Xinjiang'daki terör olaylarının kaynağı dini aşırıcılık

Xinjiang'daki terör olaylarının kaynağı dini aşırıcılık

Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yerel hükümeti tarafından kısa süre önce düzenlenen basın toplantısında Xinjiang'daki terör olaylarının kaynağının dini aşırıcılık olduğu belirtildi.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Halk Hükümeti Basın Ofisi Sözcüsü Elican Anayet, yaptığı açıklamada, "Açığa çıkarılan çok sayıda terör vakasına bakıldığında, bunun arkasında dini aşırıcılığı görüyoruz." dedi.

Anayet, "Geçen dönemde aşırıcı güçler, çeşitli yollardan okullara sızarak etnik azınlık gruplardan öğrencileri yasalara aykırı şekilde suça sürükledi. Örneğin, Aksu bölgesine bağlı Kuça kentindeki mesleki eğitim merkezinden mezun olan Turdem Kadir, daha önce bilimsel ve kültürel bilgileri öğrenmenin 'kâfir işi' olduğunu savunarak, çocuklarını zorla okuldan aldırmış, onları dini aşırıcılığa sürükleyerek geleceklerini mahvetmişti." ifadesini kullandı.

Kaşgar Kenti Eğitim Müdürü Enver Ablimit, kısa süre önce konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Xinjiang'daki okullarda "Çin Halk Cumhuriyeti Milli Eğitim Kanunu" doğrultusunda devlet dilinin eğitim çalışmalarında kapsamlı şekilde yaygınlaştırıldığını, aynı zamanda azınlık etnik gruplardan vatandaşlara devlet dili ve yazı dersleri verildiğini bildirdi.

Anayet de konuyla ilgili, "Devlet dilini konuşma ve yazma eğitimleri, öğrencilerin çağdaş toplumla kaynaşmasına uygun koşullar yarattığı gibi, onların öğrenim ve çalışma hayatlarını kolaylaştırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Elican Anayet, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'ndeki zorunlu eğitim kalitesinin gözle görülür şekilde yükseldiğini, özellikle ilkokul birinci ve ikinci sınıflarda çeşitli endekslerde büyük ölçüde yükseliş kaydedildiğini aktardı.

Anayet ayrıca, devletin ilkokul ve ortaokul müfredatına göre, Xinjiang'daki ilkokul ve ortaokullarda azınlık etnik grupların dillerinin öğretildiği derslerin de bulunduğunu, böylece azınlık gruplara mensup öğrencilerin kendi dilinde ders alma haklarının güvence altına alındığını dile getirdi.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi yerel hükümeti tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan bir yetkili de Xinjiang'daki yatılı okulların ailelerin yükünü hafiflettiğini ve bu uygulamanın çeşitli etnik gruplardan öğrencilerin velilerinden de destek kazandığını anlattı.

Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Halk Hükümeti Basın Ofisi Sözcüsü Elican Anayet, "Xinjiang'ın toprakları geniştir, köy ve kasabalar arasında büyük mesafe farkı vardır. Bu nedenle öğrenciler okula gidip gelirken uzun yollar kat etmek zorundalar. Daha önce velilere bu konuda büyük sorumluluk düşerdi. Bu sorunu çözmek amacıyla 1980'li yıllarda Xinjiang'da 400'e yakın yatılı ilkokul ve ortaokul inşa edildi. Son yıllarda, yatılı okulların inşası için gerekli düzenlemeler güçlendirilirken, bu okullar için ayrılan bütçe tamamen hükümet tarafından karşılanmaya başlandı. Tüm bunlar, velilerin üzerindeki ekonomik yükün hafifletilmesini sağladı." diye konuştu.

Anayet, yatılı okulların sadece Çin'de bulunmadığını, tarihte en erken yatılı okul inşa eden ülkenin İngiltere olduğunu kaydetti.

Elican Anayet konuşmasında, New York Times gazetesinde yer verilen Xinjiang'daki yatılı okulların "öğrencilerle velileri zorla ayırdığına" dair iddiaları da reddetti.

Hotan bölgesinin Bağçı kasabasına bağlı Kaspi köyündeki bir yatılı okulun müdürü Kemerdin Kahar, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

"Xinjiang'da azınlık etnik gruplardan öğrenciler, imkân olduğunca evlerine yakın okullarda okumaya, okula evlerinden gidip gelmeye teşvik ediliyorlar. Evi okula uzak olan öğrenciler ise kendi istekleri doğrultusunda ve velilerin de rızasıyla yatılı okullara başvurabiliyor."

Kemerdin Kahar, ayrıca okullarda köylü çocuklar için ücretsiz yatılı yurtların yer aldığı, öğrencilerin üç öğün yemek yiyebildiği, evlerinde kalan öğrencilerin de bu hizmetten yararlanabildiği bilgisini paylaştı.