Yorum: Batılı ülkeler ABD'deki ırkçılık karşısında niçin tepkisiz?

Yorum: Batılı ülkeler ABD'deki ırkçılık karşısında niçin tepkisiz?

Uluslararası toplumun Amerika Birleşik Devletleri'ndeki (ABD) kökleşmiş ırkçılık sorununa yönelik eleştirileri giderek şiddetlenirken, demokrasi ve insan hakları bahanesiyle diğer ülkeleri eleştirme bağımlısı bazı Batılı ülkelerin liderleri bu trajedi karşısında kör, sağır ve dilsizi oynuyor.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, kısa süre önce kendisine yöneltilen "Trump'un protestoculara karşı askeri güç kullanma tehdidini nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine 22 saniye boyunca sessiz kaldı ve nihayetinde "Hükümetimizin önceliği Kanadalılardır." diyerek soruya doğrudan yanıt vermekten kaçındı.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson ise George Floyd'un ölümünün üzerinden bir hafta geçtikten sonra ancak bir yorum yapabildi ve "İngiltere'de ırkçılığa yer yok." diye konuştu.

Avustralya Başbakanı Scott Morrison da basına verdiği demeçte, ABD'deki ırkçılık krizi hakkında doğrudan bir yorum yapmadı.

Batılı liderlerinin bu performansları, daha önce diğer ülkelere karşı durmadan ve hiç sakınmadan asılsız karalamalar ve eleştiriler yöneltmelerinden çok farklı. Bunun arkasında da bu ülkelerin ABD'nin ticaret, güvenlik ve savunma gibi alanlarda kendilerine baskı yapmasından korkmaları yatıyor. Diğer bir deyişle bu ülkeler, ABD'nin yanlışının net bir şekilde farkında olmalarına rağmen, yorum yapmaktan çekiniyor ve ABD'deki ırkçılık krizi karşısında kör, sağır ve dilsizmiş gibi davranıyor.

Söz konusu ülkelerde de nispeten ciddi bir ırkçılık sorunu yaşanıyor. Nitekim, Floyd olayı ABD'nin yanı sıra İngiltere, Kanada ve Avustralya gibi onlarca ülkede de protestolara neden oldu.

Öte yandan, başlıca Batılı ülkelerin kapitalizme dayalı gelişme süreçlerinin başlangıcında sömürgeci politikalar izlemeleri de küresel ölçekteki ırkçılığın ana nedenlerinden biri.

Toplumsal sistemler ve zenginler ile yoksulların kutuplaşması gibi karmaşık nedenlerden ötürü 2011 yılında Londra'da ve 2013 yılında İsveç'te ırkçılık içeren olaylar meydana gelmişti.

İşin en çirkin yönü ise bazı Batılı siyasetçilerin, kendi ülkelerindeki ırkçılık karşısında çaresiz kalırken, diğer ülkelerdeki ırkçılığı kışkırtmaya, gelişmekte olan ülkelere karşı asılsız karalama ve eleştiriler yöneltmeye çalışması...

Covid-19 salgını konusunda ABD'yi örnek aldıkları için kendileri de başarısız olan bu ülkelerin, şimdi de ırkçılık konusunda ABD gibi uçurumdan aşağı yuvarlanmayı seçip seçmeyeceği merak konusu.