Yorum: Küresel yönetişim reformlarında Çin hem “düşünür” hem “eylemci”

Yorum: Küresel yönetişim reformlarında Çin hem “düşünür” hem “eylemci”

Son yıllarda, anti-küreselleşme ve dünya ekonomisi üzerindeki gerileme baskısının artması gibi unsurlardan dolayı, uluslararası toplumun risklerle mücadele etmesi konusunda fikir birliğine varılması giderek zorlaşıyor.

Çin, kendi kalkınma çıkarı ve uluslararası toplumun ortak çıkarını koruyarak, küresel yönetişim mekanizmasının reformlarına aktif olarak katılmakta ve bir dizi kavram, öngörü ve eylem planı ortaya koymaktadır.

Çin, ortak müzakere, ortak inşa ve ortak paylaşıma dayalı küresel yönetişim sistemi oluşturmayı ve insanlığın kader birliğini yürütmeyi amaçlıyor.

Küresel yönetişim reformlarını yürütmek konusunda Çin her zaman bir eylemcidir; 6 yıl önce Kuşak ve Yol İnisiyatifi'ni ileri sürmüş, Çin'in öncülüğünde Asya Altyapı Yatırım Bankası (AAYB) gibi yeni tip çok taraflı finansal kurumlar kurulmuştu. Enerji tasarrufu ve emisyon azaltma taahhütleri 3 yıl erken yerine getirildi. Çok taraflı kurumlarda reformların sürdürülmesine katkıda bulunuldu. Çin, somut adımlarla küresel istikrara ve gelişmeye olumlu enerji sağlıyor. Ancak şunu da vurgulamak lazım, Çin'in katıldığı ve yürüttüğü küresel yönetişim sistemi reformları, bir şeyleri yeniden başlatmak için değildir, zamana, yeniliğe ve gelişime ayak uydurmak içindir.

Mevcut durumda, uluslararası toplumun karşı karşıya bulunduğu kalkınma zorlukları gittikçe artıyor. Küresel yönetişim zorluklarının çözümü de aciliyetini koruyor.

Çin, tüm taraflarla birlikte ortak müzakere, ortak inşa ve ortak paylaşım ruhunu izleyerek, uluslararası düzenin daha adil ve makul bir yönde gelişmesi ve dünya barışı ile istikrarına kurumsal garanti sağlamak için hem "düşünür" hem de "eylemci" olmaya hazır.