Yorum: Hong Kong'la ilgili yasa tasarısı bir siyasi saçmalıktır!

Yorum: Hong Kong'la ilgili yasa tasarısı bir siyasi saçmalıktır!

Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) sözde "Hong Kong İnsan Hakları ve Demokrasi Yasası" dün imzalanıp kanunlaştırıldı. Bu girişim, Hong Kong ve Çin'in iç işlerine ciddi müdahale olarak algılandı.

Tam bir siyasi saçmalık olan söz konusu yasa tasarısı kamuoyunun talebine aykırı olurken, kararın ardından Çin'in tepkisi ve uluslararası toplumun kınaması geldi.

İlk olarak, hiçbir yasal dayanağa sahip olmayan sözde yasa tasarısı, uluslararası yasalar ve uluslararası ilişkilerin temel ilkelerine ciddi bir şekilde aykırı düştü.

Hong Kong, Çin'in bir özel idari bölgesi, bölgenin işleri Çin'in içişleri kapsamındadır. Birleşmiş Milletler Tüzüğü'nde egemen ülkelerin eşit olması, başka bir ülkenin içişlerine karışılmaması gibi ilkeler yer alıyor. ABD yıllardır uluslararası yasa ve ilkelere aykırı davranarak, yabancı şirketlere darbe indirme, yabancı ülkenin içişlerine karışma hatta yabancı hükümetleri devirme girişimlerinde bulunuyor. Hong Kong'la ilgili sözde yasa tasarısına da bu hegemonya çabası yansıyor.

İkinci olarak, ABD'nin "demokrasi" ve "insan hakları" bahanesiyle yasa tasarısını kanunlaştırması, Hong Kong'daki şiddet çetelerine açık bir destek sağladı. Ancak Hong Kong'un ekonomisi ciddi şekilde etkilendi. Verilere göre, Hong Kong'un temmuz-eylül aylarındaki gayri safi yurt içi hasılası geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 geriledi. Bu nedenle ABD'nin kötü niyetli komplosu, uluslararası toplum tarafından ciddiye alınmamaktadır.

Hong Kong'la ilgili sözde yasa tasarısı aynı zamanda ABD'nin kendi çıkarlarına zarar verecek. Yasa tasarısı uyarınca, ABD hükümeti her sene Hong Kong'a ekonomik ve ticari tercihli muamele konusunda değerlendirme yapmalıdır.

Geçtiğimiz on yılda ABD, küresel ticaret ortakları arasında Hong Kong'dan en yüksek ikili ticaret fazlasını elde etti. 2018'de bu rakam 33 milyar doları aştı. ABD'deki bazı insanların kişisel siyasi çıkarlar elde etmek için ülkenin işletmeleri ve halkın çıkarlarını görmezden gelmesi, bu kesimin bencilliğini açığa çıkardı.

ABD nasıl bir oyun oynarsa oynasın, Çin'in ulusal egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarını koruma, bir ülke iki sistem ilkesini izleme ve dış güçlerin bölgeye müdahalesine izin vermeme kararlılığı sürecektir.

Herhangi bir dış güç, Çin'in temel çıkarlarından vazgeçmesini beklememeli ve ulusal egemenliğine, güvenliğine ve kalkınma çıkarlarına zarar verecek acı zehri içeceği sanrısına kapılmamalıdır!