Yorum: Amerikan siyasetçiler halklarını kobay fare olarak görüyor

Yorum: Amerikan siyasetçiler halklarını kobay fare olarak görüyor

"Salgınla mücadele politikasını belirlerken hükümette yer alan seçkin bilim insanlarının önerilerine kulak verilmesini beklerken, siyasi kayırmalara ve nepotizme taviz vermeye zorlandım."

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Biyomedikal İleri Araştırma ve Geliştirme Kurumu eski Başkanı Rick Bright kısa söre önce verdiği demeçte, ABD yönetiminin salgınla mücadelesindeki karanlık noktaları bu sözlerle dile getirdi. Daha önce yine Bright tarafından kaleme alınan ve Federal Denetim Dairesi ABD Özel Danışma Ofisi'ne (OSC) sunulan 86 sayfalık bir ihbarda, ABD yönetiminin salgınla mücadeledeki başarısızlıkları anlatıldı ve kendisinin işten çıkarılmasının yasa dışı olduğu kaydedildi.

Ülkede 1 milyon 250 bin Covid-19 vakası tespit edilmesi ve can kaybının da 75 bine ulaşması, ABD'nin "süper devlet" konumuyla bir zıtlık oluşturuyor. Salgınla mücadele kolay bir iş değil, ancak Washington'daki siyasetçilerin bu kadar kötü bir performans göstermesi sade vatandaşların tahminlerini aştı. Washington yönetimi, salgınla mücadeledeki bu büyük başarısızlıklar karşısında hatalarını düzeltmek yerine, çılgın bir şekilde komplo teorileri üreterek kendi sorumluluklarını durmadan Çin'e atmaya çalıştı. Bright'ın ihbarında Amerikan halkının başına gelen bu felaketin Washington yönetiminin iktidar yetersizliğiyle yakından ilişkili olduğu kanıtlandı.

Her şeyden önce siyasi çıkarlara olan çılgın bir düşkünlükten dolayı Washington yönetimi insanların hayatını ciddi şekilde tehdit eden salgını hiç ciddiye almadı. Üstelik kendi isteğine göre sözde özel etkiye sahip ilaçlar pazarlayarak, Amerikan halkını kobay gibi kullandı ve salgınla mücadele fırsatlarını tekrar tekrar kaçırdı.

ABD basınında yer alan haberlere göre, Washington yönetimi kasım ayının ikinci yarısında istihbarat kuruluşlarından bir pandemi yaşanabileceği yönünde uyarı aldı. Çin, 3 Ocak'ta ABD'ye salgınla ilgili bilgi vermeye başladı. Tabii ki bunlar olmasaydı, ABD herkesten önce Wuhan'daki diplomatlarını tahliye etmez ve Çin'e yönelik seyahat yasağı uygulamazdı.

Art arda gelen uyarılar karşısında, ABD'nin yönetim kadrosunda ise tuhaf ve güçlü engeller oluşturuldu ve salgına karşı düzenlemeler ilk anda yapılamadı. CNN tarafından yapılan habere göre, Bright, ocak ayında ABD yönetiminin üst düzey sağlık yetkililerine defalarca maske gibi tıbbi koruyucu malzemelerde sıkıntı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Ancak Bright'in uyarıları göz ardı edildi ve hatta ona düşmanca bir tutum sergilendi.

Washington Post tarafından kısa süre önce yayımlanan bir yazıda, "3 Ocak'ta Çin'den salgınla ilgili bildirim alınmasından 14 Mart'ta olağanüstü hâl ilan edilmesine kadar geçen 70 gün boyunca, ABD lideri salgın riskinin devamlı arttığı gerçeğini görmezden geldi. Salgının ciddiyetini 34 defa küçümsedi, hatta salgının kaybolacağını ifade etti. Ancak salgının geniş boyutta patlak vermesi ve hisse senetleri borsasında büyük düşüş görülmesiyle ABD'nin yönetim kadrosu 'yangını söndürmeye' başladı. Ama artık çok geçti." ifadesine yer verildi.

Bazı uzmanlara göre, ABD'nin üst düzey yönetim kadrosu, seçim yılında salgın alarmının büyük çapta uygulanmasının toplumsal istikrara zarar verebilecek sonuçlar getirebileceğinden ve seçime olumsuz etkiler yapacağından endişe ediyorlar. İşte bu nedenle on binlerce hayat, ABD'nin siyasi çekişmesinin kurbanı oldu.

Bunun dışında, akıl ve bilim dışı yaklaşımlar ile popülizmin baskısıyla, ABD'nin bilim çevresindeki isimler ile sağlık yetkililerinin sesleri, siyasi kakofoni tarafından bastırıldı. Bright tarafından verilen bilgilere göre, ABD'de salgının patlak vermesinden sonra, bilimsel yöntemlerle etkisi kanıtlanmayan "hydroxychloroquine" isimli bir ilacın Covid-19 tedavisinde yaygınlaştırılmasını reddettiği için Bright görevinden uzaklaştırıldı.

Bright dışında, hastalıkla mücadelede önemli isimlerin başında gelen Dr. Anthony Fauci de benzer bir baskıya uğradı. Fauci, salgınla mücadelede bilimsel yöntemlerde ısrar ettiği için ABD'nin üst düzey idaresi ve sağcı siyasetçiler tarafından bastırıldı. Temsilciler Meclisinin salgınla ilgili oturumuna katılımı engellenen Fauci, ayrıca kişisel tehditler de aldı.

Öte yandan, Bazı Amerikan politikacılar, "sahte bilim" söylentileri seviyor. Mesela, ABD lideri "virüsün yüksek sıcaklıkta kaybolabileceğini" ve "vücuda dezenfektan enjekte edilmesinin yeni tip koronavirüsü öldürebileceğini" iddia etti ve bazı vatandaşların bunu denemesine neden oldu. ABD yönetiminin salgınla mücadele çalışmalarından sorumlu Başkan Yardımcısı Mike Pence'nin kısa süre önce hastanelerde incelemede bulunurken maske takmayı reddetmesi de kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Karar verici merciler, salgını önleme konusunda örnek olmak yerine vatandaşlara defalarca yanlış bilgiler verdi.

Salgının ortaya çıktığı ilk dönemde vakaları takip etmekten, salgınla mücadelede gerekli malzemelerin tedariki ve dağıtımına kadar, ABD'nin salgını önleme ve kontrol sistemi düzensiz şekilde ilerliyor. Amerikan politikacılar ise bunları görmezden gelerek laf dalaşı yapmakla meşgul.

ABD merkezli Business Insider'de yer alan haberde, Beyaz Saray'ın salgınla mücadelede kullanılan malzemelerin genel dağıtımından sorumlu ekibinin tamamen kamu sağlığı konusunda uzmanlığı olmayan kişilerden oluştuğu ve malzemelerin dağıtımı için bir VIP listesinin hazırlandığı kaydedildi. CNN'de yayımlanan bir yazıda, Rick Bright'in son açıklamasının ABD yönetiminin salgınla mücadelesinin bilime mi yoksa siyasi eğilime mi dayandığı konusunda şüphelere yol açtığı belirtildi.

Sağlık imkânları en gelişmiş bir ülke olarak ABD, salgının neden bu kadar çok can kaybına neden olduğunu iyice düşünmeli. Sorumluluğunu başkalarına atmak veya başkalarını suçlamak Amerikan halkının canını kurtaramaz. Amerikan politikacıların özel çıkarlarını bir kenara bırakarak salgınla mücadeleye odaklanması ülkeyi kurtarabilecek tek yol.