına uymayan Çin'in hata yaptığını düşünen bu aktörler Çin modelinin gelişmekte olan ülkelere de örnek olmasından kaygı duyuyorlar. Bu durum Huawei'ye uygulanan baskı ve Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nin hayata geçme sürecinde net olarak görüldü.

Sistemlerin ne olduğundan bağımsız olarak yönetişim her yerde ulusal kalkınmayı ve halkın yaşam standartlarının yükseltilmesini önceler. Gelişmekte olan ülkeler için istikrar sağlandığı takdirde, refah dağılımındaki eşitsizlik giderilir, ekonomik canlanma görülür ve yönetimin etkinliği kanıtlanır.

ÇİN BATI'NIN KOPYASI OLMAYACAK

Çin, geride kalan yıllarda çok sayıda baskı ile karşılaştı. Devlet şirketlerindeki reformun yol açtığı işsizlik dalgasından, çevre kirliliğine ya da terörizmde teknoloji kaynaklı yavaşlayan ekonomiye kadar bu yelpazeyi genişletmek mümkün. Çin liderliği bu süreçte verdiği sözleri yerine getirmeye çalışırken Amerikalı siyasetçiler ise sürece kendi çıkarları için dâhil olmak istedi. Teknolojinin yönetimin modernleştirilmesi konusuna gelince bu noktada Beijng muhtemelen Batı'ya öncülük edecektir.

Çin ile Batı arasındaki sistem farklılığının çok fazla vurgulanmasına gerek yok ve Batılılar Çin'in onlara benzeyeceği rüyasından uyanmalı.

Kaynak: Global Times / Wang Wenwen