Yorum: Orta Doğu'da gerginliğin artması kimseye yararlı değil

Yorum: Orta Doğu'da gerginliğin artması kimseye yararlı değil

İranlı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden sonra İran'ın misillemesinin nasıl ve ne zaman gerçekleştireceği tartışılmaya devam ediyor.

İran önce Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ordusunu terörist ilan etti ve ardından Amerika'nın Irak'taki Ayn el-Esad hava üssünü onlarca füzeyle vurdu. İran kaynakları saldırıda 80 Amerikalının öldüğünü duyurdu.

ABD durumu yakından izlediğini belirtirken, sivil Amerikan uçaklarının Basra Körfezi hava sahasında uçmaları yasaklandı.

ABD-İran geriliminin nasıl seyredeceğine kimse kestiremez. Ancak iki taraf maceracı eylemlere kalkışırsa intikam döngüsüne girilecek ve zaten krizlerle boğuşan Orta Doğu'da gerginlik tırmanacak. Bunun kimseye yarar getirmeyeceği açıktır.

İran'ın bugünkü misillemesinin akıllıca bir davranış olduğunu söylemek zor. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani geçen yıl yaptığı bir konuşmada, Amerikan yaptırımları nedeniyle son 40 yılın en ağır ekonomik durumuyla karşılaştıklarını belirtiyordu. İran hükümetinin önünde devalüasyon ve enflasyon gibi sorunları çözme görevi bulunuyor. Askeri misilleme kısa vadeli öfkeyi alabilir ancak İran'a uzun vadeli bir katkısı olmayacaktır.

30 yıl önce İran-Irak Savaşı'nda bir milyondan fazla İranlı hayatını kaybetti. İran, savaşın en kötü seçenek olduğunu her ülkeden daha iyi biliyor. Belki de bu sebeple İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, misillemenin ardından gerginlik ve savaş istemediklerini açıkladı. Diğer yandan, İran nükleer anlaşmadaki tüm taahhütlerini askıya almasına rağmen bazı İranlı yetkililer daha sonra konuyla ilgili ılımlı açıklamalar yaparak "nükleer silaha sahip olmaya niyeti olmadıklarını" belirtti. Bu, gelecekte diyalog ve müzakerelerin yeniden başlatılması için açık kapı bırakmaktadır.

ABD Süleymani'ye yönelik maceracı bir eylem yaptıktan sonra yalnızlaştı. İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Batılı ülkeler ABD'nin gücünü kötüye kullanmasını kınadı. Hatta ABD'nin yakın müttefiki olan İsrail de bu olayla hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı. ABD Savunma Bakanlığı'nın Orta Doğu bölgesinde askeri gücünü artmasını açıklamasından sonra ABD'de 70'ten fazla yerde protesto gösterileri düzenlendi.

Son yıllarda, ABD hükümeti Orta Doğu stratejisini gevşeterek Yemen'de iç savaşın soğumasını desteklemeye ve kademeli olarak Afganistan ve Suriye'den asker çekmeye çalışıyor. Ancak durum kontrolden çıkarsa, ABD'nin Orta Doğu'dan sağ sağlim şekilde çekilmesi mümkün olmayacak, dahası kendisine büyük riskler getirilecektir.

Irak savaşını örnek alalım. ABD ordusu, 4 binden fazla ölümle yüksek bir bedel ödedi.

ABD'de bu yıl yapılacak genel seçim ve halk arasında artan savaş bıkkınlığı arka planında, ABD Orta Doğu'da güçlü askeri güce sahip olan İran'la savaşmak istiyorsa kendisini başka bir bataklığa sürükleyebilir.

Dünyada önemli stratejik konumda olan Orta Doğu bölgesindeki durum dünyada büyük etkiler yaratır. Geçen yüzyıldaki Orta Doğu Savaşı, İran-Irak Savaşı ve Körfez Savaşı'ndan bu yüzyıldaki Afganistan Savaşı, Irak Savaşı, Batı Asya ve Kuzey Afrika'da iktidar değişimleri ve IŞİD'le mücadeleye kadar, savaş ve kargaşa bu topraklarda hiç durmadı.

Geçen 20 yılda İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü, Körfez ülkeleri, Suriye ve Yemen gibi ülkelerde nüfus alanını genişleterek Şii Hilali'ni tesis etmeye çaba göstermektedir. Bu ABD çıkarlarının Orta Doğu'daki dağılımı ile örtüşüyor.

ABD ve İran arasındaki çatışma yoğunlaşırsa, hatta silahlı çatışma patlarsa, savaş alevleri daha fazla masumun canına mal olacak. Bölgedeki ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişmeleri duracak, Orta Doğu'da barış daha da uzaklaşacak.

ABD ve İran arasındaki gerginliğin artması dünyayı endişelendiriyor. Şu anda birçok ülke Orta Doğu'daki bazı ülkelerde bulunan diplomatik kurumlardaki personelini tahliye etti veya azalttı ve ulusal seyahat güvenliği uyarıları yayınladı. Uluslararası finans piyasasında büyük şoklar yaşandı, ham petrol ve altın vadeli işlem fiyatları yükseliyor.

1970'lerde meydana gelen dördüncü Orta Doğu savaşının, gelişmiş ülke ekonomilerinin doğrudan durgunlaşmasına neden olan petrol krizini patlatmasıyla ilgili hatıralar hâlâ tazedir. Bundan ders alınması gerekir. Orta Doğu bölgesinde barış ve istikrarın korunması tüm dünya için son derece önemlidir.

ABD'de yayınlanan Foreign Policy dergisinde önceki gün yer alan makalede "Uzun yıllardan beri, ABD'nin dış politikalarında "ABD olmazsa Orta Doğu kaos içinde olur" mantrasına sıkça rastlanır, ancak mevcut duruma bakıldığında Washington Orta Doğu bölgesindeki başlıca yıkıcı olabilir" denildi.

İran şu an kendini savunmak için operasyonun sona erdiğini ve savaş istemediğini belirttiğine göre, ABD de temkinli davranarak mümkün olan en kısa sürede diyalog ve çözüm yoluna dönmelidir. Orta Doğu'daki gerilimin mümkün olan en kısa sürede soğuması rasyonel bir seçim ve tüm taraflar için acil bir görevdir.

Kaynak: CRI / Liang Xinwen