Yorum: Çin-Türkiye iş birliğine siyasi engel koyulmamalı

Yorum: Çin-Türkiye iş birliğine siyasi engel koyulmamalı

Çin'in Ankara Büyükelçiliği, Türkiye Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsünün 29 Eylül'de Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkında yaptığı açıklamaları sert dille protesto etti. Uzmanlar, Çin ve Türkiye arasındaki stratejik iş birliğinin hızla geliştiği bir dönemde, bu iş birliğe herhangi bir siyasi engel koyulmaması gerektiğini savundu.

Çin'in Ankara Büyükelçiliğinin dün resmi sitesinde yapılan açıklamada, "Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü'nün 29 Eylül'de Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili olarak yaptığı açıklamaların birçok gerçek dışı bilgi içermektedir. Çin Ankara Büyükelçiliği buna kesin bir şekilde karşı çıkmaktadır. Herkes Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili temel gerçeklere saygı göstermelidir. Gerçeğe dayanmayan herhangi bir eleştiriyi hiçbir şekilde kabul etmiyoruz." denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ile ilgili konular asla insan hakları, etnik köken veya inanç ile ilgili meseleler değildir; bunlar şiddet, terör ve bölücülükle mücadele meseleleridir. Çin Hükümeti, hukuk çerçevesinde Xinjiang'da terör ve aşırıcılıkla mücadele için gerekli önlemleri alarak Xinjiang'daki güvenlik durumunu büyük ölçüde iyileşmiştir. Xinjiang'da üç senedir herhangi bir şiddet veya terör olayı meydana gelmemiştir. Uygurlar dâhil olmak üzere Xinjiang'da yaşayan tüm etnik gruplara mensup vatandaşların dini inanç özgürlüğü ve benzeri tüm hakları yasalara göre korunmaktadır. Xinjiang'da tüm etnik gruplar, huzurlu ve istikrarlı bir ortamda mutluluk içinde çalışmakta ve yaşamaktadır. "

Uzmanlar, AK Parti Sözcüsü'nün Xinjiang hakkındaki son açıklamalarının Çin-Türkiye iş birliğinin mevcut olumlu gelişme eğilimine gölge düşürdüğü gibi, iki devletin en üst liderleri arasında varılan görüş birliklerine aykırı olduğuna dikkat çekti. Son yıllarda Çin ile Türkiye arasındaki ilişkiler istikrarlı bir şekilde gelişti. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Temmuz 2019 tarihinde gerçekleştirdiği Çin gezisi sırasında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin "Tek Çin" politikasını kararlılıkla izleyeceğine, Çin'in Xinjiang bölgesinde çeşitli etnik grupların Çin'in gelişmesi ve refahında mutlu bir yaşam sürmelerinin bir gerçek olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, Türkiye tarafının herhangi bir kişinin Türkiye-Çin ikili ilişkilerini kışkırtmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

Öte yandan son bir yıl içinde Çin ve Türkiye dâhil tüm dünya ülkeleri Covid-19 salgınının yol açtığı küresel meydan okuma ile karşı karşıya bulundu. Ancak, Çin ve Türkiye, Covid-19 salgınıyla ortak mücadele konusunda iyi bir iş birliği sürdürdü. Türkiye, Çin'e maske ve koruyucu giysi gibi yardım malzemeler sağladı, Çin ise ülkesinde test reaktifleri ve tedavi edici ilaçlar satın alması için Türkiye'ye destek sağladı. Çin ile Türkiye'den sağlık uzmanları, tedavi planı ve salgının önlenmesi ve kontrolü konusunda derinlemesine görüş alışverişinde bulundu.

Şu anda, Çin'in geliştirdiği aşı, Türkiye'de Faz III klinik denemelerinden geçiyor. Önümüzdeki yıl, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 50. yıl dönümü. Çin, Türkiye ile el ele vererek, iki halka daha fazla yarar getirmek ve dünya istikrarını ve refahını oluşturmak amacıyla Çin-Türkiye stratejik iş birliği ilişkilerinin sürekli ve derinlemesine gelişimi için ortak çaba harcamakta.

Uzmanlar, Türkiye'deki bazı siyasetçilerin son yıllarda büyük devletler arasında güç rekabetinin Türkiye'ye getirdiği baskılarını hafiflettirmek ve iç seçimlerde muhalif güçlere karşı seçmenlerden daha fazla destek almak için adı geçen sorumsuz açıklamalar yaptıklarına dikkat çekti.

Ancak uzmanlar, Türkiye-Çin iş birliğinin iki ülkenin ortak çıkarlarına uyduğu gibi, iki halka yarar getirdiğine dikkat çekerek, Xinjiang hakkında yapılan herhangi bir sorumsuz açıklamanın Türkiye-Çin iş birliğinin gelişmesinin mevcut olumlu eğilimine zarar vereceğini, bu nedenle bu iş birliğine siyasi engel koyulmaması gerektiği görüşünde.

Liu Wenjun