Yorum: Çin, Japonya ve Güney Kore'den çok taraflı iş birliği vurgusu

Yorum: Çin, Japonya ve Güney Kore'den çok taraflı iş birliği vurgusu

Çin'in güneybatısında yer alan Sichuan eyaletinin merkezi Chengdu kentinde Çin-Japonya-Güney Kore 8. Liderler Zirvesi düzenlendi.

Zirvede, "Çin-Japonya-Güney Kore İş Birliği'nin On Yıllık Vizyonu" yayımlandı ve Çin-Japonya-Güney Kore ile başka bir tarafın iş birliğine ilişkin belgenin ilk fazına ait sonuç belgesi onaylandı.

Belgelerde, üç tarafın serbest ticareti ve çok taraflılığı korumak için çaba harcayacağını belirttiği vurgulandı. Ayrıca, tarafların, Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasına ilişkin görüşmelerde kaydedilen sonuçlar temelinde, Çin-Japonya-Güney Kore serbest ticaret anlaşmasına ilişkin müzakereleri ve Doğu Asya'da çok taraflı iş birliğini hızlandırmak şeklinde sinyal vermek için çalışacağı ifade edildi.

Bu yıl, Çin-Japonya-Güney Kore iş birliği mekanizmasının kuruluşunun 20. yıl dönümü. Üç ülke arasında 20 sene boyunca, 8 liderler zirvesi ile 21 bakanlar düzeyinde toplantı düzenlenerek ve 70'ten fazla diyalog mekanizması kurularak bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. Geçen sene, üç ülke arasındaki ticaret hacmi 720 milyar Amerikan dolarını, karşılıklı yatırım hacmi 11 milyar doları ve iletişimde bulunan personel sayısı ise 31 milyonu aştı. Söz konusu iş birliği, bölge ve dünya ekonomisinin büyümesini hızlandırmada ve bölgesel entegrasyon sürecine liderlikte önemli rol oynadı.

Şu an korumacılık, tek taraflılık ve zorbalığın yaygın olduğu bir küresel zeminde, dünyada önemli etkiye sahip üç ekonomi Çin, Japonya ve Güney Kore'nin eş güdüm ve müzakereyi güçlendirerek, iş birliğini yoğunlaştırması daha büyük bir önemi taşıyor.

Son liderler zirvesi sırasında üç ülke, çok taraflı ticaret sistemine desteklerini yineleyerek, RCEP anlaşmasının bir an önce imzalanması için çaba göstereceklerini ifade etti. Bu şüphesiz ki, Çin-Japonya-Güney Kore serbest ticaret anlaşmasına ilişkin müzakerelerin de hızlandırılmasına, çok taraflılık ve serbest ticaret sisteminin korunmasına ve bölgenin kalkınması ile refahının ilerletilmesine yardımcı olacak.

ÜÇ TARAFLI İŞ BİRLİĞİNİN GELECEĞİNDE SERBEST TİCARET BÖLGESİ DİKKAT ÇEKİYOR

Toplantıda yayımlanan "Çin-Japonya-Güney Kore İş Birliği'nin Gelecek On Yıllık Vizyonu" isimli belge, ileri dönemde hayata geçirilecek iş birliği projeleri için sağlam bir zemin hazırlıyor.

Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Bölgesi, iş birliğinin ağırlık merkezi olacak. Söz konusu projeyle ilgili olarak Kasım 2012 itibarıyla 16 tur görüşme gerçekleştirildi. Ancak şu an görüşme sürecinde bazı engeller mevcut. Günümüz dünya ekonomisinde bilimsel ve teknolojik devrimin yanı sıra, sanayi devriminin hızla derinleştiği bir atmosferde, Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Bölgesi'nin kurulması, hem üç tarafın kendi gelişme talepleri ile ortak çıkarlarına, hem de üç taraf arasındaki yeni iş birliğine uyuyor.

Kasım ayında yapılan RCEP görüşmelerinde kaydedilen önemli atılım da Çin-Japonya-Güney Kore iş birliğine büyük bir dinamizm sağlıyor. Üç ülke bu fırsatı yakalayıp, görüşme sürecini daha da hızlandırmalı.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 2. Çin Uluslararası İthalat Fuarı'nda yaptığı konuşmada, Çin'in daha fazla ülke ile yüksek standartlı serbest ticaret anlaşması imzalamanın yanı sıra, "Çin-Avrupa Birliği (AB) Yatırım Anlaşması", "Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması" ve "Çin-Körfez Ülkeleri İş Birliği Konseyi Serbest Ticaret Anlaşması"na dair müzakerelerin sürecini hızlandırmaya hazır olduğunu aktardı.

Çin Başbakanı Li Keqiang da, Çin-Japonya-Güney Kore İş Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, Çin'in dışa açılmayı genişletmeye devam ettiğini ve Çin'in kapısının dışa daha da açılacağını kaydederek, Japon ve Güney Koreli şirketlerin Çin'in bu adımdan yararlanmasını arzuladığını ifade etti. Bu adım, Çin'in "Çin-Japonya-Güney Kore Serbest Ticaret Anlaşması" müzakeresini hızlandırmak için attığı somut bir adım.

Birbiriyle komşu olan Çin, Japonya ve Güney Kore, Asya'da barış ve istikrarın korunmasında önemli sorumluluklar üstleniyor. Üç ülkenin serbest ticaret ve çok taraflılık sistemlerini ortaklaşa korumanın yanı sıra, ortak kazanç gerçekleştirmesi, anlaşmazlıkları çözmesi, bölgedeki ekonomik refaha yeni katkılar yapması ve dünyanın kalkınmasına olumlu enerji vermesi gerekiyor.