Yorum: Pompeo ABD'yi kara deliğe sürüklüyor

Yorum: Pompeo ABD'yi kara deliğe sürüklüyor

"O, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarihindeki en kötü Dışişleri Bakanı ve hiçbir diplomatik başarı elde edemedi."

New York Times'in internet sitesinde kısa süre önce yer alan bir yazıda, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu sözlerle eleştirildi.

Bu değerlendirme, Washington Post gazetesinin Pompeo hakkında mart ayının sonunda yayımladığı "ABD tarihindeki en kötü Dışişleri Bakanlarından biri" değerlendirmesine göre daha yerinde. Bu değerlendirmeler, ABD'de salgının gün geçtikçe daha da ciddileşmesiyle Amerikan toplumunun Pompeo'nun ABD vatandaşlarına ve ulusal güvenliğine oluşturduğu büyük zararların daha net bir şekilde farkına vardığını gösteriyor.

New York Times'in internetinde yer alan yazı, Pompeo'nun diplomatik alandaki başarısızlığının yanı sıra, yalan uydurmak yoluyla sorumluluğunu başkalarına atma ve federal kaynakları kötüye kullanma gibi girişimlerini gün ışığına çıkarttı.

Pompeo'nun bazı olağan dışı girişimleri, ABD Dışişleri Bakanlığı Başmüfettişi Steve Linnick'in dikkatini çekti. Steve Linnick ilgili durumlara ilişkin soruşturmalar başlatır başlatmaz, Pompeo da ABD Başkanı Trump'ı Steve Linnick'i görevden alma kararı için kışkırttı. Bununla ilgili olarak New York Times'ta yayımlanan yazı, Pompeo'yu ABD Dışişleri Bakanlığının bir üst düzey yetkilisine ihanet ederek, zamanının büyük kısmını ABD liderine dalkavukluk etmek için harcamakla suçladı.

Gerçi bugüne kadar hiçbir ABD Dışişleri Bakanı, Pompeo gibi hem yurt içinde hem de yurt dışında bu kadar kötü şöhretli olmamıştı. Onun için "ABD tarihindeki en kötü Dışişleri Bakanı" değerlendirmesi tam yerinde bir değerlendirme.

Avustralya'da yayın yapan Sydney Morning Herald gazetesinde bu ayın başında yer alan bir makalede ise, daha önce bir yerel basın organında Beş Göz İttifakı'nın gizemli dosyasındaki bilgiler iddiasıyla yayımlanan "Covid-19'un Wuhan Viroloji Enstitüsü'nden çıktığına" dair makalenin, aslında çeşitli yerlerden edinilen haber parçalarının birleştirilerek oluşturulduğu ortaya koyuldu. Makalede ayrıca, Avustralya hükümeti ile istihbarat kadrosunun sözde gizemli dosyayı aslında ülkelerindeki ABD Büyükelçiliğinde görevli bir çalışanın kasten verdiğinden şüphelendikleri bildirildi.

Pompeo son zamanlarda, Avustralya'nın Victoria eyaleti ile Çin arasında Kuşak ve Yol inşası çerçevesinde imzalanan iş birliği anlaşmasının ABD ile müttefikleri arasındaki telekomünikasyon güvenliğini etkilediği gerekçesiyle Avustralya'yı ABD ile arasındaki istihbarat bağını kesmekle tehdit ediyor. Pompeo aynı zamanda, Çin ile Avustralya arasındaki iş birliği projelerinin niteliğini pek bilmediğini de itiraf etti. Belli ki, Pompeo'nun gözleri hiçbir müttefiki görmüyor. Müttefik ülkeler sadece Pompeo'nun siyasi aletleri.

Bunun yanı sıra Pompeo utanmaz bir şekilde ABD'nin salgınla uluslararası mücadelede liderlik rolü oynadığını belirterek, Çin'e salgınla mücadelede sağladığı yardımların önemsiz olduğu iddiasıyla saldırıyor.

Aslında salgını en erken kontrol altına alan ülke olarak Çin, salgınla mücadelede diğer ülkelere yardım etmek için elinden geleni yapıyor. Çin'in salgınla mücadeleye küresel çapta yaptığı katkılar somut rakamlarla kanıtlanmıştır.

Çin hükümeti ve çeşitli çevrelerden şahsiyetler, insanlık ve can kurtarma saikiyle ABD'ye çok sayıda acil yardım gönderdi. ABD'nin Çin'den salgınla mücadelede elzem malzemeler satın almasına da kolaylık verildi. Çin, ABD'ye 12 milyardan fazla maske ihraç etti. Bu, her Amerikan vatandaşına yaklaşık 40 maske sağlanması anlamına geliyor. Başta Pompeo olmak üzere bazı Amerikan siyasetçiler ise, Çin'e teşekkür etmek yerine Çin'i karalamaya devam ediyor. Kendi siyasi ve özel çıkarları için Çin-ABD ilişkilerini ve iki ülke halklarının ortak çıkarlarını zedelemeye çalışıyor.

Salgının tüm dünyada ciddiyetini koruduğu günlerde Pompeo, Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) sağlanan fonun kesilmesini sağlama, salgını kullanarak İran ve Küba'da yeni insani felaketler yaratma, tüm dünyadan tıbbi malzeme çalma, Asyalıları ciddi tehditlerle karşı karşıya bırakan ırkçı iddialar yayma gibi girişimlerde bulunuyor. Bunlar Pompeo'nun bahsettiği, ABD'nin uluslararası salgınla mücadeleye yaptığı liderliğin yansımaları mı?

ABD'de salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 100 bini aştı. Pompeo, ABD'yi bir kara deliğe sürüklemeye devam ediyor.