Yorum: Yalan bağımlısı Amerikan siyasetçiler senaryolarını sürdüremeyecekler

Yorum: Yalan bağımlısı Amerikan siyasetçiler senaryolarını sürdüremeyecekler

Avustralya'da yayın yapan The Sydney Morning Herald gazetesinde 7 Mayıs'ta, "Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) virüsün Wuhan'daki laboratuvardan sızdığı şeklindeki asılsız iddiasından kaygı duyuyor" başlıklı bir yazı yayımlandı. Yazıda, kısa süre önce yerel basında yer alan "Covid-19'un Wuhan Viroloji Enstitüsü'nden sızdığı" iddiasını ileri süren sözde Beş Göz İttifakı'na ait gizemli dosyanın, aslında sağdan soldan toplanan haber parçalarına dayanılarak oluşturulduğuna işaret edildi. Yazıda ayrıca, Avustralya hükümeti ve istihbarat kuruluşunun üst düzey kadrolarının, sözde gizemli dosyanın aslında ABD'nin Canberra Büyükelçiliği'nde görevli bir kişi tarafından basın kuruluşlarına bilerek sızdırıldığından şüphelenildiği ifade edildi.

Bunun dışında, ABD'nin Avustralya'daki diplomatlarının yerel basın kuruluşlarına sahte bilgiler vererek, Çin'e saldırmayı hedeflediğine ilişkin haberler de yayımlandı. Almanya'da yayın yapan NDR Televizyonu tarafından 7 Mayıs'ta yayınlanan habere göre, Almanya Federal Haber Alma Servisi, Beş Göz İttifakı'na üye ülkelerin istihbarat kuruluşlarına söz konusu gizemli dosyayı sordu ve onlardan gelen cevap ise bu konudan haberdar olmadıklarıydı.

Amerikan siyasetçiler neden alenen yalanlar söyleyebiliyor? Çünkü onların ellerinde Covid-19'un Wuhan'daki laboratuvardan çıktığına dair kanıtlar yok. Ama ABD yalanlarının inandırıcılığını artırmak amacıyla müttefiklerini kullanarak, sözde gizemli Beş Göz İttifakı dosyasını yarattı. Ancak ABD'nin müttefikleri onunla beraber bu oyunu oynamak istemedi.

Öte yandan ABD'de "sahte yardım" komedisi sahnelendi. Amerikan makamları 6 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, dünya sağlık alanına destek vermek ve mültecilere yardım etmek amacıyla 130 milyon ABD doları yardım sağlayacaklarını, böylece ABD'nin taahhüt ettiği yardımın 900 milyon doları aşmasının beklendiğini belirtmişti. Ancak ABD'nin defalarca iddia ettiği uluslararası yardımların gerçek olmadığı ortay çıktı. Çin, "Bir kuruş bile görmedik." şeklinde bir açıklama yaptı. Filistin'in Fransa Büyükelçisi de hiçbir kuruş almadıklarını belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de, ABD'nin yardımlarının hiç umurlarında olmadığını kaydetti.

ABD bir yandan yalan haberler uyduruyor, diğer yandan da Çin'i karalamaya çalışıyor. The Washington Post gazetesinde yer alan habere göre, ABD Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi Parti lideri Kevin Owen McCarthy, 7 Mayıs'ta partilerine bağlı "Çin'le ilgili özel çalışma grubu"nun oluşturulduğunu açıkladı. Grup, Çin'in ABD yönetimi ve müttefiklerine oluşturduğu sözde ekonomik tehdit ile teknik avantaj kazanma çabaları ve Covid-19'un kaynağı ile yayılmasında oynadığı rol hakkında inceleme yapmayı amaçlıyor. Üstelik bundan önce Cumhuriyetçi Parti tarafından hazırlanan ve seçim stratejisini içeren 57 sayfalık bir belgede, Cumhuriyetçi Parti adaylarına, seçmenlerin salgınla ilgili sorgulamaları karşısında sorumlukların nasıl Çin'e atılacağı bilgisi sunulmuştu.

Covid-19 pandemisinin ortaya çıkmasından bu yana, bazı Amerikan siyasetçiler yalan haberler uydurarak, sorumluluklarını Çin'e atmak için her türlü yönteme başvurdu ve başka ülkeleri de bu komplolarına alet etmeye çalıştı. Belli ki, onların girişimleri uluslararası kamuoyunda yanıltıcı, kışkırtıcı ve yıkıcı bir rol oynuyor.

Amerikan siyasetçilerin kendi yazdıkları, yönettikleri ve oynadıkları bu senaryo, gerçekler karşısında devam edemiyor. Vicdan yoksunu Amerikan siyasetçilerin 78 bin can kaybı karşısında artık kendilerine gelmesi lazım.