Yorum: Salgın konusunda Çin'e açılan haksız davalar suya düşecek

Yorum: Salgın konusunda Çin'e açılan haksız davalar suya düşecek

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) basınında yer alan haberlere göre, ABD'de yeni koronavirüs (Covid-19) salgınından faydalanarak Çin'i haksız yere suçlayan birçok dava açıldı. Bu davalarda, bazı Amerikalı avukatlar ile Missouri eyalet yönetimi ve Mississippi eyalet yönetimi davacı olurken, Çin hükümeti ve Çin hükümetine bağlı ilgili birimler davalı oldu. ABD'nin iç hukuk prosedürlerini kötüye kullanarak Çin'e karşı açılan davalar, salgının siyasileştirilmesinde yeni bir oyun.

YENİ BİR OYUN

Johns Hopkins Üniversitesi'nin son verilerine göre ABD'de vaka sayısı toplam 2 milyon 890 bini ve ölü sayısı 130 bini geçti. Ülkesinde giderek kötüleşen salgın durumunu göz ardı eden bir avuç Amerikalı hukukçu ve siyasetçi, kendi ülkelerindeki salgınla mücadeleye odaklamak yerine, ABD ile salgın iş birliği yapan Çin hakkında asılsız dava açıyorlar. Bu davalar, salgını önleme konusunda başarısızlığın sorumluluğunu Çin'e atmanın yeni bir siyasi oyunu ve senaryosu oldu. ABD'de salgınla mücadeleye herhangi bir fayda getirmeyen bu davalar, salgınla mücadele küresel iş birliğini de zedeliyor.

ÇİRKİN DAVALAR MESNETSİZ

Çin hakkında açılan haksız davaların ele alınmasında, ABD Yabancı Egemen Dokunulmazlık Yasası'nı atlamak mümkün değil. Gerçi ABD Federal Mahkemesi, 1989 yılında "Arjantin ve Amerada Hess Nakliye Şirketi" adlı davada, Yabancı Egemen Dokunulmazlık Yasası'nın yabancı devletlere karşı açılan davalar için "tek temel" olduğuna açıkça karar vermiştir. Bu hukuk mantığıyla hareket edildiğinde, sözde davalı statüsünde yer alan Çin hükümeti, hükümete bağlı kamu birimleri ve Çin Bilimler Akademisi gibi kamu kurumları, ABD Yabancı Egemen Dokunulmazlık Yasası'nda "yabancı devletler" tanımlamasına uyar, bu nedenle dokunulmazlık hakkına sahip olur.

Buna rağmen az sayıda Amerikalı davacı, Yabancı Egemen Dokunulmazlık Yasası'nda "ticaret istisnası" ve "terörizm istisnası" hükümleri gerekçesiyle, Çin hükümeti ve ilgili kamu kurumlarının suçlu olduklarını ileri sürdü. Aslında Çin hükümetinin kendi içinde salgını önlemek ve kontrol etmek için alınan tedbirleri, Çin hükümetinin kamu yetkilerini kullanmak için yaptığı yönetim muameleleridir. Amerikalı davacıların haklarını ihlal etmeyen bu muameleler, ticari faaliyet niteliği taşımadığı gibi, terörizm eylemleri olarak da asla tanımlanamaz. Bu tür davaların ele alınmasında, Çin hükümetine yine de dokunulmazlık hakkı verilmelidir. Dahası, Amerikan mahkemelerinin Çin'e karşı yargı yetkisi yoktur. Çin hükümeti ve hükümete bağlı kamu birimlerine karşı açılan davalar, Çin'in egemenliğini güvenliğini ciddi şekilde ihlâl ettiği için Çin Adalet Bakanlığı, Lahey Teslimat Antlaşması'na atıfta bulunarak davaları reddetme hakkını saklı tutmaktadır.

Dışı süslü, içi boş bu davaların, herhangi bir güvenilir delili ve dayanağı yoktur. ABD mahkemelerinin, diğer ülkelerin makul salgın tedbirlerini ilgilendiren davalara bakma yetkisi de yoktur. ABD'de salgının patlak vermesi ve yayılması, Çin hükümetinden kaynaklanmadı ve Çin hükümetinin salgını önleme ve kontrol etmesiyle sebep-sonuç ilişkisi yoktur. Bu durumda ABD mahkemelerinin yapabileceği en akıllı seçim, davalı aleyhinde kararlar almak yerine, davaların düşmesini sağlamaktır. Haksız suçlamalara dayanan bu abes davalar nihayetinde bir zaman kaybı olmaktan öteye gidemeyecektir.