Yorum: Çin'in dışa açılmayı sürdürmesi, dünya ekonomisinin yararına

Yorum: Çin'in dışa açılmayı sürdürmesi, dünya ekonomisinin yararına

Çin'in en yüksek yetki organı olan Çin Ulusal Halk Meclisi'nin (ÇUHM) yıllık toplantısı dün törenle başladı.

ÇUHM'e sunulan Hükümet Çalışma Raporu'nda, dış ortamdaki değişikliklere karşı Çin'in dışa açılma boyutunun genişletileceği, sektör zinciri ve tedarik zincirinde istikrar sağlanacağı, dışa açılma yoluyla reform ve kalkınma sürecinin ilerletileceği belirtildi.

Covid-19 salgınının dünya ekonomisi ve ticaretini ciddi şekilde etkilediği bir dönemde, Çin'in verdiği dışa açılmayı genişletme ve çok taraflılığı teşvik etme mesajı, dünya ekonomisinin toparlanmasına yönelik güveni artırdı.

Çin hükümetinin çalışma raporunda dış ticarette istikrarın korunması, yabancı sermayelerin aktif şekilde değerlendirilmesi, Kuşak ve Yol projelerinin kaliteli şekilde inşa edilmesi, ticaret ve serbest yatırımın teşvik edilmesi dahil 4 konuda somut düzenlemeler yapıldı.

Bu bağlamda yabancı yatırımların erişimine ilişkin negatif liste azaltılacak, sınır ötesi hizmet ticaretine ilişin negatif liste çıkarılacak, çok taraflı ticaret sistemi kararlılıkla korunacak, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile varılan birinci faz ticaret anlaşması ABD'nin katkısıyla hayata geçirilecek.

Bu önlemler, Çin'in son yıllarda derinlemesine geliştirdiği reform ve genişlettiği dışa açılma politikalarının devamıdır. Ancak salgın ve ticari korumacılık gibi etkenlerin etkisi altında, ABD ve bazı Batılı siyasetçiler salgın durumunu siyasallaştırarak, Çin'i endüstri zincirinden çıkarmak gerektiğini söylüyorlar. Çin'i tecrit etmeyi ve dünyayı bölmeyi amaçlayan bu girişim, tipik bir soğuk savaş yaklaşımıdır.

Ekonomik küreselleşme tarihi bir süreçtir. Bu süreçte dünya çapındaki tüketicilerin çoğu daha ekonomik ve daha verimli endüstriyel zincirlerin dağılımından yararlanmaktadır. Salgının neden olduğu etki kısa vadeli olacaktır, küreselleşmenin "ana melodisi" salgında ortaya çıkan bazı "gürültüler" tarafından gölgede bırakılamaz.

Eski Dünya Bankası Başkanı Robert B. Zoellick'in dediği gibi, "Çin ekonomisiyle ayrışma bir çözüm olarak görülürse, bu gelecekte sadece sıkıntıya neden olur."

Salgın sırasında, Çin ekonomisi zaten güçlü bir direnç ve onarım gücü göstermiştir, yabancı yatırımcıların Çin'e yatırım yapmak için uzun vadeli bir isteği vardır. Çin'in dışa açılmayı kararlılıkla genişletme vurgusu çok uluslu şirketlerin Çin'e yatırım yapma konusundaki güvenini şüphesiz daha da artıracaktır. Çin, ultra büyük ölçekli pazarın ve iç talebin avantajlarını tam olarak değerlendirerek, küresel tedarik zinciri ve endüstri zincirinin güvenli bir şekilde çalışmasını sürdürerek dünya ekonomisinin toparlanmasına ivme kazandıracaktır.