Yorum: Çin ekonomisi büyük bir dayanıklılık ve potansiyelle ilerliyor

Yorum: Çin ekonomisi büyük bir dayanıklılık ve potansiyelle ilerliyor

Çin ekonomisi bu yıl hem yurt içinde hem küresel çapta karmaşık durumlarla karşı karşıya kaldı. Dünya ekonomisinde yavaşlamayla beraber küresel dalgalanmalar ve riskler belli ölçüde artarken, Çin ekonomisinde ise yapısal, kurumsal ve periyodik sorunların etkileri daha da derinleşti. Buna rağmen, Çin ekonomisi yine istikrarlı işleyişini sürdürdü.

Çin ekonomisinin dayanıklılığı, büyük piyasa avantajı ve iç talepteki potansiyelden kaynaklanıyor. Yaklaşık 1,4 milyar nüfusa sahip devasa bir piyasa ile 400 milyondan fazla orta sınıfın güçlü alım gücü başka hiçbir ülkede söz konusu değil. Özellikle kent ve kasabalardaki istikrarlı istihdam, vatandaşların hızla artan gelirleri gibi iki önemli faktör, uzun vadeli ve istikrarlı tüketim beklentisine destek verdi. Çin'de tüketimin ekonomik büyümeye yönelik katkısı, yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 60,5'e çıktı. Tüketim, Çin ekonomisinin en büyük dinamosu olma özelliğini sürdürüyor.

Çinlilerin tüketim kalitesi son dönemlerde sürekli yükseliyor. Tüketicilerin kaliteli ürünlere yönelik talepleri artarken, turizm, sağlık, eğitim ve yaşlılık gibi hizmet tüketimine yönelik talepleri de sürekli yükseliyor. Çin Ulusal İstatistik Bürosu'ndan açıklanan verilere göre, hizmet tüketimi Çinlilerin tüketiminin yüzde 50'sini oluşturuyor. Tüketimde her geçen gün daha da artan potansiyel ekonomiye daha güçlü bir destek veriyor.

Çin ekonomisinin dayanıklılığı, dışa açılma ve reform politikası uygulanmaya başlanmasından bu yana geçen 40 sene boyunca oluşturulan zengin maddi ve teknolojik gelişime dayanıyor.

Yoksul ve geride kalmış bir ülkeden, dünyanın en büyük ikinci ekonomisine doğru geçen 40 senede Çin, kalkınma anlamında dünya tarihine geçti. Şu an Çin, dünyada Birleşmiş Milletler'in (BM) tanıdığı bütün endüstriyel kategorilere sahip tek ülke olarak, bütün bir endüstriyel zincir ile tedarik zinciri sağlayabiliyor. Bunun yanı sıra, Çin'de yaklaşık 900 milyon iş gücü var ve her sene 8 milyon öğrenci üniversitelerden mezun oluyor. Bu zengin personel desteğiyle Çin'in inovasyon endeksi listesindeki sırası da 14'e çıktı. Bütün bunlar, Çin ekonomisinin mukavemet gücüne sağlam bir temel oluşturuyor.

Çin hükümetinin uyguladığı istikrarlı makro politikalar ile esnek mikro politikalar, ekonomiye dayanıklılık sağlıyor.

Hükümet, ekonomi, finans ve istihdamda istikrarı korumak için bir dizi tedbir hayata geçirdi. Bu tedbirler sayesinde sosyal sigorta ücretlerinde yıllık düşüşün 380 milyar yuanı aşması bekleniyor. Yılın ilk 11 ayında şehir ve kasabalarda yaratılan istihdam sayısı da 12 milyon 790 bini buldu. Yıllık istihdam hedefinin yüzde 116,3'üne ulaşıldı. Bunun dışında finans piyasalarında istikrar sağlanırken, ihracat ürünlerinin rekabet gücü de arttırılıyor ve yatırım yapısı da çeşitlendiriliyor. İş ortamının iyileştirilmesiyle birlikte piyasaya dinamizm kazandırılıyor. Ayrıca, bir günde yeni kayıt yaptıran işletme sayısı, yılın ilk 10 ayında ortalama olarak 20 bine ulaştı. İmalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI) genişleme bölgesine geri döndü.

Çin hükümetinin bu yıl uyguladığı mali politikalar ve önlemler ile arz yönlü reformları ilerletmek için harcadığı çabalar, uluslararası toplum tarafından da takdirle karşılandı. Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva yaptığı bir açıklamada, Çin hükümetinin önlemlerinin şu anki ekonomik büyümeye güç katmanın yanı sıra, rekabet gücünün de uzun vadeli açıdan arttırılması için yararlı olduğunu kaydederek, Çin ekonomisinin istikrarlı ve sağlıklı büyümesinin dünya için önemli olduğunu vurguladı. Yılın ilk 11 ayında küresel yatırımda gerileme yaşanırken, Çin'in fiilen kullanılan yabancı sermayenin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 arttığı bildirildi.

Gelecek yıla bakıldığında da yurt içi ve yurt dışında risklerle karşılaşılma ihtimali bulunmasına rağmen, Çin ekonomisinin istikrarlı büyüme ve uzun vadeli ilerleme eğilimi değişmeyecek gibi görünüyor. Deutsche Bankası tarafından yakın tarihte yayınlanan bir raporda, Çin ekonomisinin gelecek yıl yeni fırsatlar yakalayacağı ve ihracat, tüketim ve yatırımın hızla artacağı belirtildi. Çin ekonomisinin, yerel ve küresel bazda daha fazla kalkınma fırsatı yaratması bekleniyor.