Yorum:Hong Kong'da şiddet ve kaosun durdurulması, mevcut kamuoyunun acil bir talebidir

Yorum:Hong Kong'da şiddet ve kaosun durdurulması, mevcut kamuoyunun acil bir talebidir

ABD Senatosu'ndan geçen "Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası" adlı tasarı Çin'in içişlerine kabaca karışarak radikal ve şiddet eylemcilerine destek vermektedir.Çin'in tasarıya kararlılıkla karşı çıktığı ve kınadığı belirtildi.

Aslına Hong Kong'un karşılaştığı sorunlar "insan hakları" ve "demokrasi"yle alakalı değil. Hong Kong'da şu an en acil görev şiddet ve kaosun durdurulması, düzene yeniden kavuşulması ve hukuk önceliğinin korunmasıdır. ABD tarafının ezici yaklaşımı, hukukun üstünlüğünü çiğniyor ve halkın taleplerini ihlal ediyor. Bu tür davranış halkın gönülünü kazanamayacak ve başarısızlığa mahkum olacaktır.

Şiddet faaliyetleri uluslararası toplumun ortak düşmanıdır, şiddet ve kaosun durdurulması ise uluslararası toplumda varılan fikir birliğidir. ABD'nin "Wall Street İşgali" kampanyasından Londra'daki büyük isyanlara, iki ülkenin hükümetleri polisi zorlu önlemler almak için harekete geçirmek konusunda tereddüt etmediler. Son zamanlarda, İspanyol ve Şili makamları da şiddet eylemlerini fikir birliğiyle tutukladılar. Bu, şiddet ve kaosun durdurulması dünyaca kabul edilen bir kural olduğunu gösteriyor.

Geçen 5 aydan uzun süre içerisinde şiddet eylemlerine başvuran çeteler, hukukun üstünlüğü ve toplumun düzenini ciddi bir şekilde çiğneyerek Hong Kong'daki refah ve istikrarını ciddi bir şekilde bozdurdu ve "bir ülke iki sistem"in kırımızı çizgisine meydan okudu.

Hong Kong'daki polis makamlar, bu durumda hep görevlerini özenle yerine getirerek yasaları uygulayarak profesyonelliği, rasyonelliği ve temkinini korumaktadır.

Ancak, ABD'nin onayladığı Hong Kong'la ilgili yasa tasarısı ise doğru ve yanlış arasında bir ayrım yapıp şiddet çetelerinin eylemlerini destekleyerek Hong Kong'un istikrarını koruyan şahıları yaptırımla tehdit etmektedir. ABD'nin Hong Kong'u kaosa sokma ve Çin'in gelişmesini engellemeyle ilgili kötü niyeti son derece belirgindir.

Gerçekler karşısında, giderek daha fazla Hong Konglular uyanık hale gelip danayışma içinde "kara şiddete" karşı çıkmaktalar. Son günlerde bir sürü Hong Konglu, barikatları ve çöpleri temizlemek için sokaklara döküldüler, aynı zamanda evlerinin yeniden inşa edilmesi ve düzene yeniden kavuşturulması için güçlü dileklerini iletti. Hong Konglular ayrıca polis makmalarını desteklemek, hukukun üstünlüğü ve huzuru korumak için defalarca miting yaptılar.

22 Kasım sabahı, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya da dahil olmak üzere 28 Avrupa ülkesinde yaşayan Çinliler'in temsilcileri, polisin şiddeti durdurma çabalarını desteklemek için Hong Kong'a özel bir gezi yaptılar.

26 Kasım'ın saat 7:00'e kadar, "Hong Kong'u Koruyan Büyük İttifak" tarafından başlatılan "kara şiddete karşı, maske takma yasağı ve evleri koruma" başlıklı bir çevrimiçi etkinliğie katılan kişi sayısı 1.3 milyonu aştı.Tüm bunlar, Hong Konglular'ın şiddetin yaygınlaştırılamsının getirdiği dev acılara dayanamayıp Hong Kong Özel İdari Bölgesi (SAR) yönetimi ve polis makamlarının şiddet ve kaosı durdurma çabalarına somut hareketlerle destek vermekte olduklarının yansımasıdır.

Beş aydan beri, radikal eylemciler yurt dışından gelen güçlerin desteği ve kışkırtmasıyla daha kibirli hale gelerek insan kötülüğünün en uç noktasına doğru kayıyor. Hafif bir vicdanı olan herkes kesinlikle buna dayanılmaz

Fakat ABD'deki bazı şahıslar, şiddet çetelerinin kötü eylemlerini hiçe sayarak söz de "yasa tasarısı" yoluyla çetelere "insan hakları" ve "dekomrasi" kazanmaya çalışmaktadır. Bu tür davranış insanlık dışı ve soğuk kanlıdır.

Son günlerde, Hong Konglular, şiddet çeteleri tarafından öldürülen masum vatandaşlar için yas tuttular, katillerin tutuklanması ve cezalandrılmasıyla ilgili isteğinde bulundular. Onlar, "ahlaki alt çizgiye dokunulmaz " seslerini ortaya getirdi.

Çok sayıda kanıt, Hong Kong'da yaşanan kaosların esasen dış güçler ve Çin karşıtı ve Hong Kong'u kaosa sokan unsurlarının ortakalaş komplo ettikleri bir "renk devrimi"nin Hong Kong verisyonu olduğunu gösteriyor.

Çok sayıdaki Hong Konglu, "renk devrim" dalga yarattığı yerin iyi bir sonunca varamacağını belirterek "fırtınadan sonra sadece derin yaralar ve felaketler var" ifadesinde bulundu. 7 milyon 500 bin Hong Konglular'ın içinde bulunduğu 1 milyar 400 milyon Çinli, "renk devrimi"nin kabusunun Hong Kong'da sahnelenmesine aslâ izin vermeyecek. ABD'daki bazı siyasetçilerin kendi çıkarları için ortaya koyduğu sözde "yasa tasarı" aslâ başarıya varmayacaktır.

Şu anda, Hong Kong'daki adalet güçlerinin şiddet eylemlerine gittikçe artan bir caydırıcılık ve darbe yaratmakta olduğu son derece memnuniyet vericidir. ABD'den bazı şahılara, şiddet eylemlerini desteklemeyi derhal durdurmaları ve Hong Kong meselesini Çin'in iç işlerine müdahale etmekte vazgeçmesi tavsiye edilir. ABD kendi yolunda ısrar ederse, Çin buna karşı koymak için etkili tedbirler alacak!

CRI:Xu Yanqing